Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
20 Temmuz 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Üç Ahmet'i bir kez daha kutluyorum
musakiroglu@mynet.com

Biri Belediye Başkanı Sn. Ahmet Arpacıoğlu, ikisi Ünye Tarih Araştırma Grubu Üyesi Sn. Ahmet Kabayel ve Sn. Ahmet D. Varilci… Yani “Üç Ahmet”

 Bu üç Ahmet’i Ünye Müze Evi çalışmalarından dolayı daha önce birkaç kez kutlamıştım.

 Müze ev bitmiş, geçtiğimiz akşam konferans salonunda düzenlenen bir programla hizmete açıldı.

 Ben de katıldım programa… Hayal gibiydi her şey… O enkazdan, o yok olmasına bir adım kalmış tarih enkazından böyle bir eser nasıl oldu da ortaya çıktı? Bir de müze ev nedir, neden önemlidir?

 Bu soruların cevabını 4 Mayıs 2011 tarihinde Müze Ev’le ilgili yazdığım aşağıdaki yazımda cevaplandırmıştım. Müze evin hizmete açıldığı bu sırada o yazımı bir kez daha yayınlamayı uygun buldum.

 

************      ***********

“Müze ev ile ayağa kalkan Ünye tarihi…

(4 Mayıs 2011 Çarşamba)

Ünye’de son yılların en önemli olayı nedir diye sorsalar bana… Hiç tereddütsüz “Müze ev” çalışması olduğunu söylerim.

 Ama diğer taraftan sokağa çıkıp sorsak; “Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?” desek…  “Müze ev de nedir ki?  Bunca sorun, bunca eksiklik varken müze ev çalışması niçin bu kadar önemli olsun?” diye düşünenler… Müze ev yapılacağına fabrika yapılsın… İş kapısı açılsın, cevabı verenler ekseri çoğunluğu oluşturacaktır eminim.

 İşsizliğin, geçim sıkıntısının ağır yaşandığı bir ülkede böyle düşünülüyor olmasını anlamamak mümkün değil.

 Değil olmasına değil de, bir şey daha var. İnsanlar ne kadar işsiz olursa olsun… Ne kadar geçim sıkıntısı çekerse çeksin her biri bir tarihin devamıdır. Geçmişi vardır… Geçmişten gelen maddi ve manevi birikimi, zenginliği vardır.

 İnsanların günün birinde işi olur, parası olur… Geçim sıkıntısı aşılır…

 Ama tarihini göz ardı etmiş ise… Yok, olmasına aldırış etmemiş ise… Kaybetmiş ise, onu bir daha bulamaz.

Sonuçta geçim sıkıntısı ne kadar aşılırsa aşılsın… Ne kadar zengin olunursa olunsun… Asıl gerçek “Geçmişi olmayanın geleceğinin de olamayacağı” gerçeğidir.

 O halde insan hayatında gerçek olan tarihtir, tarihimizdir.

 

**********************      *********************

 

Tarih deyince; Ünye’deki müze ev çalışmalarından daha önce bahsetmiştim. Hangi amaçla, niye yapıldığı ile ilgili olarak bilgiler vermiştim.

 Müze evi geçtiğimiz günlerde, çalışmaları ta başından beri yakından takip eden… Takip etmenin ötesinde 24 saatini sanki bu işe vakfetmiş olan Sn. Ahmet Kabayel’le gezdim.

 Restorasyon çalışması bir hayli ilerlemiş. İşin daha kolay kısmına ve son aşamasına gelinmiş. Evin içinde neyin neresi olduğu iyiden iyiye ortaya çıkmış. Odalar, salonlar, holler, dolaplar, şömine ocaklar, oturma setleri, daha birçok bölümü yakinen gördüm. Hepsi, her şey çok canlı ve çok heyecan verici görünüyordu.

 Orda evin içini geziyorken, bir zamanlar evin artık yok olmak üzere olan eski hali geldi gözlerimin önüne. İlk işe başlandığında, bu evi ayağa kaldırmak çok zor, hatta mümkün değil diye düşünmüştüm.

 Ama yanıldığımı gördüm. Ev ayağa kalkmış, tarihteki yerini sürdürmek üzere canlanmış dimdik ayakta. Asıl önemlisi bu evle birlikte Ünye bir “MÜZE EV” kazandı.

 BU müze evin tarihi, Sn. Kabayel’in demesine göre restorasyon bittiğinde uygun bir yerine yazı olarak asılacakmış.

 Ayrıca, müze evde sergilenmek üzere Ünye’nin geçmişinde kullanılmış ev eşyalarının toplanmasına da devam ediliyor.

 Bu eşyalar kimin tarafından verilmişse onun adına, evle bütünlük sağlayacak şekilde uygun bölüme konacak, sergilenecek. Bugünün ve gelecek neslin görmesine imkan verilecek.

 Diğer taraftan tek tek insanlar tarafından saklanan ancak korunması zor olan bu eşyaların böylelikle korunmasına, geleceğe taşınmasına imkan sağlanmış olacak.

 Ben, müze evde sergilenmek üzere anneannemin ve babaannemin (ikisi kızkardeş) annelerinden kalma, her ikisinin gelin oldukları sırada kına gecelerinde kullanılan kına tası ile su tasını hediye ettim.

 200 yılı aşkın tarihi olan bu iki kıymetli eşyayı, koruma konusunda endişelerim vardı. Hadi ben sağken tamam da öldüğümde ne olacaklardı? Şimdi artık içim rahat, Ünye Müzeevi’nde koruma altına alınacaklar.

 

********************         ********************

 

Daha önce de teşekkür etmiştim, ama ne kadar teşekkür etsem az diye düşünüyorum. Ünye’ye müze ev kazandırmak için yıllardır mücadele eden, bu işi hayata geçirmeyi başaran Ünye Tarih Araştırma Grubu (ÜTAG) mensupları Sn. Ahmet Kabayel’e, Sn. Ahmet Derya Varilci’ye… Ayrıca bu işi Ünye Belediyesi kapsamında ele alıp destek veren Belediye Başkanı Sn. Ahmet Arpacıoğlu’na en içten teşekkürlerimi bir kez daha sunuyorum.

 Bu üç Ahmet, Ünye’ye tarihinin en güzel eserini kazandırıyorlar. Ünye tarihinin çok önemli bir bölümünü canlandırıyor, tarihe mal ediyorlar.

 Ayrıca onları kıskanıyorum, böylesi büyük ve anlamlı hizmetle birlikte adlarını da ölümsüzleştiriyorlar. Ne kadar şanslılar…”

 

***************         **************

Evet, 4 Mayıs 2011 tarihinde bunları yazmış “Üç Ahmet’e teşekkürlerimi sunmuştum. Önceki akşam programa gittim, bu sefer müze ev restorasyonunun tamamlandığını gördüm.

 O görkemi, o mükemmelliği, o estetiği, o tarihi değer ve güzelliği görüp de kendinden geçmemek mümkün mü?

 “Üç Ahmet’i bir kez daha kutluyor, bütün içtenliğimle alkışlıyorum.

 

 

 



Bu Haber 1962 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI