Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
13 Mayıs 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Babaların peşinden atılan çığlık...
musakiroglu@mynet.com

Dedem 1963’te öldü. 7-8 yaşlarında çocuktum. Evde ağlayandan geçilmiyordu. Babamı gözledim çocuk aklımla; o da bir köşeye çekilmiş, sessizce ağlıyor, iç çekiyordu.

Ben de ağlamak istedim çok sevdiğim dedeme. Ama niye ağlanması gerektiğini anlayamamış olacağım ki bir türlü ağlayamadım.

Dedemin cenazesi camiye götürülmek üzere evden dışarı çıkartıldığı sırada bir çığlık atıldı. “Babamı götürmeyin” diye bağırıyordu birisi.

Sonra baktım küçük halam çığlık atıyordu. İşte o çığlık beni ağlattı ve dedemin peşinden nihayet ağlayabildim.

Cenaze sonrası babam demişti ki; “Ablamın babama düşkün olduğunu hiç bilmezdim. O çığlıkla fark ettim bunu.”

Sonra büyüdüm, kız çocuklarının babalarına daha düşkün olduğunu öğrendim çevremden. Halamın çığlığına ancak o zaman bir anlam verebildim.

10 yıl kadar var sanırım. Genç yaşta ölen bir akrabamın cenazesine gitmiştim. Cenaze evden çıktığı sırada öyle bir çığlık atıldı ki… Çocuk sesli birisi “Baba beni bırakıp gitme” diye öyle bir feryat etti ki… Aman yarabbi, o neydi öyle… Ağlattı beni de.

Çığlığı atanın genç yaşta kaybettiğimiz akrabam İrfan’ın kızı olduğunu söylediler. O çocuk çığlığı, yanık sesli çocuk feryadı da kulaklarımda yer etmiştir benim.

2.5 sene önce babamı kaybettim. Sürekli ağlıyordum, gözlerim sürekli sulu, durmadan ince ince yaş akıyordu.

O sırada kulaklarımdaki çığlıkları hatırladım birden. Kulaklarım çın, çın etmeye başladı. Dedem öldüğünde halamın attığı çığlığı, akrabam küçük kızın çığlığı belirdi kulaklarımda… Ama ben atamadım öyle bir çığlık babam için. Halbuki, babamı kaybetmek çok ağır gelmişti bana. Ama çığlık çıkmıyordu. Sadece içim sızlıyor, içten içten ağlıyordum...

Dün ilkokuldan sınıf-sıra arkadaşım, gazetemizin Spor Müdürü Ayhan Cındık’ın cenazesine gittim. Evinin önünde toplanmış, cenazenin dışarı çıkmasını bekliyorduk.

Tabutun evden çıkarıldığı sırada öyle bir feryat yükseldi ki evin balkonunda; “Babamı bırakın, götürmeyin” diye öyle bir çığlık atıldı ki… Ayhan’ın biricik kızı babasının peşinden atmıştı… O çığlıklar da ağlattı beni.

Cenazeyi aldık, camiye gelirken düşündüm. Dedim ki kendi kendime; “Cenaze peşinden çığlığı kız çocukları atıyor demek. Anlaşılan ben bu yüzden babam öldüğünde çığlık atamadım.”

Benim oğlum yok, iki kızım var. Onlar da, ben öldüğümde tabutumun ardından çığlık atarlar mı bilemem.

Ama doğrusu atmalarını istemem. Çünkü ben her çığlıkta için için ağladım. Olur ya tabutumun içinde o çığlıklar bana da malum olursa, o zaman ölü halimle çok ağlarım.



Bu Haber 1867 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI