Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
8 Mart 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
İstanbul’dan gönlüm dolu döndüm
musakiroglu@mynet.com

 

Geçtiğimiz hafta ÜNDER’in davetlisi olarak İstanbul’a gitmiştim. Gazetemizdeki haberlerde vermiş, konuyla ilgili olarak da “Beyoğlu Sohbetleri’ndeyim” başlığı ile köşe yazısı yazmıştım.

         Daha sonra Cumartesi ve Pazartesi günleri yoğun İstanbul programım nedeniyle köşe yazılarımı yazamadım, siz okuyucularımdan bu eksikliğimden dolayı özür diliyorum.

         Çok şükür İstanbul programını bitirdik, sağ salim memlekete döndük.

         İstanbul’da katıldığım Beyoğlu Sohbetleri’nde, gerek mekan gerekse katılımcılar itibariyle hani ‘mest olmak’, derler ya aynen öyle mest oldum doğrusu.

         Mekan; Ünyeli ecdadımız tarihimizdeki büyük Hat Ustası Mustafa Rakım Efendi’nin gölgesinde, onun evinde bir mekan.. Böyle bir mekanda insan uhrevi duygu seliyle doluyor, bunu orda bizzat duydum, iliklerime kadar hissettim.

        Bir de hemşerilerim vardı, İstanbul’u mekan tutmuş.. Ama koca metropole inat Ünyeliliğini kaybetmeyen, bunun için direnip başaran hemşerilerim. Salonda her birinin gözündeki sıla özlemini, Ünye hasretini okuyordum. Onların da benim gözümden sıladan getirdiğim selamı okuduklarını hissediyordum.

        Ben oraya Yerel Basın ve Katılımcı Demokrasi Üzerine bir sunumda bulunmak için davet edilmiştim. Akşam salona gittiğimde salon dolmuş katılımcılara gecenin ikramı sunuluyordu.

         Akşamın ikramı hemşerimiz Sn. Ahmet Kocakoç tarafından yapılmıştı. Pancar çorbası tavuklu pilav ve ayran ikram etmişti Sn. Kocakoç.

        Salonda tanıdıklarım da vardı, ilk kez gördüklerim de. Karşılıklı tanıştık. Bunu takiben ÜNDER Başkanı Sn. Av. Ahmet Yılmaz’ın takdimiyle sunumuma başladım.

       Vermek istediğim bilgileri ve notları elimden geldiği kadar geçmişten hatıra ve örneklerle anlatmaya çalıştım.

       Ben, konferansın başından sonuna kadar hemşerilerimin pür dikkat ilgiyle dinlemesinden ziyadesiyle memnunum. İnşallah onlar da benim sunumumdan memnun kalmışlardır.

       Sunum sonrası soru-cevap bölümünde hemşerilerim hem soru soruyor, hem de Ünye ile ilgili temennilerini, dileklerini dile getiriyorlardı. O kadar içten, o kadar samimi o kadar gerçekçi dileklerdi ki bunlar.. Hani derler ya “en güzel sevmek uzaktan sevmektir.” İstanbul’daki Ünyeli hemşerilerimiz de öyle..

         Ben de cevap verirken elimden geldiğince onların Ünye’ye bağlılık ve Ünyelilik duygularına tercüman olmaya çalışarak cevap verdim.

         Gördüm ki ÜNDER; gurbet eldeki hemşeri dernekçiliğinin, hemşerileriyle birkaç selam, birkaç kelam üzerine kurulu dernekçiliğin sınırlarını aşmış.. Birçok alandaki aktivitesinin yanında bir akademi hizmeti de veriyor. Yani Beyoğlu Sohbetleri tam bir akademik aktivite.. Gerek sunumcuları.. Gerek sunumlardaki konuları.. Gerek katılımcıları.. Gerekse sunum sırasında oluşan atmosfer aynen bunu gösteriyor.

        Derneğin ilk kurucusu ve Onursal Başkanı Sn. İdris Naim Şahin, sonraki başkanlar Sn. Mustafa Hamarat, Sn. Ayhan Doğan, bugünkü başkanı Sn. Ahmet Yılmaz ve kurulduğu günden bugüne dernek yönetiminde görev yapmış tüm yöneticiler eminim eserleriyle gururun en güzelini hissediyorlardır.

        Ben kendilerine Ünyeliler adına şükranlarımı sunuyorum.

        İstanbul’la eşimle birlikte gitmiştik, onunla katıldığım bazı ziyaretlerin dışında İstanbul’daki dostlarımdan Sn. İbrahim Kalyoncu ve Sn. Recep Korkmaz’la da bazı ziyaretlerde bulunduk. Bu iki dostumla İstanbul seyahatim çok daha zenginleşti.

        Recep Bey’in, bizi Sultanahmet Köftecisi’ndeki meşhur köfte ikramının ardından hemen bitişiğindeki Türk Edebiyat Vakfı’na götürmesi benim için büyük sürpriz oldu. Ben yılların edebiyatçısıyım ama Edebiyat Vakfı’na 56 yaşımda ilk kez girdim.. Bu eksikliği sağ olsun Recep Bey giderdi.

         Hele İbrahim Bey’in tanıştırdığı Süleymaniye Cami Külliyesi’nde görevli Ünyeli hemşerimiz Sn. İsmail Pazarbaşı’nın külliye içinde bizi gezdirdiği bölümler.. Orada görülen çok kıymetli işler.. Çok kıymetli tarihi yazılar.. El yazması tarihi kitaplar, eserler benim için eşi benzeri bulunmayan görüntülerdi.

 Ayrıca külliyenin tarihi atmosferinin büyüsü insanı alıp götürüyor, ben de bıraktım kendimi bu büyüye. İsmail Bey’den söz aldım, nasip olursa tekrar gidecek, saatlerce külliye içinde kalacağım.

         Gerek Recep Bey’e, gerek İbrahim Bey’e gerekse İsmail Bey’e İstanbul’da bana ayrıca yaşattıkları bu zenginlikler için çok teşekkür ediyorum.

         Gün doldu, vakit geldi döndüm Ünye’me geldim.

         Ama gönlüm dolu, dopdolu döndüm.. 

 



Bu Haber 2743 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : teşekkür Tarih : 11 Mart 2011 / Pazar Üye Adı :H.İbrahim KALYONCU
Sn.Musa Abim seni uzun zaman sonrada olsa aramızda görmekten çok mutlu oldum. Ayrıca Köşe yazında adımın geçmesinden dolayı çok müteessir oldum. Başarılılarınızın devamını diliyorum. H.İbrahim KALYONCU İtfaiye Eğitmeni
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI