4 Mayıs 2011 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Vefa Ve Ticaret Odası
yasar.karaduman@gmail.com

Vefa yalnızca İstanbul’da bir semtin adı ve çocuklarımıza koyduğuz bir isim değildir.

Vefa asil bir duygudur, insan olmanın temel taşlarından biridir. Vefasız insan boş bir çuvala benzer ancak biri tutarsa ayakta durur.

Vefalı insan, bir iyiliği, bir yardımı, bir selamı, bir tatlı sözü unutmayanlara, hatırlayanlara denir. Vefasız ise, kerameti kendinden bilip bir öncesini yok sayanlara verilen addır. Vefa bir ruh yüceliği ve ruh olgunluğudur. Vefasızlık ise bir rahatsızlıktır,

Aşağıda anlatılanların yorumunu size bırakıyorum.

Ünye Ticaret Odasının şimdiki

Binası bir gece de var olmamıştır.

Binbir sıkıntı ve emeğin sonucu ortaya çıkmıştır. Borsa binasında sıkışmış kalmış Ticaret Odasına bir bina kazandırmak için  önceki yönetim, zor şartlarda bu binanın ortaya çıkmasını sağlamışlar ve nöbeti yeni arkadaşlarına devretmişlerdir. Koltuklar kalıcıdır, oraya oturan insanlar  gelir giderler.

Nöbeti devrelan bugünkü Ticaret Odası yönetimi geçmişi silerek binayı  meydana getirip kendilerine bırakan insanları yok saymıştır.

En büyük emeğin sahibi eski başkan İsmail Hakkı Kara’ya ise binanın açılışında söz hakkı bile verilmemiştir.

Son olarak, konferans salonunun açılışına eski başkan ve yönetim kurulu davet edilmemiş, basit bir telefon mesajıyla haber verilmiştir.

Vefasızlık üstüne vefasızlık yapılmış, insanlar rencide edilmiştir.. Derhal bu insanlardan özür dilenmeli, onlara hizmetlerinden dolayı teşekkür edilmeli, birer plaketle onurlandırılmalıdırlar. Onlar olmasaydı siz konferans salonunu ve bu binayı rüyanızda bile göremezdiniz.  Başkan İsmail Hakkı Kara özellikle konferans salonu katı için binbir mücadele vermiş orayı salon için özel olarak direksiz yaptırmıştır..

Şimdiki yönetim bunları yok saymış her şeyi sahiplenmiş ve  bu insanlar asilliklerinden seslerini çıkarmamışlardır.

Körler ve sağırlar misali önüne gelene plaket veren yönetim bu insanlara gönüllerini almak için bir tükenmez kalem bile vermemiştir. Umarım “Ne ekersen onu biçersin” atasözünün söylediği gibi,  ektiklerini biçmezler.. Yorumu size bırakıyorum.

Cumaya Ticaret Odasına devam edeceğiz.

 

Fuarlardan Ne kadar Turist bekleniyor?

Son aylarda Ünye belediyesi ve bazı özel firmalar, (genelde her zamanki adamlar) üst üste üç fuara katıldılar. Ben bu fuar işlerinde iş yapılıyor telaşının göz boyamadan ibaret olduğunu bildiğim için her fuardan önceden yazdım.

Gidilmeyecek mi?

Gidilecek tabi..

Ama büyük konuşulmayacak.. Mütevazi bir şekilde gide gele öğrenecek bir gün noksanlarımızı tamamlamış ve ne turizmi yapacağımıza karar vermiş olarak gideceğiz.

Öyle, Atatürk Parkına yüz metre mesafede kurbağalar öterken Belediye Başkanının Turizm demesi bana hiçbir şey anlatmıyor.

Şimdi şu soruma cevap versinler lütfen

Ünye’ye bu fuarlardan bu sezon ne kadar turist gelecek, hangi otelimize ne kadar rezervasyon yapıldı, fuarlarda insanlara ne anlattınız? Çökelekli pide, biber tuzu ve su böreğinden başka neyimiz var? Her gün insanlar Ünye’de börek mi yiyecekler? Sarıyer’deki börekçide bizden iyisi var. İnsanlar Sarıyer de denize karşı oturup böreğini yiyor, bizde nereye oturacak.

Siz önce şu kurbağalara çare bulun. Şehit Aydın Sezginin adını verdiğiniz sokağındaki su birikintisinde öterek şehidin ruhunu rencide ediyorlar.

 

Asarkaya Tabelası

İrfan İnce  belediyede sevdiğim  değerli arkadaşlardan biridir.. Diğerlerini de severim. Bunca eleştirilerime bir tanesi de sitem etmedi, gösterdikleri olgunlukları için teşekkür ediyorum. Biri hariç, o da daha genç, ağabeyleri ona da eleştiriye alınmamayı öğreteceklerdir. Bu arkadaşlarımdan özellikle rica ediyorum, bana, kırılmak yerine açıklama gönderirlerse severek yayınlarım. Uğraşımız sonuçta Ünye içindir, ama yol farklıdır. Biz yazarız, işimiz bu. Kimsenin, neden yazıyorsun deme hakkı ne yazı ki yok.

Lafı uzattık, İrfan İnce’den nerelere geldik. İşletmeler Müdürü Asarkaya’dan sorumlu bu adı gibi ruhu da ince olan genç ve yakışıklı kardeşimizin geçen yıl Asarkayayı nasıl düzene soktuğunu gördük. Geçende beni gördü, “yolu asfaltlıyoruz, tabelayı da yaptık galiba tam olmadı sen bir bak” dedi

Evet İrfan’cığım olmamış, tabela görülmüyor. Biraz ilerdeki Toki tabelası gibi olacak, yeşil zemin üzerine beyaz olarak ASARKAYA yazısı ve ok işareti yeterli, tabelacı arkadaş anlamazsa bana gelsin. Ne de olsa serse Almanya’da grafik tahsil etmişliğimiz var.                                                                                                                       

Cuma’ya:

“Kim demiş aşk yok diye”

“Hiç gelmeyeceksin sandım”

“Naylon Yıllar”

Çarşamba: Ticaret Odası Başkanı Odayı kullanıp otelinin reklamını yaparak haksız rekabet sağlıyor.

 



Bu Haber 679 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI