Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Haziran 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Denizle aramızdaki mesafenin sebebi...
musakiroglu@mynet.com

Sorsalar Karadenizliyiz. Denizin kenarında mesken tutmuş, hayat kurmuşuz.

 

Yaşadığımız doğanın % 50’si kara ise, diğer % 50’si deniz...

 

Buna göre; kara ve denizi birlikte kullanmamız gerekir öyle değil mi? Ama değil… Karayı bol bol kullanıyoruz. Hem de öyle kullanıyoruz ki yetmiyor bir karış toprak uğruna cinayetler bile işleyebiliyoruz.

 

Deniz gelince; kullanmıyoruz. İçimizdeki tek-tükler dışında ne balıkçı bir milletiz. Ne de gemici…

 

Sebebi nedir?

 

Denizle kıyısı olan bütün milletler balıkçılık ve gemicilikte ilerlemiş, bu işi sektör haline getirmişler de… Karadeniz’le kıyısı olan biz bölge halkı neden denizle aramıza mesafe koymuşuz?

 

Bununla ilgili sohbetlerde sık sık sorarım; neden biz denizci bir millet değiliz diye…

 

Bu zamana kadar aldığım birçok cevabın içinde bana en mantıklı geleni şu oldu:

“Atalarımız bu bölgeye gelirken gemilerle gelip karaya çıkmadı, aksine karadan sahile, deniz kıyısına indi. Yani biz denizci bir milletin torunları değil toprağa bağlı bir milletin torunlarıyız.”

 

Ancak, sebebi ne olursa olsun bu bizim denizi kullanmamamız, aynı zamanda balıkçı/gemici bir millet olmamamız/olamayacağımız anlamına gelmez.

 

Ha bir de şu vardır; Ünye’nin geçmişte liman kenti olduğu belirtilir. Doğrudur, ancak buradaki denizcilik ve gemicilik o zamanki gayrimüslimlerin işiydi. Her ne kadar Müslüman Türk kaptanlar da devreye girmiş olsalar bile bu iş ferdi olarak kaldı, nesilden nesile intikal ettirilemedi.

 

Bugün çevremize bakalım, yüzme ile kaç kişi ilgilidir? Denizde yüzmeyi, yüzme sporu yapmayı günlük hayatının içine kaç kişi sokmuştur? Pek yoktur, birkaç kişiyle sınırlıdır.

 

Kara parçasının altı ve üstü biz insanlar için ne kadar değerli ve hazineler barındırıyorsa deniz de öyledir. Kullanabilene, değerlendirebilene denizin de altı üstü hazinedir.

 

Ne yapıp ne edip bu hazineyi günlük hayatımızın bir parçası haline sokmalı denizi kullanmalıyız. Ayrıca ekonomik bir sektöre dönüştürmeli, değerlendirmeliyiz.

 

Son bir-iki yıldır Ünye’de güzel bir çalışmaya şahit oluyoruz. Ünye’de sürücülük alanında hizmet veren kuruluşlardan Yunus Emre Sürücü Kursu önemli bir çalışma başlattı. Kurs bünyesinde denizcilik sektöründe çalışmak üzere deniz adamı yetiştiriyor, onlara denizde çalışabilecekleri alanlarla ilgili belge veriyor.

 

Kurs; bu kursiyerleri eğitmek-yetiştirmek için önce bir tekne aldı. Bu sene bu sayıyı ikiye çıkardı.

 

Bu teknelerle aynı zamanda deniz turları da düzenleniyor. İsteyen kişi ya da gruplar biniyor bu teknelere deniz turuna çıkıyorlar.

 

Ünye İskelesi’nde durup-kalkan tur teknesi denize can katıyor, hareket sağlıyor… Aynı zamanda göze çok hoş görünüyor.

 

Yunus Emre Sürücü Kursu denizin görülmesini, kullanılmasını sağlamak için bir mum yaktı. Çok teşekkür ediyoruz.

 

Ancak, daha çok muma ihtiyaç var. Yunus Emre gibi denizi hayatımızın içine sokmak için çalışacak daha çok şahıs ve kuruluşa ihtiyaç var.

 

 

 

 



Bu Haber 2602 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI