Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
28 Mayıs 2012 Pazar
MİSAFİR KALEM
PSİKOLOJİK DANIŞMAN CEMİL ZORLU / Amaç belirlemek...

İnsanoğlunun dünyadaki yaşamı başladığından bu yana ilk yaptığı şey amaç belirlemek olmuştur. Bu amaçlar doğrultusunda hayatımızı planlarız. Plandan sapmamayı başaranlar da amaçladıkları hedeflere ulaşabilirler.

Şimdi bu mantıktan hareketle öğrencilerimizin amaç belirlerken nelere dikkat etmeleri gerekir, bunları açıklamak istiyorum. Öncelikle amaç belirleme işlemini ikiye ayırmaları öğrencilerimizin menfaatine olacaktır. Bunlardan birincisi kısa sürede ulaşılabilecek amaçlar, ikincisi ise uzun sürede ulaşılabilecek amaçlar olmalıdır. Kısa sürede ulaşılabilecek amaçların, uzun sürede ulaşılabilecek amaçların alt yapısını oluşturmasına dikkat edilmelidir. Bu noktada ebeveynlerin yapmaları geren ise çocuklarının bireysel özelliklerini iyi tanıyarak, çocuklarının amaçlarına ulaşmada tam destek sağlamaları, karşılaşılan zorlukları ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yapmaları, belirlenen amaç doğrultusunda çocuklarının sevk ve idaresini iyi sağlamaları gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki sağlam bir gelecek kurulmak isteniyorsa bu ancak çok istemek ve bu uğurda yapılması gerekenleri harfiyen yerine getirmekle mümkün olacaktır. Şimdi sizlere alemdeki her varlığın bir amacı olduğuna dair küçük bir hikaye anlatacağım.

“Hindistan'da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronunun evine sadece 1,5 kova su götürebilirmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş. "Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum." "Neden?..." diye sormuş sucu. "Niye utanç duyuyorsun?..."  Kova cevap vermiş. "Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen, emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun." Sucu söyle demiş. "Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum." Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş.  "Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi?... Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın. İki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o ev bu güzellikleri yaşayamayacaktı."

Hepimizin kendimize özgü kusurları vardır. Hepimiz aslında bu hikayedeki çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarınızdan korkmayın, onları sahiplenin. Kusurlarınızda gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz eğer, siz de güzelliklere sebep olabilirsiniz.

Amaçsız bir hayatın varacağı tek yer hiçlik ve boşluktur. Hepinize amaçlarınızı gerçekleştirebilecek zaman enerji ve sabır diliyorum.



Bu Haber 2367 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI