Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
8 Haziran 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bu seçim en çok neyi beğendim?
musakiroglu@mynet.com

1965’ten bu yana yapılan seçimleri genel hatlarıyla da olsa önemli ölçüde hatırlarım.

 

Üzerinden 45 yıl geçse de 1965 yılında yapılan seçimde Süleyman Demirel’in 41 yaşında başbakan oluşunun yarattığı heyecanı dün gibi bilirim.

 

Muhalefetin “Amerikan yanlısı” olmakla suçladığı ve “Morrison Süleyman” dediği Süleyman Demirel’e, kendi taraftarları “Muhteşem Süleyman” diyerek rahmetli Menderes sonrası nasıl da sarılmışlardı…

 

Rahmetli İsmet İnönü, CHP’nin “Ortanın Solu”nda olduğunu ilk kez o seçimde dile getirmişti. İşte bu söylem sonrası CHP o gün bugündür sosyal demokrat olarak görüldü, öyle bilindi.

 

Yine rahmetli Alpaslan Türkeş ilk kez o seçimde Meclis’e girmişti. Diğer yandan Türkiye İşçi Partisi de 14 vekille ilk kez Meclis’te temsil edilmişti.

 

Sonra 1969 seçimlerinde, bu sefer “Çoban Sülü”, “Köylü Başbakan” diye takdim edilen ve “Nurlu Ufuklar”ın kahramanı olarak görülen Süleyman Demirel tekrar tek başına iktidar olmayı başardı.

 

Sonra 12 Mart 1971 Darbesi, ardından 1974 yılında “Karaoğlan” adı takılan rahmetli Bülent Ecevit’in “Ak Günlere…” sloganıyla CHP’yi birinci parti yapması, rahmetli Erbakan’ın Milli Selamet Partisi’yle yaptığı koalisyon… Sonrasında AP-MSP-MHP ve Güven Partisi’nin birlikte kurdukları Milli Cephe koalisyonları… Kargaşa ortamı, olaylar, karışıklıklar… 12 Eylül Darbesi…

 

1983 seçimleri, Özal’ın 4 eğilimli Anavatan Partisi’nin sürpriz yaparak seçimi kazanması… 1987 seçimlerinde bu sefer daha çok milletvekili ile ANAP’ın seçimi bir kez daha kazanması… Ardından Özal’ın Cumhurbaşkanı olması… 1991 seçimlerinde Demirel’in Doğru Yol Partisi’nin ANAP’ı geçip birinci olması… Sonra 1995 ve 1999 seçimleri… Zorlu koalisyonlar dönemi… Ekonomik sarsıntılar…

 

2002’de Ak Parti’nin tek başına iktidara gelmesi… 2007’de ikinci kez iktidara gelerek, Cumhurbaşkanlığı’na da Sn. Abdullah Gül’ü seçmesi…

 

Bütün bunlar ilk akla gelenler. Ancak biraz düşündüğümde bayağı ayrıntılarıyla hatırlayabilirim geçmiş seçimleri, yapılan propagandaları, seçim sonuçlarını falan…

 

Bu seçime gelince; ben bu seçimde sanırım bir şeyi unutmam, hep hatırlarım diye düşünüyorum.

 

Nedir derseniz? Güneydoğu bölgemizle ile Doğu Anadolu bölgemizdeki bazı illerde etnik siyaset yapan ve PKK’nın desteklediği parti ile iktidar partisi dışındaki başka partilerin gidip oralarda seçim çalışması yapamaması bana çok dokunuyordu. Bu durumu hiç kabul edemiyordum.

 

Sanki PKK’nın desteklediği parti oraları kontrolüne almış istediği gibi at koşturuyor.  İktidar partisi ise devletin bütün güçlerini kullanarak zar zor bölgeye gidebiliyor, ancak öyle çalışabiliyor izlenimi içindeydim.

 

O bölgede etnik siyaset yapan parti ülkemizin başka bölgelerinde seçim çalışması yaptığı, mitingler düzenlediği ve anlayışla karşılandığı halde nasıl olur da o bölge “girilmez” hale sokulurdu?

 

Ancak bu seçimde “girilmez” anlayışını elinin tersiyle itip önce Has Parti sonra CHP ve MHP gidip o bölgede seçim çalışması yaptılar, mitingler düzenlediler. Böylelikle bölgedeki zorbalık atmosferi kırıldı.

 

12 Haziran 2011 seçimini işte en çok bu yanıyla hatırlayacağım.

 

 

 



Bu Haber 2005 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI