Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
14 Ocak 2013 Pazar
MİSAFİR KALEM
Eray Öztürk/ Ünyede deprem olacak mı ?
Hepimizin korktuğu, adını duyduğunda dahi tüylerimizi ürperten bir Türkiye gerçeği DEPREM. Yemek, içmek kadar gerçek. Onunla yaşamayı öğrenmeliyiz. Ancak şunun bilinmesinde fayda görüyorum. 7.5 büyüklüğünde de olsa 8.0 büyüklüğünde de olsa bizi öldüren deprem değil, depremde yıkılan binalar, köprüler, viyadükler.

Tabiî ki yazı serisinin devamında büyüklük ve şiddet arasındaki farkları da açıklayacağım. Dünyanın herhangi bir noktasında 10.5 büyüklüğünde bir deprem olursa, ki bu teknik olarak mümkün , o anda yerçekimi ivmesini yani g’yi deniz seviyesinde 10 m/s2 alırsak yaklaşık olarak 3g lik bir zemin ivmelenmesinin oluşacağını, hemen her şeyin harap olacağını, toprak yüzeyinde dalgalanmalar oluşacağını ve tüm cisimlerin havaya fırlayacağını söylemeliyim . O an yapılacak tek şey var… Dua etmek.

Ancak içinizi rahatlatmak gerekirse dünyada kaydedilen en büyük deprem 22 Mayıs 1960 yılında Şili’de 9.5 büyüklüğünde olmuştur. Türkiye’de ölçülen en büyük deprem ise 26 Aralık 1939 tarihinde Erzincan’da 7,9 büyüklüğünde meydana gelmiştir.  Yaklaşık olarak sadece 100 yıldır depremlerin büyüklüklerini aletsel ölçebiliyoruz.

Ne kadar içiniz rahatladı bilemem, ama girişi yapabilmek için bunları söylemek zorundaydım.

Sizinle deprem gerçeğinin biraz daha içine girelim ve davranışlarını, parametrelerini, nedenlerini hep birlikte sorgulayalım. DEPREM NEDİR ? NASIL GERÇEKLEŞİR ? NEDEN GERÇEKLEŞİR ?  Bu temel sorulara cevap vermeden Ünye’de deprem olacak mı, olursa kaç büyüklüğünde olacak, depremde benim binam yıkılacak mı, yapı denetim ne işe yarar gibi merak ettiğiniz sorulara yanıt bulamayız.

Depremin meydana gelmesi dünyanın yapısı ile ilgilidir. Dünyamız yaklaşık olarak 6,400 km yarıçapında küresel bir şekle sahip olup ortalama yoğunluğu 5500 kg/m3 civarında bulunmaktadır. Dünyamız dıştan içe doğru kabuk, manto tabakası, dış çekirdek ve iç çekirdekten ibarettir. Her bir katmanın kendine uygun fiziksel ve kimyasal davranışları vardır.

Depremin oluşumu bize anlatan iki büyük, önemli teori vardır. Bunlardan ilki Levha Tektoniği Teorisidir.

Bu teoriye göre, dünyada zamandan 300 milyon yıl geriye gidiyoruz. Dünya’da yaşamın başladığı dönemlerde bütün kıtaların bir ada gibi birbirlerine birleşik olduğu yıllara. Bu adanın adı PANGEA’ dır. Pangea sonradan ikiye bölünmüş , bu bölünmeden sonra güneyde kalana Gondvana, kuzeyde kalana ise Lavrasya adı verilmiştir. Pangea’nın şu anki anına kadar geçirdiği evreler şöyle sıralanabilir.

Permiyen  ( 225 milyon yıl önce ), Trias ( 200 milyon yıl önce ), Jura (135 milyon yıl önce ) Kretase  (65 milyon yıl önce ) ve bugünkü hali.

Zamanla Pangea'dan kopan parçaların bazıları birbirinden uzaklaşmıştır.

Bunlar; Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrasya (Asya ve Avrupa), Afrika,  Antartika (O zamanlar "Okyanusya Kıtası" bu kıtanın bir parçasıydı).  Kopan parçalardan bazıları da birbiriyle birleşmiştir; Hindistan - Avrasya, Kuzey Amerika-Güney Amerika, Avrasya-Afrika.

Yani aslında Dünya'nın yüzeyi kesintisiz gibi görünüyorsa da, gerçekte dev boyuttaki bir yap-boz gibi birbirine geçen parçalardan oluşmaktadır. Levha adı verilen bu parçalar, çok yavaş olarak sürekli biçimde birbirlerine göre hareket ederler. Bu levha parçaları sınırlarda birbirlerine göre kaymakta veye biri diğerinin üzerine çıkabilmektedir. . Bu binyıllardır böyle geldi ve binyıllar daha devam edecektir. Siz ve sizden sonraki nesiller deprem konuşmaya devam edecek anlayacağınız.

Haftaya görüşmek üzere. Yerim doldu sanırım. Depremsiz günler diliyorum efendim.

 

Şirin Ünye Ve Ünye Kent Gazetesi İstanbul Temsilcisi

İstanbul Teknik Üniversitesi Deprem Mühendisliği Master öğrencisi



Bu Haber 2815 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI