Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Haziran 2011 Pazar
İSMAİL SARI
"Kendi memleketimde de otopark parası mı vereyim?"

Araç sahibi olmak yakın geçmişe kadar bir çok insanımızın hayallerini süslüyordu. Devletimizin sağladığı imkanlar, kredi kolaylıkları, gelir düzeyinin yükselişi ve kısacası devlet – millet olarak belirli seviyeye gelmiş olmamız, çok sayıda insanımızın araç sahibi olmasına yardımcı olmuştur. Bu durum, sevinilecek bir durumdur. Artık günümüz dünyasında her eve en az  bir araba zorunlu hale gelmiştir.

Ünyeli olup senesinde ikamet eden bir tanıdık, geçen hafta Ünye’ye gelmiştir. Arabasını bir yol kenarına park ettiği için ceza yazılmış, kızıyor, atıp – tutuyordu. Selam verdikten sonra ne olduğunu sordum. Selam verdikten sora ne olduğunu sordum. Keşke sormasaydım. Sanki işin suçlusu benmişim gibi oldu. Bütün hıncını benden aldıktan sonra bir yere oturup çaylarımızı yudumlarken hınç almış, sırası bana gelmişti. Hani güzel peygamberimizin şu hadisi aklıma geldi: “Sinirlendiğiniz zaman, ayakta iseniz otururunuz; oturur halde iseniz, ayağa kalkınız.” Dostum, oturunca rahatladı ve sinirleri yatışınca sohbete başladık.

Hal hatırdan sonra sıra trafik sorununa geldi. Her tarafta araba olduğunu, ara sokaklar dolduktan sonra anayolların da iki taraflı işgal edildiğini gündeme getirdik. Arkadaşım, “Memleketimde de ne otopark parası vereceğim?” dedi. Hınç alma sırası bana gelmişti, dedim ya, ben başladım söze ve şunlara dikkat çekmek istedim.

1)                      Ünye’miz artık büyük bir yerleşim merkezi. Herkes istediği yere pat diye konamaz. Pazartesi geliyor, kafası estiği yere tezgahını kurup hafta alış verişi yamak istiyor. Zabıta müdahale edince, “Eskiden böyle bir şey yoktu” diyerek direniyor. Dışarıdan gelenler aracını istediği yere park etmek istiyor. Eski Ünye ile yeni Ünye’yi ayıramıyor veya ayırmak istemiyor. Ünye’mizin büyüklüğünü kabullenmek zorunda olduğumuzu hepimiz bilmeliyiz.

2)                      Şehirde yaşayalım, köyde yaşayalım; belirli bir düzenin, disiplinin, uyum kurallarının olması gereğin benimsemeli ve uyum alışkanlığı kazanmalıyız. Okullar tatil oldu, halkımızın bir kısmı köylere, yaylalara çekildi. Geçmişte bir yazımda gündeme getirdiğim gibi, kaynak sularımızın oluşturduğu küçük derecikler çocuk bezleri ve çöplerle dolar. Piknik yerleri yine hakeza öyle. Rasgele yaşayan bir toplum olmaktan kurtularak düzenli toplum haline gelme zamanımız geçti. Uyum güçlüğü çekiyoruz. Avrupa toplumu olmak istiyoruz.

3)                      Her hizmeti başkalarından bekleme alışkanlığımızı bir türlü aşamadık. Yapmamız gerekenleri dikkate almadan, hemen başkalarını suçlamaya başlıyoruz. Yiyecek – içecek artıklarını çöpe atma alışkanlığını kazanamamışların, temizlikten şikayetçi olma hakkı yoktur.

4)                      Devlet görevlilerinin işi, suçlu arayıp, ceza vermek değil elbet. Cezalar, uyum zorluğu çekenleri yasa, yönetmelik, tüzük ve toplum kurallarına uyuma zorlamak için verilir. Bu tür uygulamalar da hepimiz için gereklidir. Aksi halde gayri nizami toplum anarşisi çıkar ve hepimiz rahatsız oluruz.

Sonuç olarak dostunuzla işi tatlıya bağladık. Bir Ünyeli olarak bir defa cezayı ödemesi gereğini kabullendirerek gayri nizami toplum anarşisine neden olacak bir tavrın içinde yer olamayacağımızı birlikte onayladık. Ünye hepimizin. Önce sahiplenelim, sonra koruyalım. Uyum zorlu çekenleri uyaralım.

Saygılar, sevgiler ve selamlarımla….

 

 

 

 

 



Bu Haber 1484 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI