Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
3 Haziran 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Fındık; olmazsa olmaz bir ürün mü?
musakiroglu@mynet.com

Hep söyler, aynı zamanda da sık sık duyarız ya; “Fındık bölgenin tek geçim kaynağı” diye. Bu söz bir zamanlar önemli bir gerçeği ifade ediyordu ama artık öyle değil…

 

Son yıllarda ben şöyle düşünmeye ve söylemeye başladım: “Gördüğüm kadarıyla fındık artık bölgemiz insanı için “olmazsa olmaz” bir ürün olmaktan çıktı.”

 

Bunu niçin böyle söylediğime gelince; zaten fındık bahçesi yetersiz olan ailelerin bahçeleri, çocuklar arasında bölüşülünce hepten yetersiz, geçindirmez hale geldi.

Vatandaş geçimini başka dünyalarda aramaya başladı, köyler boşaldı. Kala kala dedeler, babaanneler, anneanneler kaldı köylerde.

 

Dolayısıyla 40 yıl önce ekmeğini gurbette kazanmak üzere başlayan “köyden göç” olayı tuttu. Yeni yetişenler ya gitti okudu, hayatını öyle kurtardı. Ya yurt dışına gitti ya da başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerde çalışmaya başladı, bir kısmı kendi işini kurdu.

 

Onlar için köy; artık yazdan yaza geldikleri, biraz hava değişikliği yaptıkları, biraz da bağ-bahçedekileri derip topladıkları “yazlık” oldu. Bugün köylerde yeni yeni yapılan çok sayıda konut var. Hatta bir kısmı da villa… Bunlar 11 ay kapalı, yazın 1 ay açık. Bu binaların diyebilirim hiç birisi fındık parasıyla değil, gurbette kazanılan paralarla yapıldı.

 

Önceki gün “Üreticinin hali kara kiraz” başlığı ile yazdığım yazıda; bu sene fındığın olmadığına ve sıkıntılı bir yıl geçirileceğine dikkat çekmiştim.

 

Hatta bunu siyasilere sorduğumu; siyasilerin de; vatandaşın “Fındık yok” diye kendilerine pek yakınmadıklarını, asıl köylerde artık iş istendiğini söylediklerini yazmıştım.

 

Fındık olmadığı halde pek aldırış etmeyip, yani fındığı kaale almayıp asıl çalışmak için iş istemekte ne demek oluyor ki? Cevap: Fındık bizim için olmazsa olmaz değil, olmasa da olur. Önemli olan bir işe yerleştirilelim, köyü bırakıp gidelim.

 

Görüldüğü gibi köyle kalan bir avuç köylü de köyünü terk etmeye üç günden razı…

 

Önceki gün yazdığım “Üreticinin sonu kara kiraz” başlıklı yazımla ilgili gazetemizin köşe yazarlarından Sn. İsmail Yıldız önemli bir açıklamada bulunmuş. Açıklamasını; konuya örnek teşkil ettiği için siz okurlarla paylaşmayı uygun buldum.

 

Şöyle demiş Sn. Yıldız: “Musa Abi; fındığın köylüler için bir geçim kaynağı mı yoksa ‘olursa iyi olur’ cinsinden bir gelir kaynağı mı olduğu sorusu önemlidir.

Bölünen araziler yüzünden fındık üretimi köylülerin önemli bir bölümü için bir anlam ifade etmiyor. Köylerde 3 tonun üzerinde fındık yapan ailelerin sayısı bir elin parmakları kadardır.

Bizim evimizde bundan 20 sene önce sadece fındık geçim kaynağımızdı. Şimdi ailemizde 3 memur, 1 emekli, 1 sigortalı çalışan var. 2 ton civarındaki fındık olursa oh ne ala, olmazsa seneye olur inşallah gözü ile bakıyoruz.

Benim çocukluğumda köyümüzde emekli yoktu. Geçenlerde köyde babamla oturup bir değerlendirme yaptık. Maaş girmeyen ev yok gibi. Vatandaş ya emekli olmuş ya oğlu okumuş memur olmuş, ya yurt dışında, ya da yurt içinde bir yerlere çalışmaya gitmiş, emekli olmuş ya da çalışmaya devam ediyor.  Yani fındık olsa da olmasa da hayatı çok değişmiyor.

Tarım arazilerinin küçülmesi ve de küçülmeye devam etmesi yazdığınız gibi üreticinin siyasetçiden iş talebini haklı hale getiriyor. Siyasetçilerin fındık üzerinden yaptıkları açıklamalar da bu nedenle eskisi gibi çok dikkat çekmiyor.

 

Sn. Yıldız’ın bu açıklaması üzerine derim ki; özellikle köylerimizde bir zamanlar geçim kaynağı sadece fındık olan ailelerden gelenler baksın bir düşünsünler, kendi durumları da böyle değil mi?

 

 

 



Bu Haber 1766 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI