8 Haziran 2011 Pazar
YAŞAR KARADUMAN
Ünye Ne Tarafa Düşer Usta?
yasar.karaduman@gmail.com

Değerli okuyucular, bugün sizlere Ticaret Odası’nı yazacaktık. Bazı bilgileri tamamlayabilmek için gelecek haftaya bıraktık. Gelecek hafta Ticaret Odası Başkanı’nın her sokak başındaki oteline ait reklam tabelaları için belediyeye neden para ödemediğine, belediyenin bu vatandaştan iki yılı aşkın bir zamandır neden para almadığına, bunun kimin ihmali ve göz yumması sonucu olduğuna bakacağız. Ünye’nin bilinmeyen tarihi hakkında bir konferans verecek olan, Ünye ile ilgili en çok araştırma yapmış, hikaye yazmış, bir çok bilinmeyeni ortaya çıkarmış, yalan ve yanlış  bir çok şeyi düzeltmiş, Ünye  kültür arşivine bir çok  bilgi kazandırmış bir yazarından, çalışmalarından dolayı teşekkür etmesi gerekirken  750 TL salon kirası isteyen bu uyanık başkan bakalım belediyeye ne kadar tabela borcu takmış? Bakalım borcuna da bu kadar uyanık mı?

Belediyeye gelince, esnafın bir patates sandığına kaldırım işgali diye ceza keserken bu uyanığın sokakları işgal eden tabelalarına ne ceza kesti?

Bir de bu kişi beni, İstanbul’a varana kadar herkese şikayet ederek derdine çare aramış. Yakışıyor mu hiç? Çare yapılan çirkin hareketi düzeltmek ve özür dileme erdemliliğini göstermektir..

 

Yaza Girerken Ünye Perişan

Yaza girerken Ünye maalesef dökülüyor. Ünye yine perişan. Havaların ısınması  ile birlikte çekirdek canavarları varoşlardan indiler ve var güçleri ile Cumhuriyet Meydanı ve Yalıkahvesi’nde bankların önünü pisletmekle meşguller. Güvercin pisliğinde ise yeni bir gelişme yok, aynen meydanın içine ediyorlar.

Yalıkahvesi’nde  ise perişanlığın ilk perdesi sahneye konmuş durumda.. Burada ki kumsala bu yıl yeni oyun balonlarına izin verilerek,  kumsalı insanlara kapattılar..Geçen yıl izin verilenlerin dışında buraya başka izin verilmemeliydi.

Sayın Dr. Osman Bey, kumsallar size bağlı Milli Emlak’ındır, denetim be bakımı da belediyeye aittir, geçen hafta da yazdım.  Biz kumsalda panayır ve plastik seyretmek istemiyoruz, kumsal ve deniz seyretmek istiyoruz. Denizle ilişkimizi kestiniz. Burası kiraya verirken biz Yalıkahvelilere neden sorulmadı biz neden adam yerine konulmadık, bütün yaz bu curcunayı çekmek zorunda mıyız ?

Siz vilayete eşdeğer bir yerde görev yapıyorsunuz.  Gittiğinizde iyi yadedilmek istiyorsanız lütfen bu şehri koruyup kollayın, sizi güzel işlerinizle hatırlayıp analım.  Maalesef burası çok çirkin hale geldi. Bizi bu çirkinlikle yaşamak zorunda bırakmaya kimsenin hakkı olmamalı. 

 

Fener’den Aynikola’ya

Fener’deki yürüyüş yolunun devamı Çamlığın içinden geçirilerek Aynikola’ya bağlanıyor. Kim akıl etti ise teşekkür ederim.  Ben bunu yedi sekiz kadar önce yazmıştım. Yani, Fener’den gelen ve çamlığın başlangıcında biten beton yol Çamlığın içinden geçirilerek Aynikola yürüyüş yoluna bağlanıyor. Muhtemelen yine beton yapacaklar oysa küçük kare taş döşenerek çamlığın içinden geçirilmesi şık olurdu. Bazı ağaçlar yola engel olmuş, bunları tepki alırız diye kesmemişler. Geçişi zorlayan ağaçları korkmayın kesin ben destekliyorum, yolu   beton yaparsanız büyük hata ederseniz.. Biraz önerilere kulak asın..

 

Eşek Yolu

Cumhuriyet Meydanı’nın şube tarafında daire içinde çimenlik bir bölge var. İnsanlar bu dairenin etrafını dolanıp geçmek yerine çimeni çiğneyip orta yerden geçerek kestirme yol yapmışlardı.

Eskiden mühendislerinin bulunmadığı devirlerde köylerde yol yapılırken eşekler kullanılırmış. Eşek içgüdüsel olarak en kestirme yolu bulurmuş, bunlara mühendis eşekler denirmiş. Bunu geçende yine yazdım bazıları, “bize eşek mi diyorsun” diye horozlandılar. İşte bu eşek yoluna taş döşediler yani çimenin ortasına taş döşeyerek yol haline getirdiler.

“Kim buraya taş döşeyin dedi?” diye sordum. Adam: “Park ve Bahçeler Müdürü”  dedi.

Park ve bahçeler müdürüne kocaman bir aferin. Geçende “Ben okulumu ikincilikle bitirdim” demişti.  Belli..  Zaten bu kadar kelek işler yapmak ancak okul ikinciliği ile mümkündür. Ancak bu müdürlük belediye başkan yardımcısı Kemal Çöp’e bağlıymış. Acaba Kemal Bey yapılan işi gördü mü?

Sanmıyorum.

Çünkü Kemal Bey İstanbul’da yaşamış park ve bahçe görmüş ,taştan, parktan, çimenden anlayan biridir. Böyle kelek işlere izin vereceğini sanmam. Burayı dizayn eden mimar diplomasını bakkaldan mı almış, o taş döşemeyi akıl edememiş mi?

Lütfen bu estetikten yoksun kaba ve çirkin işi söktürün çimen yapın. Bu şehirle bu kadar acemice oynanmaz, böyle garip ekleme ve uydurma şeylerle mimarın dizaynını bozmak çok etik ve şık değil.  İnsanların çimenin ortasından geçmesini önleyecek bir sürü çare var, ben bir uzmandan sorup öğrendim,  bunu siz bulun istiyorum ve yazmıyorum.

 

Bu satıcılara bu yıl izin verilmesin

Bu sene Yalıkahvesi’ne geçen yıllarda olduğu gibi sıra ile dizilen, mısırcı, çekirdekçi, kuru yemişçi, şekerci, incikçi, boncukçu, takıcı, kitapcı, çantacı, sucu,  gazozcu,  falcı, kemerci, gibi satıcılara izin verilmesin. Bunlar yerleşik dükkan sahibi esnafa zarar veriyorlar, bazısı torpil, bazısı engelli ayağına buraları işgal ediyorlar, kirletiyorlar.

Artık modern bir şehirde yaşamak istiyoruz. Yıllardır pejmürdelikten kurtulamadık.  Buraya sıra ile dizilip birilerinin bir şeyler satmasına gerek yok, her şey karşı dükkânlarda var, görüntü kirliliği yapmaktan başka bir işe yaramıyorlar. İçlerindeki engellilere başka şekilde yardım edilebilir. Kumsal ve buralarda Kemal Çöp’ten sorulur dediler. Biz de Kemal Bey’e “ne olacak bu kumsalın hali?” diye sorar size yazarız.

 

 

 



Bu Haber 804 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI