Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
8 Nisan 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Pazaryeri esnaflarının yaptığı iş değil...
musakiroglu@mynet.com

Ünye’de 1989 yılında pazaryeri ve köylü pazarı olarak açılan alan, maalesef bir türlü gerçek kimliğine uygun çalıştırılamadı.

Aslında burası sabit beton tezgahları, bölüm bölüm düzenlenmiş sergi alt yapıları ile her şeyi düşünülerek kurulmuş mükemmel bir pazar yeriydi.

Başlangıçta manav tezgahları olsun, köyden gelip sergi açanlar olsun, Çarşamba günleri kurulan pazara mahsus sergi açan esnaf olsun yerini biliyor, iş, bir düzen içinde sürüyordu.

1990’lı yılların başında Rusya’dan bavul turizmi kapsamında gelenlerin, getirdiklerini satmaları için ‘Rus Pazarı’ adıyla açılan pazar sonrası pazaryerindeki düzen bozuldu. Bir süre sonra da burada her şey birbirine karıştı.

Vatandaşların köyden getirdiklerini satmak için kurduğu serginin hemen yanı başında, etek, pijama, iç çamaşırlarının satıldığı sergiler açıldı. Pancar-pırasa bağları pijama-kilot arasında kaldı. 

Böylece düzenin tamamen bozulduğu, sapın samanın birbirine karıştığı pazaryerinden daha sonra köylü pazarı çıkarıldı, bir başka yere götürüldü.

Yalnız burada köylüye haksızlık yapıldı. Çünkü burası ağırlıklı olarak köylü pazarı olarak yapıldığı halde, kaldırılıp bugünkü sıkıntılı yere gönderildiler.

Köylü pazarının çıkarılmasıyla birlikte pazaryeri manav ve sergici esnafına bırakıldı. Sergici esnafı bir süre pazaryerinin üstünü kapattırdı, kapalıçarşı misali bir ‘karikatür’ ortaya çıktı.

Rahmetli dedem derdi ki; “Bizim millet oturup dinlendiği yeri gün gelir sahiplenir. Nasıl mı? Önce biri iki soluklanır. Sonra gölge olsun diye, oturduğu yerin üstünü     dal-yaprak kapatır. Ardından soğuk oldu üşümeyeyim diye etrafını çul-çaput çevirir. Bir süre bekler, bakar… Kimsenin bir şey dediği yoksa orayı kendi malı gibi görür, ekip dikmeye başlar. Günün birinde yerin asıl sahibi gelip, malına sahip çıkmak isterse kafa tutar, kovar.”

Evet kafa tutar, rest çeker, malın asıl sahibini kovar falan… Bunun örneklerine sık sık televizyon haberlerinde rastlıyoruz.

Şu anki Büyükcami’nin yerindeki Eski Cami yıkılmadan önce, etrafındaki kaldırım boydan boya küçük derme çatma baraka dükkanlarla çevriliydi.

1980’li yıllarda belediye başkanlığı yapan Sn. İsmail Cerrahoğlu her türlü kafa tutmaya, tehdide aldırış etmedi, buradaki dükkanları yıktı attı. Aynı şekilde Orta Çarşı’daki baraka dükkanları da öyle… Şehrin birçok yerine sığışmış büfe denen barakaları da… Kaldırdı. Şehri kasaba görünümünden arındırdı.

Sn. Cerrahoğlu’nun bu temizlik harekatını hiç unutmam ve sürekli takdirle anarım.

Ünye artık kent olma sürecinde bir hayli ilerledi. İlerlemesine ilerledi de şehrin birçok yerindeki kasaba görüntüsü kent olma yolundaki bu şehre hiç yakışmıyor.

En başta Pazaryeri…

Her tarafı derme-çatma kurulmuş sergilerle tıkış tıkış olmuş, sıkışmış bu alanın, mutlak surette bir ıslaha ihtiyacı var.

Bu vaziyetin hiçbir estetiği yok… Hiçbir temizliği yok… Toz, toprak, çöp, kasa, fare, haşere yuvası olmuş sergi altları… Bunları kimse kabul etmez.

Burada satış yapan da rahatsız… Alış-veriş yapmaya gelen müşteri de…

Belediye bu ara, pazaryerinin kenarındaki cadde ve kaldırımları yeniden döşüyor, çeki düzen veriyor. Bu kapsamda pazaryerine de kıyısından köşesinden el attı.

Ama bir tepki var ki sormayın gitsin…

Belediye diyor ki; “Kesinlikle böyle olmaz, burada sergi tezgahından başka bir şey yapılamaz. Yazıhaneydi, bilmem neydi sabit yapılan her şey yıkılacak.”

Sergiciler de diyor ki; “Biz onun içinde namaz kılıyoruz, vs…  Yıkmayız, yıktırmayız.”

Geldi mi rahmetli dedemin sözünün yeri; “Bizim millet oturup soluklandığı yeri gün gelir kendi yeri yapar…”

Buradaki sergici esnafı böyle yer kapma düşüncesinden çok, belediye ile işbirliği yapıp daha estetik… Tertemiz… Pırıl pırıl sergi nasıl kurulabilir bunu görüşse… Kasabaya uygun değil de modern bir kente uygun sergicilik nasıl yapılır bunu araştırsa ya…

Sergici esnafımızdan asıl bunu bekliyoruz.



Bu Haber 1699 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : pazar turizmi Tarih : 8 Nisan 2011 / Pazar Üye Adı :atalay dinç
Özellikle ege kıyı kasabalarında ve hatta batı akdeniz kasabalarında yerli ve yabancı turistlerin özellikle takip ettikleri en önemli aktivitenin kurulan köylü pazarları olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bu konu özellikle edremit körfezinde bulunan ayvalık-akçay altınoluk, edremit, güre -burhaniyenin köylü pazarları haftanın ayrı günlerindedir. didim pazarına giderseniz yerli turisten çok yabancı turist görürsünüz. bodrum pazarını anlatmaya gerek yok en meşhur köylü pazarıdır. yunanistandan o gün için gelenler vardır. Birgün televizyonda Ordu ilimizin pazarını gösteriyordu, ropörtaj yapan bayan yeşillikleri ve ot çeşitlerini gördüğünde küçük dilini yutmuş ve biz egenin otlarının çok olduğunu biliyorduk, oysa karadenizde de ege kadar ot çeşidi varmış dedi. 30 yıldır karadenizin ot çeşitliliğini anlatmaktan yoruldum, kime sorsanız ege diyor. çünki egeliler bu özelliklerini tatile gelenlerin beyinlerine kazımışlar. Biz ise köylü pazarı yerinin tespiti ve düzeni ile ilgili tartışmalarla uğraşıyoruz. Bunun için en iyi kararı belediyemiz ve yılın 12 ayı ünyede yaşayanlarımız vereceklerdir. Benim söylemek istediğim ise gelen misafirlere Türkiyemizin en iyi köylü pazarlarından biri olduğuna inandığım Ünyemizin bu yönünün de gösterilebilmesidir. Emeği geçecek olan herkese sonsuz saygılarımla. atalay
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI