Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
10 Mart 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Söz sırası Akçay Santrali’nde..
musakıroglu@mynet.com

Akçay’da kuruluş inşaatı devam eden doğalgaz çevrim santrali ile ilgili bilim çevrelerinden yapılan aleyhte açıklamalar ve halk arasında her geçen büyüyen tepkiler artarak sürüyor.

 Bu tepkiyi daha önce de gerek gazetemizin haberlerinde gerekse ben köşe yazılarımda dile getirmiştik.

 Özellikle bilim çevrelerinden yapılan açıklamalarda santralin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiliyor.

 Bu açıklamalar daha çok santralden doğaya salınacak asit yüklü dumanlarla, denizden soğutma suyu olarak alınacak suyun daha sonra denize bırakılması sonucu oluşacak doğal zararlara işaret ediyor.

 Bu güne kadar Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün, Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat Ercan, Samsun TTB Başkanı Uzman Dr. Cem Şahan, Samsun Çevre Birlikteliği Sözcüsü Elektrik Mühendisleri Odası yöneticisi Metin Telatar, 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahtiyar Öztürk bilim çevresinden gelip Ünye’de santralin zararlarına dikkat çeken sunumlarda bulundular.

 Hemen hepsi aynı şeyleri farklı üslup ve cümlelerle anlattılar.

 Ben bunlardan birinin, 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bahtiyar Öztürk’ün ÜTSO konferans salonunda verdiği konferansa katıldım.

 Sn. Öztürk’le gazetemiz daha sonra bir de röportaj yaptı ve santralin zararları ile ilgili dile getirdiği bütün bilgileri kamuoyu ile paylaştı.

 Gerek Sn. Öztürk gerekse diğer bilim insanları santralin insan ve çevre sağılığı üzerindeki olumsuz etkilerini en ince detaylarına kadar izah ettiler.

 Doç. Dr. Öztürk, santralin bacasından çıkacak gazları ve zararlarını şöyle ifade etti: En başta azot oksitler gelmektedir. Ardından karbon monoksit (CO) ve yanmamış gazlar gelir, ayrıca kükürtdioksit çıkar.

 Azot oksit yağmur, kar ve nem ile yeryüzüne çökelir. Yeryüzünde nemli ne varsa oralarda çözünür ve orayı tahriş eder. Bu yağmur ve nem dokunduğu yeri tahriş eder. Havada güneş ışığının da etkisiyle ozon oluşumuna neden olur. Ozon oldukça kararsız bir kimyasal maddedir ve bitkilere, eşyalara, insanlara zarar verir. İnsanlar havada azot oksit ve ozonun fazla olduğunu gözlerinin ve boğazlarının yanması ve kaşınması ile hissederler. En önemlisi azot oksit havada nitrik asite dönüşür ve asit yağışı olarak yeryüzüne iner. Bu en zararlısıdır. Özellikle bitkilere zarar verir. Toprakta bulunan ve bitkilerin yararlanacağı mineralleri çözerek toprağın derinlerine doğru inmesine neden olur. Bitki bu minerallerden yararlanamaz, dolayısıyla bitki cılızlaşır, uç kurusu, zamanından önce randımansız olgunlaşma meydana gelir. Bazı bitkiler havadaki zararlı gazlara daha hassastır. Bu hassas bitkilerde kurumalar meydana gelir.”

 Bacadan çıkan gazlardan doğan zararları böyle anlatmış Sn. Bahtiyar Öztürk. Bir de işin denizle ilgili bölümü var. Bakın o konuda ne diyor: “Terme Doğal Gaz Çevrim santrali saatte yaklaşık 56 bin m3 deniz suyunu soğutma suyu olarak kullanacaktır. Bu suyun Karadeniz’in sahilden 100 m açığından çekilip kullanıldıktan sonra 400 m açığına geri verileceği belirtilmiştir. Suyun denizden çekildikten sonra soğutma kulesine verilmeden önce içindeki geçici sertliğin ve mikroorganizmaların içine ilave edilecek kimyasal maddelerle giderilmesi gerekmektedir. Bu kimyasal maddeler daha sonra denize verilir. Denizden hızla su çekilmesi su alım ağzı çevresinde canlıların yaşamasına izin vermez. Gerek su alım ağzı çevresinde ve gerekse soğutma suyunun denize verildiği yerde balık ve diğer canlıların yaşaması ve yumurtlayıp çoğalması mümkün olmaz. Soğutma suyunun etki alanı deniz dibi su akıntısına göre değişir. Soğutma suyu hangi sıcaklıkta denize geri verilecek bu konu hakkında bilgimiz yok. Şirket dinlendirilip sonra denize verilecek diyor, ama bu suyun sıcaklığını düşürmek için yeterli olacak mı bilemiyoruz.”

 Sn. Öztürk, Ünyeliler için çok daha ilginç olanı söyledi. Terme Akçay’da kurulan santralin asıl zararı Ünye bölgesine vereceğine dikkat çekti. Ünyelileri duyarlı olmaya çağırdı.

 Benim, gerek dinlediklerimden, gerekse okuduklarımdan santralin zararları ile ilgili olarak öğrendiklerim bunar.

 Günümüzde doğru bilginin ölçüsü, doğrulanmasından çok yanlışlanabilir olup olmamasıyla ölçülüyor.

 Şimdi Akçay’daki doğalgaz evrim santrali yetkililerine buradan sesleniyorum; Santralin zararlarına ilişkin bu bilgileri yanlış bilgi sayıp yanlışlayabilecek misiniz?

 Eğer susar, herhangi bir açıklama yapmaz, bu bilgilerin yanlışlığını ifade eden karşı bilgileri vermezseniz, bu bilgiler bizler için doğrudur.

 Santralden en çok zararı biz Ünyeliler göreceğiz. Bunun adı bir saat, bir gün, bir ay, bir yıl değil yıllarca zarar görmektir.

 Şimdi Ünyeliler sizden açıklama bekliyor, söz söyleme sırası sizde..



Bu Haber 1755 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI