Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
29 Mart 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Özde şehirli, sözde şehirli...
musakiroglu@mynet.com

Dünkü yazımda 40 sene önce Ünye şehir merkezinde yarı köy, yarı şehirli bir hayat olduğundan bahsetmiştim.

Yazımın bir yerinde, Hükümet ve Belediye caddelerinden ineklerin, eşeklerin, atların otlatılmak üzere sabahları bugünkü Fevzi Çakmak, Gürecülü,, İpekyolu, Bayramca… mahallelerindeki bahçelere götürüldüğünü yazmıştım.

Fevzi Çakmak Mahallesi’nden Nurol Yılmaz adlı birisi mesaj atmış, bakın ne diyor:

“Bizim mahallemizi nasıl olur da öyle hayvanların otlatıldığı bir mahalle olarak gösterirsin. Mahallemiz Ünye’nin en büyük mahallesi olarak sürekli büyüyüp gelişen modern bir mahalle.”

Nurol Yılmaz’ın yaşı kaç bilmiyorum. Ama genç birisi olduğu belli… Mahallesinin tarihini çok bilmiyor anlaşılan.

Ben bugünkü Fevzi Çakmak Mahallesi’ni 1963 yılında tanıdım ilk kez. İlkokul ikinci sınıftayken Kaledere İlkokulu’na sığmayınca bizi üç-dört sınıf oradaki Erkek Sanat Enstitüsü’nün alt katındaki sınıflara yerleştirmişlerdi.

Bugünün Fevzi Çakmak Mahallesi o yıllarda bir tarafıyla Köprübaşı, bir tarafıyla Balık Değirmeni-Kireç Fırını, bir tarafıyla da Kırkevler, Kefeli Cami Mevkisi idi. Bu alanların dışındaki bütün Fevzi Çakmak ise fındık bahçeleri ile kaplıydı.

İşte bu fındık bahçelerine götürülürdü hayvanlar otlatılmak üzere. Aynı şekilde Gürecülü, Dervişoğlu ve Bayramca Düzü’ne de…

Benim büyüdüğüm Saraçlı Mahallesi ise mahalle olmaktan çok  tam bir köy konumundaydı. Her taraf bahçeydi, her tarafta hayvanlar otlardı.

Nurol Yılmaz, eminim daha 20-25 yıl öncesine kadar bırak Fevzi Çakmak’ı bugünkü Fatih Sultan Mehmet Caddesi civarındaki evlerin hemen hepsinin ahırının olduğunu da bilmez.

Kaledere İlkokulu civarındaki evlerin de öyle… Oralarda da ahır olduğundan haberi yoktur.

Hamidiye, Çamurlu, Ortayılmazlar, Burunucu’ndaki  evlerin bir çoğununun da ahırının olduğundan da habersizdir.

O gün öyleydi, şehirde ahır olması mümkündü. Köylü yaşantısı ile şehirli yaşantısı iç içe olabiliyordu.

Sonraki yıllarda durumlar değişti. Son 20-30 yıl içinde Ünye hızla büyüdü, kalabalıklaştı. Evler çoğaldı, sıklaştı. Ahırlar artık şehire sığmaz oldu. Hatta rahatsızlık kaynağı oldu. İnek, eşek, at, tavuk, ördek, köpek… Şehirden uzak tutulmaya başlandı.

Dün öyleydik, bugün böyle… Yarın daha bir başka olacağız. Bu bir süreç…

Şehir hayatı, bu süreç içinde köylülükten kentliliğe doğru evrim geçirerek sürüp gidiyor.

Bu süreçte düşünce ve ruh yapısı itibariyle bazıları daha kentlidir. Bazıları ise kentli olma yolunda yoluna devam ediyordur.

Bir de şunu özellikle vurgulamak istiyorum: Düşünce ve ruh yapısı olarak daha kentli olmak; en başta daha modern, daha aydın düşünceli olmayı gerektirir.

Daha modern ve aydın düşünceli olmak ise; olaylara duygu zemininde değil de,     bilgi-bilinç temelinden bakmayı gerektirir.

Şehirli gibi yaşayan, kentli gibi düşünen bir insan hiçbir zaman bu yönüyle gururlanmaz, bunu başkalarına hava basmak için kullanmaz. Eğer gururlanır, hava basmak için kullanırsa o şehirli falan değildir. Olsa, olsa şehirli kırıntısıdır.

Şehirli olmakla, şehirli görünmek sakın birbirine karıştırılmasın. Birisi özdedir, birisi ise sözde…



Bu Haber 2019 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI