Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
19 Temmuz 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
"Terör, terör..." diye nereye kadar?
musakiroglu@mynet.com

Topraklarımız üzerinde 30 yıla yakındır adına PKK terörü ya da bölücü terör denen bir cehennem yaşatılıyor.

 Duruma göre hafif, orta ya da şiddetli dozlarda ortaya çıkan terör olaylarında bazıları diyor 30 bin can kaybedildi. Bazıları diyor 40 bin, bazıları da bu rakamı 50 binlere kadar çıkartıyor.

 Bakın bu millet ülkesinin bağımsızlığı için çıktığı Kurtuluş Savaşı’nda 11 bine yakın kayıp vermişti.

 Düşünün; Kurtuluş Savaşı’nda 11 bin, terör de ise 50 bin kayıp var. Ayrıca ülkeye kaybettirdiği kaynak, para, maddi imkan ise ekonomistlerin hesabına göre bugünkü ülke bütçesini geçiyormuş.

 Ayrıca ocaklara düşen ateş… Anaların yanan, eşlerin parçalanan yüreği… Ölümün ne olduğunu bilmeyen minik yüreklerin cenazelerdeki donuk bakışları…

 Terör olayı gerçekleşiyor. Birbiri ardına kınamalar… Hiddet… Öfke…

 Sonra… Sonrası yine terör, yine ateş düşen ocaklar… Yanan, parçalanan yürekler…

Sonra… Sonra… Sonrası devam edip gidiyor.

 Ben bir şeyi anlayamıyorum… Ya da anlamakta hep zorlandım.

 Güneydoğu’daki teröre karşı silahlı kuvvetlerimiz yıllardır mücadele ediyor.

 Silah kuvvetlerimiz ki dünyada ilk beşin içindeki gücüyle tanınıyor.

 İyi de nasıl oluyor da; kendi topraklarımızdaki teröristleri 30 yıldan bu yana etkisiz hale getiremiyor?

 Teröristin ülkeye sızdığı sınır, ülke içinde hareket ettiği yol… Dağ, tepe mezra, mağara… nasıl olur da 30 yıldan bu yana en küçük noktasına kadar kontrol altına alınamıyor?

 En son Diyarbakır Silvan saldırısı… Basında yazılıyor, deniyor ki; “200 kişilik askeri birliğe 30 kişilik terörist grup saldırı düzenledi.”

 Yaralı askerlerin anlattığına göre ise; dinlenme anında terörist yaklaşıyor, nöbetçileri etkisiz hale getiriyor. Çıkıyor, nöbetçi noktalarından ateşe başlıyor.

 Heronlar nerde? Hani yerdeki karıncanın bile resmini çekiyordu. 30 kişilik terörist grup karıncalardan da mı küçüktü? Niye haber vermedi?

 Sonra 1 saate yakın çatışma oluyor, peki yardım nerde? Yardım için helikopterler, uçaklar nerde, yardımcı birlikler nerde?

 Dün bir grup arkadaşla terör üzerine sohbet ederken bir arkadaş çıktı dedi ki; “Askerin gücü kırıldı, morali bozuldu. Bundan sonra askerden bir başarı beklenmesin.”

 Tabi bu sözler arkadaşı bağlar. Ben öyle olduğuna inanmıyorum.

 Ancak arkadaşa cevap verdim, dedim ki; “İyi de bu asker son birkaç yıldır değil, otuz yıldır terörle mücadele ediyor. Otuz yıldan bu yana ne oldu ki…?”

 Bu yazım askeri suçlamak üzenine bir yazı değil… Eğer bütün suçun askerde olduğunu görsem, böyle inansam hiç korkmaz, çekinmez suçlardım.

 Ama değil. Suç herkeste… Her olaya; “Terör yine can aldı” mantığıyla yaklaşıp, sanki almasına, artık kanıksamış gibi bakanlarda…

 İyi de böyle; “Terör, terör…” diye nereye kadar?

 Hükümet, ülkedeki her iki insanın birinden oy alırken terör belasını artık çözsün diye de oy aldı.

 Bu zamana kadar neşter vurulması gereken birçok konuyu masaya yatıran hükümet; artık terörü de masaya yatırmalıdır.

 Dağlardaki mücadele terörü belki bir zaman erteler. Yalnız, bu ülkedeki terör asıl, vurulacak neşteri bekliyor, masa başı neşterini…

 Masa başındaki operasyonla terörle ilgili bütün safralar bir bir ortaya konulmalı. Vücut, bu safralardan temizlendikten sonra yeni baştan dikilmeli, hayat bulmalıdır.

 Yoksa safraya yol açanların ve bunların yarattığı safraların arasında terörle mücadele etmek bu safralara yaramaktan başka bir şeye hizmet etmiyor, görüyorsunuz.

 



Bu Haber 2547 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI