Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Temmuz 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Şeyh Yunus'ta ılgıt ılgıt esen uhrevi rüzgar...
musakiroglu@mynet.com

Geçtiğimiz Perşembe günü mevsimin en bunaltıcı rutubetli havası sarmıştı Ünye’yi. Daha sabah güneş doğarken bile insan oturduğu yerde nemleniyor, terliyordu.

 Bir gün öncesinde benim de yönetiminde bulunduğum Şeyh Yunus Emre Kültür Derneği Başkanı Sn. Yaşar Argan; haber vermiş Şeyh Yunus Emre’yi anma programına davet etmişti.

 Evdeki gazete işimin birinci faslını erkenden bitirip arabama bindim Şeyh Yunus Tepesi’ne yollandım. Şehir içi ve sonrası yol boyu dışarıda her yer yalım yalım yanıyor, hararet saçıyordu.

 Benim çeyrek asırlık emektar arabam da sıcaktan bunalmış olacak ki Saca’daki yokuşta çekişten düştüğünü hissetim.

 Şeyh Yunus Tepesi’ne çıktım, sıcaktı, tepemizde güneş vardı. Ama insanı bunaltmıyor, terletmiyordu.

 Hele ağaç altı gölgelikler ılgıt ılgıt yel esiyor, esintiden kapıp çektiğimiz hava içimizi serinletiyor, ferahlatıyordu.

 Anma programı başladı. Edebiyat Öğretmeni-Yazar Sn. Yahya Cumhur Tapçı, her zamanki güzel hitabetiyle programın açılış konuşmasını yaptı.

 Sonra, programın düzenleyicisi Ünye Belediye Başkanı Sn. Ahmet Arpacıoğlu konuştu.

 Sn. Başkan; Yunus Emre’nin ülkemiz sınırlarını aşıp bugün artık dünyaya mal olmuş barış, sevgi ve gönül adamı olduğunu belirterek; “Yunus Emre burada Ünye’de, bizim bağrımızda yatıyor. Sadece burada yatmakla kalmıyor gönlümüzün başköşesinde de bizimle beraber. Biz Ünyeliler Uluslararası Kültür Sanat ve Turizm Festivalimiz kapsamında bu tepedeki türbesinin yanında her yıl Yunus Emre’yi anıyoruz. Anmaya da devam edeceğiz” dedi.

 Başkan Arpacıoğlu; önümüzdeki yıllarda anma programlarının aynı zamanda “Yunus Emre’ye Anlama” programları halinde sürdürüleceğini söylemesi ise memnunlukla karşılandı.

 Programda daha sonra Kuran-ı Kerim ve Mevlid’i Şerif okunmaya başlandı.

 Gerek Kuran-ı Kerim gerekse Mevlid-i Şerif okuyan hocalar kendilerini öylesine vermiş, öylesine kaptırmış okuyorlardı ki… Dinleyenler huşu içinde adeta mest olup kendinden geçmişti.

 Ben oturduğum sandalyede bir anda dalmış gitmişim; az ileride babamın mezarı, önünde Şeyh Yunus Emre’nin Türbesi…

 Avlusunda oturduğumuz Şeyh Şunus Emre Camisi’nin gölgesinde sanki rüyadaydım.

Esen yelle birlikte sanki bir yüzümü babamın eli, bir yüzümü ise Şeyh Yunus Emre’nin eli okşuyordu.

 Ta ki, ikramlar dağıtılırken aydım, kendime geldim. Bu ara diyette olduğumu hatırladım, ikramdan sadece ayran içmekle yetindim.

 Sonra öğle namazımızı kıldık camide, ardından dağıldık.

 Programın ardından babamın mezarını, ardından da Şey Yunus Emre Türbesi’ni ziyaret ettim.

 Sonrasında bindim emektara Ünye’ye hararetin, rutubetin, nemin, terin içine geri döndüm.

 Ama aklım hep arkada Şeyh Yunus Tepesi’nde ılgıt ılgıt esen uhrevi rüzgarda kaldı.

 

 



Bu Haber 2522 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI