10 Haziran 2011 Pazar
EROL OKUTUCU
Makamlar ve insanlar
erolokutucu@hotmail.com

Eğitim görerek, kendini geliştirerek ve çok çalışarak elde edilen makamlar hiç kuşkusuz her âdemoğlunun özleminde vardır.

Söz konusu makama gelininceye kadar olan süreçte yapılmayan fedakârlık, verilmeyen taviz, edilmeyen taahhüt kalmamıştır.

Öyle anlar olmuştur ki birçok sevimsiz eller öpülmüş, hatırlı telefonlar devreye girmiş ve torpillenmek adına birçok kapı aşındırılmıştır.

En nihayetinde gerek işçi, gerek memur, gerek amir ve gerekse seçilmiş olup iyi kötü bir makama erişilmiştir.

Artık en mutlu andır. Bundan sonra insanlara hep hizmet vardır.

Sorunlarla boğuşacak ve gerektiğinde sisteme müspet manada müdahale etmeyi dahi hayal

edecektir.

Heyhat! Birkaç zaman sonra bir rehavet çöker

söz konusu oğul âdeme.

Nasılsa ulaştığı makam artık onundur ve artık çokta çaba göstermesini isteyen yoktur.

Belki bulunduğu yerde ve ortamlarda yerinde gözü olanlar olacaksa bile, yetkisi ile nasıl berhava edeceğini biliyordur.

Gelinen şartlar ve yapılan fedakârlıklar unutulmuş olup dünyayı ben yarattım haleti ruhiyesine teslim olmuştur vicdanlar.

En alt tabadakiler gelen vatandaşın gülümseyerek yüzüne bakmak yerine sorunun cevabını ancak

kerpetenle alabilir olursunuz.

Öyle bir tavır takınılır ki kendileri bir hata yapmışlarsa bile buna çözüm aramak yerine maddi - manevi bir bedelle yeniden işlem yapmasını büyük bir pişkinlikle istemeye başlarlar.

Eğer siz görevini talep eden ciddi ve yasalardan haberi olan bir vatandaş iseniz o zaman biraz daha dikkat verirler. 

Bir üsttekiler ise amiri, başkanı, siyasisi velhasıl kelam üst düzey yetkililerin durumu da benzerlik göstermeye başlar. Öncelikle hesap verecekleri

kimse olmadığı için mesaileri aksatmakla başlarlar savsaklamaya.

O tip yetkilileri yerinde bulabilirseniz bile icat edilmiş olan özel kalem den geçemezsiniz bu kez.

Varsayalım geçtiniz.

Huzuru makama vardığınız da ise el pençe divan duracak ceket yakaları iliklenecek ve mümkünse montla gitmeyeceksinizdir.

Zaten bin bir zorlukla ulaştığınız makam da yegâne sahibinin karşısında meramınızı anlatacak dermanınız kalmamıştır artık.

Titrek ve silik bir şekilde derdinizi anlatırsınız.

Genelde bir başka alt birime sallanmakla hallolan meseleler bazen de fırçalanarak ve hor görülerek halledilir.

Kerametin makam da değil de zatında zanneder insanlar. 

Her nasılsa hiç kimse de en alt düzeyden en üst

düzeye kadar yanlışlıklar ve şık olmayan davranışlar karşısında seslerini çıkartıp uyarmaya korkmuşlardır.

Derken zaman gelir ve makam terke duçar olur. 

Ya görevden alınarak, ya seçilemeyerek, ya başka

bir yere tayin edilerek, ya da emekli olunarak

"bensiz" olmaz denilen makamlar terki diyar edilir.

Artık boştalardır.

Kendilerine siper olacak mevki ve makam kalmamıştır.

Kurtlar sofrasına yani herkesin kendi ayakları üzerinde ayakta durabileceği sivil dünyaya dönüş olmuştur.

El pençe divan durulanlar, selamını alacak insanlar bulamamaya başlamışlardır. Etraflarında pervane olanlar artık onları görmezden gelmeye başlamıştır.

Yalnızlık çekilmez hale gelir.

Ve artık anlaşılmıştır ki, mevki ve makam gelip

geçicidir.

Kalıcı olan vicdan sahibi ve insan olabilmektir.

Ama ne yazık ki artık çok geçtir…

 

Not; Dostlar, çok yoruldum. Biraz dinlenmek

istiyorum. İzniniz olursa bir müddet yazılarıma ara veriyorum.

 



Bu Haber 1853 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : akıllı ol Tarih : 5 Nisan 2012 / Pazar Üye Adı :ahmet
bu yazıları yazmak değil inasnalrın hakalarını yeme yeter kardes
Başlık : yerli malı yurdun malı Tarih : 24 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :adem abdullahoğlu
heygidi erol okutucu, şu yazını hiç unutmadım ünye'de doğmuş ama bir sebeple ilçe dışına çıkmış, yetişmiş ünye'de hizmete talip olmuş insanlara nefsin galebe çalıp ANGUS demiştin ve yazmıştın.ANGUS malın karşılığı olarak yerli mal, kara mal yada halk tabiri ile pic mal taraftarı olarak ünsiyet zuhrettirip , gurbetçi ünye'lilere hakaret etmiştin. bu kibrini hiç unutma . şimdi etrafını kakışlayan karamallar sarınca ünsiyet fayda vermeyip isyan ediyor , haykırıyor ve yoruldum diyorsun. yazma kardeş , yazma. çünkü kumun içi kumdur. yada karanlık.
Başlık : sen yazmaz ben yazmazsam kimler yazar kimbilir Tarih : 6 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Salim Arslan
Erol kardeşim, sizi hayatın içerisinden gelen biri olarak tanıyor ve yazılarınızı ilgiyle izliyoruz fakat uzun süredir yeni yazılarınızı göremiyoruz. değindiğiniz konuların çoğuna katılıyoruz, ancak yorulmak, aravermek, bırakmak bunlar bu satırların yazarına ait olmaması gerekiyor, makam sahiplerine gelince çok güzel bir yazı hatırama geldi. bir zamanlar ulu dağların başlarında ulu ağaçlar vardı, bak şimdi ne oldu başlarda ağaç değil ot bile yok, insan gönlü dağ değil deniz olmaya talip olmalı her akan (koşan) ona gelmeli, onde bir yer bulacağını ümit etmeli, sizi ve bu güzel köşede yazan mahlası eski tüfek gönlü yeni ağabeyleri tebrik ederim.
Başlık : ALLAH'I SEVMEYEN KULLARINI SEVEMEZ! Tarih : 1 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Neşet Naim Öner
Erol Bey,liyakatsiz insanların makam,mevki sahibi olduklarında ne oldum delisi olduklarını,vatandaşa nasıl eziyet ettiklerini ,zulm ile abad olanların sonlarının hüsran olduğunu,gayet güzel ifade etmişsiniz.Resmi ya da özel kurumlarda işi olan ya da iş takip eden vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu bu tür sorunlarla mutlaka karşılaşmıştır.Ancak,bürokraside amir memur hiyeraşisinde zincieleme giden bu yanlışın nasıl düzeltilebileceği konusunda çözüm önerisi getirmemişsiniz.Ayrıca ;liyakat sahibi,bilgiden gelen gücünü insanların hayrına kullanan,Allah'ı seven,Allah'tan korkan,ahiret öncelikli ,vicdanlı ve insaflı memur,amir ve yöneticileri tenzih ederim.
Başlık : İtibar neye Tarih : 14 Haziran 2011 / Pazar Üye Adı :İsa SARI
Erol bey kardeşim. Bu güzel yazınızdan dolayı sizi kutluyorum. Makam ve mevkilerin elde edilişindeki gayret, çaba ve hokkabazca atılan taklaların haddi hesabı yoktur. Elde edilen makam ve mevkiler nasıl elde edilmiş ise o şekilde sarf edilmekte o şekilde tüketilmektedir. Sistem ve anlayış bu. Makamların elde edilşinde, merdiven basamakları yukarıya çıkılırken,basamaklarda oturanlara selam vererilerek yukarıya çıkılmalı. Zira aşağıya inişte basamakta oturanlara yine selam verileceği unutulmamalı. Hizmetin insana yapılıyor olması düşünüldüğünde makam ve mevkiler çok daha anlamlı olacaktır. Bu düşünce ve gayrette olanlara selam olsun.
Başlık : mükemmel Tarih : 11 Haziran 2011 / Pazar Üye Adı :ünyeli ahmet
teşekkürler erol bey güzel konulara değinmişsin seni kutluyorum yazılarının devamını diliyorum.başarılar...
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI