Evet Ünye bir şehirdir.
Kapladığı alan, nüfusu, resmi ve sivil kurumları ile bir şehirdir.. Ama bir şehir gibi yönetildiğini söylemek zordur. Kurumların başındakiler bir şehir yönettiklerinin, koşulların şehir şartlarına dönüştüğünü ve şehirdeki gibi önlemler alınması, yaşamın bir şehrin gerektirdiği şekilde düzenlenmesi gerektiğinin farkında değiller. Eski yöntemler ve işten anlamayan personelle Ünye’yi yönetmeye kalkınca, hayatın akışı sağlanamıyor, insanlar burada yaşamaktan mutlu olmuyorlar..
Yönetenler Şehri Tanımıyorlar
Şehri yönetenlerin kaymakam da dahil şehri çok tanıdığı söylenemez.. Bir defa olsun yürüyerek tüm şehri gezmemiştir. Hanboğazı neresidir, Bağbaşı nerdedir, Fokfok nedir, Türbe neresidir, Aynikola’da ne olmuştur? Kaleyi kim yapmıştır, Çarıkçılar sokak nerdedir, Çınarlık neresidir Anasu nerdedir, Acısu nerden gelir, neden acıdır, bilmez.
Ünye ne demektir, hangi yılda kurulmuştur, kimler kurmuştur, hangi kavimler yaşamış ve gitmişlerdir. Türkler Ünye’ye ne zaman gelmişlerdir, buradaki Rum ve Ermenilere ne olmuştur, hangi mahallelerde yaşamışlardır, hangi evlerde oturmuşlardır, geride ne bırakmışlardır, mezarlıkları neresidir, ne işle uğraşmışlardır bilmezler. Elli kere yazdım bir kere okudularsa arap olayım..
Belediye Başkanı bile bu saydıklarımın yarsını bilmez, hele daire amirleri üç tanesini bilsinler bıyığımı keserim.
Ünye hangi iklim kuşağındadır, hangi ağaç hangi çiçek hangi böcek yetişir, nereye ne uyar, ne uymaz, onlar için bunlar hep fasa fisodur, onlar yaptı mı uymak zorundadır.. Akıllarına eser kumsalı doldurup park yaparlar, akıllarına gelir parkta çimenlerin ortasına taş döşerler, kelek yel değirmenleri yaparlar, yaz gelince şehrin en güzel yeri kumsalda köy misali plastik oyuncaklara ve paslı deniz bisikletlerine izin verirler, meydandan çekirdek ve güvercin pisliğinden geçilmez, her sene festival adı altında bir panayır kurulur.
İnsanların ufku bilerek daraltılmıştır
Burada insanların ufku bilinçli olarak daraltılmış, yeniliğe kapatılmış, birbirleri ile iletişimleri zayıflamış kasaba mantığına sıkıştırılmıştır. Ne bir konferans ne bir tiyatro, ne bir seminer vardır, yapmaya kalkanlardan da salon kirası istenerek halkın daha da kültürsüz kalması sağlanmaktadır. Ticaret zayıftır..Esnafın müşteri ile iletişimi zayıftır, müşteri nasıl karşılanır nasıl hitap edilir bilmemektedirler. Biri de çıkıp bunun düzeltilmesi gerektiğini akıl etmez.
Ticaret Odası Ne İş Yapar?
Şehirde bunlara çeki düzen verecek kuruluşların başında gelen ticaret odası da amacı dışındaki şeylerle uğraşmaktadır. Bu insanlara, konuşmacılar ve uzmanlar getirilerek, seminerler, konferanslarla satış teknikleri öğretilmeli, satıcılar ve tezgahtarlar kılık kıyafet dahil bilgilendirilmelidir. Oysa onlar Almaca kurs düzenleyerek oyun oynamaktadırlar. Bu kurslarda kaç kişi ne kadar Almanca öğrenmiş biri bana bir gelsin. Ben otuz yılda bir de yüksek okul bitirdiğim halde tam öğrenemediğim bu lisanı bu insanlar üç ayda nasıl öğrenmişler.
Ticaret odasının başkanı sokaklardan kuyu taşı toplamak ve tarihi fenerin içine ampul sokmak, Ankara’ya gidip Ünye derneği kurmak yerine esnafa, dükkan sahiplerine, satıcılara, tezgahtar kızlara ve erkeklere, diksiyon ve konuşma tekniği, satış tekniği, saç sakal, üst baş, kılık kıyafet ve makyaj nasıl yapılır öğretsin. Simit satmanın bile artık bir tekniği vardır.
Ticaret Odası Başkanı
Belediyeye Ne kadar tabela borcu taktı?
Ticaret Odası başkanının bir de sokak ve caddelere izinsiz koyduğu haksız rekabet ve kazanç sağlayan oteline ait reklam tabelaları var. Bunlardan biri de oteline giden yolda bir resmi kuruluşun parmaklığında asılı. Bu tabelalardan belediyeye borcu birikmiş? Başkalarının tabela vergisi diye tepesine çöken belediye bu şahıstan bu alacağını neden almıyor?
Bu şahsın çeşitli yerlerde yaklaşık yüz metre kare kadar parça parça reklam ve yönlendirme tabelaları var. Tabela vergisinin metre karesi 20 TL. dir. Yüz metre kare tabelanın vergisi 2000 TL. eder. İki yılı aşkın bir zamandır ödemediğine göre iki ile çarparsak 4000 TL. yi buluruz. Bir de yasal faizi vardır, izinsiz konulduğu için cezası vardır. Tüm bunlarla birlikte bu borç tahmini 5000 TL. yi bulmaktadır.
Bu kişi bu borcu bu güne kadar neden ödememiştir.. Ticaret Odası Başkanı olmak ona bu ayrıcalığı tanır mı? Ünye’de, en uyanık Ünyeli o mudur?
Belediye bu alacağını bugüne kadar neden tahsil etmemiştir... Ne zaman tahsil edecektir? Başkasına örnek olması gerekirken belediyeye 5000 TL. tabela borcu takmak ve iki yıldır bir kuruş ödememek doğru mudur?
Belediyenin bu yazıdan sonra şahış hakkında yasal işlem başlatması gerekmektedir. Aksi takdirde diğer otel sahiplerine de bedava tabela koyma hakkı doğar.
Değerli okuyucular, bana ayrılan yerin yine sonuna geldik, tabela işine ileride yine geleceğiz. Pazartesi’ye “Fransızca Hocamız Fikri Bey” ile Çarşamba’ya “Kalimera Maria” (Günaydın Maria) adlı yine çok ilginç konularda buluşmak üzere hepinize sevgiler.