Japonlarla ilgim üç yıl önce “Ertuğrul Faciası” adlı bir araştırma ile başlamıştı. Bu faciada 580 Türk denizcisi boğularak şehit olmuşlardı.. Bunların içinde on tane de Ünyeli vardı. Bu konuyu ve Ünyelileri üçyıl süre ile araştırdım, buldum ve yazdım bir tane de sağ olarak geri dönmüştü. Şehit olan Ünyelilerin isimleri Oşima adası Kuşimato köyündeki
anıtta yazılıdır. Burada bir de müze vardır. Bana bir de ödül getiren “Sayanora Mayumi “ (Elveda Mayumi) adlı bu çalışma esnasında iyi kalpli Japon milletini tamına imkanı buldum.
“Ertuğrul Fırkateyni Faciası” neydi?
110 yıl önce ülkemizden çok uzaklarda çoğumuzun bilmediği bir facia olmuş, Japonya’ya yaptığı bir dostluk gezisinden dönen “Ertuğrul Fırkateyni” adlı savaş gemimiz Japonya’da kayalıklara çarparak parçalanmıştı.
Sultan Aptülhamit, Japon İmparatorunun yeğeninin kendisini ziyaretine karşılık 1890 yılında Japonya’ya bir savaş gemisi ile iade-i ziyaret yapılmasını istemişti. Bu görev için hem kömür hem de yelken donanımı olan ERTUĞRUL FIRKATEYNİ seçilmişti. Ertuğrul Firkateyni, üç aylık Japonya ziyaretini tamamlayıp 16 Eylül 1890da Yokohama Limanından ayrılmıştı. Uyarıya rağmen yola çıkan gemi Oşima adası Kuşimoto köyü, Kaşinozaki Feneri açıklarında müthiş bir fırtınaya yakalanmış ve kayalara çarparak batmıştı. Bu olay Türk denizcilik tarihine “Ertuğrul Faciası” olarak geçti.
587 denizcimiz bu kazada boğularak can verdi 69 kişi sağ olarak kurtuldu. Kuşimato köylüleri 69 Türkü kurtardılar. Kurtulanlardan biri Ünyeli idi.. Dokuz Ünyeli de boğularak şehit oldu. Kuşimato köyünün sakinleri bir fedakarlık ve insanlık örneği daha göstererekk buz gibi sularda 580 kişiden ancak 360 kişinin cesedi veya ceset parçalarını toplayabildiler ve bunlar fenere yakın bugünkü anıtın yapıldığı yere gömdüler. Geriye kalanların cesetleri bulunmadı.
Fırtınalı bir gecede sabaha karşı küçük bir balıkçı köyü olan Kuşimato^daki evlerin kapıları korkunç bir gürültüyle çalındı.. Parçalanan gemiden kurtulan yaralı insanlar kayalıkları tırmanarak ışık gördükleri taraf doğru yürümüşlerdi, elleri ayakları ve yüzleri ve elbiseleri paramparça ve kan içindeydi. Kapıyı açan köylüler karşılarında uzun boylu siyah bıyıklı siyah gözlü insanları, kanlar içinde görünce önce çok şaşırdılar, sonra bunların bir deniz kazasından kurtulanlar olduklarını anladılar. Dillerini ve kim olduklarını bilmedikleri bu insanları evlerine alıp yaralarını temizlediler giyecek ve yiyecek verdiler ve onlara günlerce baktılar.
İşte yüzyıl sonra bu insanların kendileri bir deprem sonucunda bugün yardıma muhtaç hale geldiler. Depremden sonra meydana gelen tusunami şehirleri yuttu büyük can kayıpları oldu. Şimdi yardım sırası bize geldi.
Ağlama Machiko
Acınızı yürekten hissediyor, başına gelen bu faciayı tüm dünya gibi biz de acı ile izliyoruz.
Geçmiş olsun sevgili Japon halkı; acılarınızı en içten dileklerle paylaşıyor ve geride kalanlar için, sağlık dualarımızı gönderiyoruz.
O büyük felakete rağmen, Japonlar da en ufak bir telaş ve panik yapmadılar, vakur, kendinden emindiler, herkes ne yapacağını biliyor, kimse kimsenin sırasını kapmıyor, kimse kimseyle kavga çıkarmıyor. Felaketin üstesinden gelebilmek için gösterdikleri çaba saygı duyulacak türden.
Bütün dünya onları hayranlıkla izliyor
Japon halkı tarihinin en büyük deprem felaketi sonrası örnek bir duruş ve metanet sergiliyor. Depremin kuzeydoğu kıyılarını vurmasından iki gün sonra, milyonlarca kişi makarna ve pirinç yiyerek ayakta kalmaya çalışıyor. Su ve elektrik sıkıntısı had safhada. İletişimde sorunlar yaşanıyor. Hastaneler tıklım tıklım. Koridorlarda bile yaralılar yatıyor. Buna rağmen Japon halkı ne marketlerde ne de barınaklarda hiçbir olay çıkarmıyor, düzenini bozmuyor. Barınaklarda kalan 300 bin insan birbirlerine sarılarak ağlıyor. Bu kötü günlerin geçmesi için birbirlerine destek oluyorlar,kavga da yok yağma da..
Bunlar bir zamanlar bizim özelliklerimizdi Türk Milletinin dünyanın hayran olduğu özelikleriydi. Ne oldu da, biz millet olarak bu asil davranışımızı kaybettik?
Ağlama Machiko.
Kuşimato Köyünde yüz yıl önce denizcilerimize gösterdiğiniz insanlığı unutmadık.
Başınız Sağ olsun.