Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
3 Haziran 2011 Pazar
MİSAFİR KALEM
Ahmet Elkin/Adam Olmak

Adam olmak bizde çok kati kurallara bağlıdır. Örneğin eğer bir siyasi partiye gönül verdi iseniz ve partin çizgisinden saptıysanız ve siz o partiyi değil de başka bir partinin düşüncelerini benimsemeye başladıysanız Adam değilsiniz. O yüzden bazıları hala Anavatan Partilidir.:)

Tabi bu partizanlık parti yöneticilerinin ve milletvekillerinin kişiliğine de bağlı; karizmatik bir lider dengesiz konuşsa da, otelde basılsa da normaldir. Aslında normal değildir de Adamlığa sığmadığı için yapacak bir şey yoktur. Desteklenmek zorundadır. Yine partilerin başlıca hedefi iktidara, ya da hiç olmazsa koalisyon hükümeti kurmak olduğunu biliyoruz. Buna rağmen bırakın iktidarı, ana muhalefet partisi bile olamayacak partiler neden desteklenir ki,  gönül verenlerini bu sayı ile mi tespit ediyorlar acaba ya da kapatılacak bir partinin alternatifi olarak mı faaliyet gösteriyor? Onlarca soru işareti kafada takılı kalıyor. Erol Okutucu ağabeyimin tabir ile ben başbakan olsa idim, belli bir oy sayının altında kalan partilerin ülkedeki tüm örgütlerini ve varlığını silerdim. Sadece parti değil sayısı az olan ve pasif konumda kalan dernek ve vakıfları da lav ederdim.  Bu düşünceme karşı gelen, hatta yüzde barajını daha da düşürerek diğer partilerinde meclise girmesini düşünen dostlarımızın amacı hakikaten iktidarda ya da muhalefette çoklu yönetim mi olması yoksa şu andaki iktidarı yıkmak için başka çare olmadığını düşündükleri için mi bunu savunuyorlar? Bence bırak yüzde 10 u 20 yi, en az yüzde 51 olması gereklidir.

Düşünce ayrılığı yüzünden yıllar önce bir birini kıran partiler iktidar ortağı olunca da, şimdi devleti başıboş bırakmak olmaz, Adamlığa sığmaz hükümeti kurmak zorundayız demişlerdi. Şimdi bakıyorum eski koyu partizanlık kalktı, iktidara en yakın üç partide takılıp kalınıyor. Pardon iki demem gerekiyor. Malum 3 ayda bir kaset çıkarıyor bizim siyasiler; tv yapımcıları isyandalar bu aralar, milyon dolarlık yatırım yapıp film yapıyor izleyicisi 500 bin de, bu haftaki gösterimdeki siyasi video 1,5 milyonu geçti.

Devletin istikrarı söz konusu olunca; bunca koalisyon hükümet üyelerinin aralarındaki koltuk ve rant kavgaları sonucu anında kriz çıkıvermesi o zamanı yaşayan halk, savunduğu her türlü siyasi düşünceyi kenara bırakma Adamlığı göstermiş, yeter ki iktidarda tek kişi olsun, ortak yalı it bile yemez, bir koltukta iki karpuz olmaz düşüncesinin anlam ve önemini bir kez daha anlamışlardır.

Adamlık göstermek bazen hakikaten gerçekçi oluyor, bazen de göstermelik, sembolik olarak yapılıyor. Arkadaş arkadaşa bir yere giderken ya da bir faaliyet yapacakken ona eşlik. etmezse Adam değildir. Alanının uzmanı olan ve akademik kariyeri ile ülkemizin parmakla gösterilecek milletvekilleri arka koltukta oturtulurken, ilgili bakanlığa alakasız birinin getirtilmesi de Adamlığın raconlarından belki de…

Adam olamadık bir türlü şu memlekette…

Askerliği yapsın adam olsun gelsin dediler. Bu görevi yapmayana kız vermediler. Haklılık payı da var hani, kızı versen çocuk askere gidip şehit olsa kızcağız ortada kalacak, bunu düşündüler belki de. Adamlık kurallarını koyanlar zamanında iyi düşünmüşler. Okul bitsin, işe girsin, evi olsun,arabası olsun kuralları da uzayıp gidiyor. Evlilik sağlam temellerle atılmalı doğru, ama bu kurallar bahane bence. Öğrencilik hayatında evlenen çocukları olan ve gül gibide geçinen insanlar biliyorum.

Zamanla raconlar bozuldukça ve kurallar çiğnendikçe Adam olmak kolaylaşıyor.

İşe girersin, işe ihtiyacı olan bir arkadaşını ya da akrabanı elinde olmasına rağmen işe yerleştirmezsen Adam değilsin. Paran var iken borç veremezsen Adam değilsin, sınıf arkadaşın kopya vermezse ya da derste tuttuğu notları vermezse Adam değilsin. Kız arkadaşını terk etmek Adamlığa sığmaz, ancak ve ancak kız terk etmelidir. Delikanlı acık renkli bir gömlek giyse, giyecek adam gibi bir şey bulamadın mı deriz. Moda da böyledir biliyormusuz,2011 modasında giyilecekler, birilerini ikonu olmuş halidir. Yani

Modanın kural ve sınırlarını koyanlarla Adamlığın kural ve çizgilerini koyanlar bir, ah bir bulsam onları…

Festivaller yaklaşıyor, en güzel festivali yapan ve bol sanatçı getiren başkan Adam gibi adam oluyor, seçimde mağlup olanlara, kazanamasa da Adam gibi adaylığını koydu denilir. Arkadaşınızdan ödünç eşya, araba, sigara isteyip alamayınca arkadaşınız Adamlıktan çıkar.

Öğretmen eğer acık sert ise Adam, değilse bu hoca cacık derler. Doktor sizinle ilgileniyorsa Adam gibi Doktor, Avukat mahkemenizi kazandıramazsa Adam gibi dolaşamazsanız, Mühendis bir şeyler icat edememiştir hala, malum diş macunumuzdan çivimize kadar ithal, bunun üzerine adamlık laflarımızdan bir laf da mühendise gelir doğal olarak. Profesör oldu ama adam olamadı lafı yiyen de kesin adamlık dışı bir şey yapmıştır, boşa söylenmez bu laflar.

Dedim ya Adam olmak zor memleketimizde, herkes bir adamlık kuralı koyarsa da bu oyun uzar gider.

Hem gündemi ele almak hem de memleketimizin acayip hal ve hareketlerini anlatmak için bu yazımın başını adam olmak koydum. Onlarca adamlık kuralları vardı aklımda, ama özete ve en çok halkın ağzında olan adamlık mevzularına örnek verecektim. Fakat öyle bir şey oldu ki bende şaşırdım kaldım. Hafta sonu Ünye Çevre Eğitim ve Kültür Derneğinin düzenlemiş olduğu Amasya Hamamözü’nde Aile Eğitim Seminerlerine Katıldım. Birçok seminer konularından biri de Kur’an’ı anlamaktı, Semineri veren Değerli hocam İlahiyatçı Murat ÇULFAZ Bey, Seminerinin sonunda aynen şu kelimeleri kullandı. Allah bizi muhatap aldığı için Kur’an’ı gönderdi. Yani bizleri Adam yerine koyduğu için bu kitaplar, peygamberler, güneş, ay var. Hepsi bizim hizmetimize sunulmuş, sırf muhatap alınmak istendiğimiz için, sırf sevildiğimiz için yani Adam yerine koyulduğumuz için….

O an yazdığım bütün adamlık kuralları, sınırları, raconları silinip atıldı.

Başka söze  ne gerek var…

 



Bu Haber 2301 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI