4 Şubat 2009 Pazar 10:11
YAŞAR KARADUMAN
Hazinedar Ailesinin Tarihteki Yolculuğu
Çocukluğumdan beri, adım atmadığım yer kalmamış bu şehirde burnumuzun dibinde duran bir tarihi bilmediğim, çocukken bahçesinden erik armut, elma ne varsa çaldığım, karne tatillerinden önce küçücük ellerimize tutturulan, annemin içine iki köfte, iki haşlanmış yumurta, iki dilim ekmek koyduğu azık çıkınımla pikniğe geldiğimiz Paşabahçe'yi, orada bir zamanlar var olmuş Hazinedarzade Süleyman Paşa sarayını ve hikayesini bilemediğim için bir Ünyeli olarak çok utandım.

Ve Ünye'nin tarih yolculuğu içindeki bu sayfasını bulabildiğim kadarı ile yazmaya karar verdim

İki üç dosyada biter diye düşündüğüm Saray ve Hazinedaoğulları, Pazartesi günü yayınlanan "Süleyman Paşa kimdi?" bölümü ile beşinci dosya oldu.  İşin içine girince Paşabahçe'nin ve saray hikayesinin sanıldığından daha büyük olduğunu gördüm. Daha Süleyman Paşa'nın kendisine ancak gelebildik.

Geride çocukları, torunları ve aileden çıkan biri kadın biri erkek iki şair var; Fitnat Hanım ve  Şair Mazhar Bey .

Hazinedarların tarihteki yolculuğu 1200 yılında Ortaasya'dan yola çıkan Oğuz Türklerinden Kınık boyunun  Tavat oymağının Gürcistan'a gelip orada yerleşmesi ile başlar.Tarih sahnesine çıkışları ise ailenin büyük atası Behram Bey'in Caniklioğulları'na hem damat  hem hazinedar olduğu1700 yılarının ortalarına rastlar..  Tarihçiler Tavatlar'ın Gürcistan' da  soy olarak saygı gördüklerini yazar

Caniklioğulları'ndan Trabzon valisi Ali paşa Gürcistan'da bir görev sırasında Tavat oymağı ve bu oymaktan Behram Bey'le tanışır, onu geri dönerken Orduya getirir ve kendisinden sonra vali olacak olan kardeşi Süleyman Paşa'ya hazinedar olarak verir.

Behram Bey  Süleyman Paşa'ya hem hazinedar olur hem de damat.

Caniklioğulları'nda son generasyonda hiç erkek çocuk doğmamıştır. Bu nedenle soylu erkekleri kendilerine damat yaparlar.

Behram Bey'in, Caniklioğlu Süleyman Paşa'nın kızından yedi çocuğu olur.

Bunlardan Süleyman adındaki çocuk ileride  Hazinedarzade Süleyman Paşa olarak Trabzon'a vali olacaktır.

Dikkat ettiyseniz ailede "Süleyman" ismi çoktur, karıştırmamak için lütfen dikkatli okuyunuz ben yazarken çok karıştırdım. İlerideki bölümlerde daha da karışık bir hal alacaktır.

İşte Ünye, Fatsa, Çarşamba, Bolaman, Ordu ve Aybastı'daki Hazinedarzade'lerin soyu ve bugüne kadar gelen aile isimleri başlamış olur.

Hazinedarzade Süleyman Paşa daha Trabzon'a  vali olmadan Ünye'deki sarayın yapımına başlar, yıl 1808 dir. Saray 1815 te biter. Süleymanpaşa sarayda fazla oturamaz 1817 yılında vefat eder.

Saray tahminen 1851-52 yıllarında yanar. O yıllarda savaşlarla, cephelerde yenilgilerle ve parasızlıkla boğuşan sultanın sarayı yaktırdığı söylenir.

Saray rüzgarlı bir gecede mutfağında çıkan bir yangında bir gecede kül olur, yangın çevredeki konaklara da sıçrar ve tam bir felaket yaşanır, yirmiye yakın hasta ve yaşlı insanın dumandan boğulduğu söylenir.

Süleyman Paşa 1818 yılında Trabzon valiliğinden Alaiye (Alanya) sancak beyliğine atanıp görev yerine gitmek üzere Trabzon'dan yelkenli ile yola çıktığında ağır derecede nefes darlığı ve sıtma hastasıdır, Ünye'de karaya çıkmak zorunda kalırlar, Ünye'den Çarşamba'daki konağına götürülür ve orada vefat eder. Yerine en büyük oğlu Osman Paşa vali atanır.

İşte en büyük oğul Osman Paşa, Ünye'deki Hazinedar ailesinin çıkış noktasıdır.

Paşa'nın vefatı üzerine görevli bir devlet memuru İstanbul'a Paşa'nın öldüğüne dair bir rapor yazar. Rapor, gelecek Pazartesi günü altıncı bölümde yayınlanacaktır

Fakat Sultan Süleyman Paşa'nının öldüğüne inanmaz, ikna edilmesi için Osmanlıda bu durumlarda uygulanan bir yönteme başvurulduğunu söyler bazı tarihçiler. Buna dair bir belge  ve resmi kayıt bulamadığımız için bunun ne olduğunu yazamıyacağım.

En iyisi siz Pazartesi günleri bir "Ünye Kent" alın .

Araştırmayı her hafta Pazartesi günleri "Ünye Kent"  gazetesinde, geçmiş ve gelecek bölümleri ile tümünü www.ünyekent.com.  "Araştırmalar" bölümünden okuyabilirsiniz.

yasar.karaduman@gmail.com



Bu Haber 1519 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Hazinedarlar Tarih : 15 Aralık 2010 / Pazar Üye Adı :Mehmet Hazinedar
Hocam, Bizde Hazinedar'lar olarak Samsun'da ikamet etmekteyiz. Doğma büyüme Samsunluyum. 1951 doğumluyum. Babam Samsun'un merkez köylerinden Aksu köyü (Alanos) Alanlı'da doğmuş..Dedem Mehmet Hazinedar, Trabzon'dan Aksu köyüne gelerek Alanlı'da Ağa olan İsmail Keskiner'den kızkardeşini istemiş ve Babaannemle(Seher) evlenmiş..Babaannemi istediğinde Paşaoğluyum demiş..1915 yılında seferberlik olduğunda Dedem Trabzon'da (Muallim) öğretmenlik yaparken askere çağrılmış. Herhalde Subay olarak gitmiştir..Babaannem ve 6 yaşındaki Babam Trabzon'dan Gülcemal gemisiyle baba ocağı Aksu köyü Alanlı mahallesine gelmiş...Dedem bir daha geri dönmemiş ve şehit olmuş...Babaannem bir daha evlenmemiş ve Babam tek evladı...Dedemin nüfus kayıtlarında babasının adı Ali Rıza olarak geçiyor...Samsun'da babaannem soyadı kanunu ya da babamı nüfusa kaydettirirken Eşimin adı Mehmet Soyadı Hazinedar (Haznedar) diye kaydettirmiş.. Bize anlatılan hikaye şöyle: En büyük atamız Padişahın (kim olduğunu bilmiyoruz) Hazinedarlığını yaparken, Padişah ile arasında bir mesele çıkmış ve Padişah boynunu vurdurmuş...Güçlü bir sülale olan Hazinedarlar bir araya gelip baş kaldırırlar diye de 9 oğlunu, Osmanlı topraklarına dağıtmış...Rumeli'ye (İstanbuldaki Haznedar semti), Ordu'ya, Aybastı'ya,Ünye'ye, Maraş'a, Sivas'a vev belki de Mısır'a dağıtmış..Bizler hangi koldan geliyoruz, tesbit edemedik. Ancak Samsun'da birkaç tane Hazinedar var.. Süleyman isminde, Abdullah isminde, ve yine Samsun Vakıflar Bölge Müdürlüğünde Hazinedarzade Süleyman Paşa'nın vakfiyesi var..Hazinedarların yaptırdığı çifte minareli Abdullah Paşa Camii var.. Çarşamba'da Rıdvan ya da Rızvan Paşa Camiinde kabirleri var...Samsun Kurşunlu Camiinde kabirleri var..Eski şehir mezarlığında kabirleri var...Daha birçok eserleri Vakıflar Müdürlüğü Vakfiyesinde var.. Siz Hazinedarlarla ilgili bir çalışma başlatmışınız..Herhalde sadece Ünye bölümünü araştırıyorsunuz..Samsun Bölümünden de araştırmalarınıza yardımcı olacak bazı belgeler bulabilirsiniz..Sizi tebrik ediyorum..Çalışmalarınızda başarılar diliyorum...Ben Samsun'da Olay Gazetesi Genel Yayın yönetmenliğini yapıyorum..Siz de araştırmacı gazetecisiniz anlaşılan..Sitedeki Muhammet Sıddık Öz bizleri yakınen tanır..Herhalde cümlemi çok uzattım.. Mail ya da telefonla görüşmek üzere..Selamlar..Hoşçakalın..
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI