Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
17 Şubat 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Akçay’daki santralle ilgili görev Ünyelilere düşüyor..
musakiroglu@mymet.com

Akçay’daki doğal çevrim santralinin ne olduğu, çevreye ve insan sağlığına ne gibi zararlar vereceği konusunda Ünye Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen bir konferansa katıldım.

Konuya girmeden önce, konferansın düzenlendiği ÜTSO’daki salon hakkında bir iki kelam edeyim.

Yapımındaki katkı ve desteklerinden dolayı adı TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu olarak konulan ÜTSO’daki salon harika olmuş.

Her şeyin düşünüldüğü son derece modern bir salonu hemşerilerinin hizmetine sunan ÜTSO Başkanı Sn. Hasan Şimşek ve yönetici arkadaşlarına, ayrıca Sn. Rıfat Hisarcıklıoğlu’na teşekkürlerimizi sunuyorum.

Gelelim konferansa; konferansın sunumcusu 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Sn. Bahtiyar Öztürk’tü.

Kendisine çok teşekkür ediyoruz, geldi bizi bilgilendirdi. Bazı noktalara özellikle dikkatimizi çekti.

Akçay’daki santralden ilgililer de konferansa davet edilmiş, ama gelmedikleri söylendi.

Konferans, kendi içinde bir çok sayısal ifade ve bilimsel terimi ihtiva ettiği için burada onları tek tek anlatma şansım yok.

Ancak biliyoruz ki; yıllık elektrik üretimi Avrupa ortalamasının dörtte biri, Yunanistan’ın yarısı kadar olan ülkemizde bu açığın kapatılması, gelişip modern bir ülke olmamız açısından birinci görev.

Ancak elektrik üreten kaynaklar yönünden ülkemiz maalesef fakir. Eğer denirse ki “Niye bizim rüzgarımız, güneşimiz ne güne duruyor, onlardan üretelim.. Üstelik çevre ve insan sağlığı açısından en zararsızı bu yoldan elektrik üretmek.” İyi de bütün rüzgarımızı ve güneşimizi değerlendirsek yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 10’unu ancak karşılayabiliyoruz. Keşki yüzde altmışını, yetmişini, seksenini karşılayabilseydik..

Geriye kalıyor sudan, fosil yakıttan ya da nükleer yoldan elektrik üretmek.

Suyumuzu bu iş için kullanıyoruz, hele son yıllarda hidroelektrik santrallerinden en azami şekilde elektrik üretmek için yoğun gayret içine girdik. Şu anda 125 civarında HES’imiz var. Ancak bu 125 HES sayısı 250’ye çıkartılsa yine de Türkiye’nin enerji ihtiyacının yarısını üretemiyor.

Bunun dışındaki üretim kaynakları fosil yakıtla yani doğalgaz ve kömürle elektrik üreten santraller ve nükleer  santraller..

Ülkemizde kömürle elektrik üreten termik santraller genellikle kendi kömürümüz olan linyiti yakarlar. Ayrıca yurt dışından gelen ithal kömür de kullanılır. Bu yoldan elde edilen elektrik Türkiye’nin ihtiyacının yüzde otuzunu ancak karşılayabiliyor. Kaldı ki; bu şekilde üretilen elektrik  çevre ve insan sağlığı açısından son derece mahzurlu. Hiç tercih edilmemesi gerekiyor.

Termik yoldan elektrik üretimi ayrıca doğalgaz yolu ile de yapılıyor. Bu yolla üretilen elektrik miktarı şu anda ülkemizde üretilen elektriğin yarısıdır.

Ayrıca nükleer yolla çalışan santrallerde de elektrik üretilir. Ancak Türkiye nükleer santral yoluyla elektrik üretimi yapmaya henüz başlayamamıştır.

Görülüyor ki; Türkiye’nin asıl elektrik üretim kaynağı doğalgaz çevrim santralleridir.

İşte bu doğalgaz çevrim santrallerden birisi de Akçay’da yapılıyor.

Akçay’daki bu santral ülkenin zaruri ihtiyacı olan elektrik üretecek. Ancak, başlangıçta daha azdı son zamanlarda bu santrale karşı yayılıp büyüyen bir tepki görülüyor.

Bu yüzden ÜTSO’daki konferans Ünye’de bu işe duyarlı kişi ve çevreler tarafından ilgiyle izlendi. Konferansçıya sorular soruldu. Sorulan her soru sanki santrale duyulan tepkinin ifadesi olarak ifade edildi.

Konferans sonrası eve döndüğümde Doç. Dr. Bahtiyar Öztürk’ün sunduğu bilgileri internetten araştırdım, karşılaştırdım. Gördüm ki Hoca’nın ifade ettiği bilgiler önemli ölçüde doğru bilgiler.

Şimdi bu bilgilere Akçay’daki santral yetkililerinin cevap vermesi gerekiyor. Biz Bahtiyar Hoca’nın dile getirdiği bilgileri kamuoyuna aktaracağımız gibi, buna cevap veren santral yetkililerinin bilgilerini de aktaracağız. Doğru olan böyle bir karşılaştırma içinden ortaya çıksın istiyoruz.

Konferansın sonunda Bahtiyar Hoca dedi ki; “Ünye’de şu anda santralden itibaren kademe kademe uzaklaşarak yüksek tepelere kadar havanın ölçümü yapılsın, bileşimi tespit edilsin. Daha sonra santral devreye girdiğinde yapılan ölçümlerle kıyaslamak için bu ölçüm çok önemli.”

Bunu yapmamız gerekiyor. Ticaret odamız madem duyarlılık gösterdi, bu işi ele aldı. Bu ölçümleri de yaptırırsa Ünye’ye çok büyük bir hizmet vermiş olur.

Biliyoruz ki bu santral ne kadar zararlıysa o ölçüde bizi, Ünyelileri etkileyecek. Bu nedenle duyarlılığımızı korumalı, santralin en az zarar vermesi için gereken neler varsa talep etmeli, yaptırmalıyız. 



Bu Haber 2390 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI