Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Mayıs 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Diyanet'te belirlenmiş kural ve standart yok mu?
musakiroglu@mynet.com

Bu ülkede din/diyanet ile ilgili söz etmek, sorgulayıcı sorular sormak risktir, riskli iştir.

Doğrudur ya da yanlıştır din/diyanet hakkında bir laf edersin… Lafa ve lafta geçen konuya bakılmaz. Asıl, senin böyle laf etme hakkın var mı, yok mu ona bakılır. Denir ki; “Bu işler seni aşar. Bırak bu konuda bilenler konuşsun.”

Aslında bu sözler masum bir uyarıdan öte, üstü kapalı tehdittir. Bu yüzden, ekserimiz susar; “Aman…” der, oradan uzaklaşırız.

Örneğin; ben namaz sonrası imamın ettiği/ettirdiği duanın Türkçe olmasını isteyenlerdenim.

Ama gel gör ki; bunu öyle çok ifade edemedim, isteyemedim. Yanlış bir istekte bulunmaktan, yanlış anlaşılmaktan endişe ettim. Din dışı laf etme korkusu ve kuşkusuyla bu isteğimi ve daha birçok düşüncemi ayan beyan dile getiremedim.

Cesaret ettim, bir seferinde ilçe müftülerimizden birisine açtım Türkçe dua isteğimi. Gayet makul karşıladı. İsteğimin doğru ve yerinde olduğunu, imamlara duayı Türkçe yapmaları için haber salacağını söyledi.

“Demek oluyormuş, söylenebiliyormuş” rahatlığı içinde namaz sonralarında duaların Türkçe edilip edilmediğini izlemeye başladım.

Sanırım Müftü Bey, haber salmış. Bazı camilerin imamları Türkçe dua etmeye başladılar. Ancak bu çok sürmedi. Bir iki cami hariç kısa zamanda yine Arapça duaya dönüldü.

Türkçe duada durum böyle…

Bir de yeni yapılan cami estetik ve mimarilerine, ayrıca minare ebatlarına, minare renk ve desenlerine değinmek istiyorum…

Soruyorum, yeni yapılan kaç cami ecdadımızın yaptığı camiler gibi asırlara hitap eder, tarihe mal olur? Benim cevabım: Ne yazık ki çok çok azı… Bu yapılar; bırak cami mimarisini eskinin mescidi bile olamazlar.

Minarelere gelince; cami avuç içi kadar ama minaresi göğe uzanmış. Anormal bir oransızlık göze çarpıyor.

Bir de biliriz ki; minarelerin rengi beyazdır. Dolayısıyla nerden bakılsa görülüyorlar. Beyaz renkten uzaklaşan minareler ise tabiatın renkleri arasında kayboluyor, zor seçilir hal alıyorlar.

Ancak, son yıllarda minareler rengarenk boyanmaya başladı. Hatta öyle minareler var ki bilmem hangi takımın forması enginde.

Merak ediyorum; acaba Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütün bu konularda belirlenmiş kural ve standartları var mı?

Sanırım yok. Çünkü yaklaşık iki sene önce merkezi ezan, ezan sesi ve cami tuvaletlerindeki pisuarlarla ilgili bilgi almak için bizzat Diyanet İşleri Başkanlığı’na sorduğum soruya yeterli açıklıkta ve net cevap alamamıştım.

Ta o zaman; “Bizim Diyanet, günü birlik idare ile yetiniyor. Kalıcı ve standartları belli çözümler yerine günlük çözümlerle idare ediyor” diye düşünmüştüm.

Doğru, hayata uyan, akıl ve mantık ürünü kural ve standartlar hayatı kolaylaştırır, sevimli kılar. O halde standart ve kural şart.

Diyanet için de bu böyle…



Bu Haber 1997 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : YORUM Tarih : 30 Mayıs 2011 / Pazar Üye Adı :YORUM
Musa bey; iyi bir detaya değinmişsiniz, ancak bu fikirlerinizi bu tip inşaatlar başlamadan önce yapabilseydiniz daha iyi olurdu.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI