Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
26 Temmuz 2011 Pazar
İSMAİL SARI
Ünye Festivali

 “Yöneticiliğin mektebi yoktur, yaparak öğrenilir” diye bir özdeyişimiz vardır. Kitle yönetimleri; sürükleyici olmak, sevilen ve sevilebilen olmak, toplum psikolojisinden haberdar olmak gibi özellikler ister. Birçok etiketli, kariyer sahibi, şöhretli ve varlıklı insanların küçücük toplulukları-bazen üç-beş kişilik ailelerini bile-yönetmekten aciz olduklarını görürüz ve şaşar kalırız; bazen de ayıplarız.

 Özellikle belediye başkanlıkları, kitle yönetimi yönüyle çok önemlidir. Belki bu alanda önemli bir ”test” sahasıdır. Dışarıdan baktığımızda çok başarılı gibi gördüğümüz belediye başkanlarının seçimlerde niçin tekrar kazanamadığını öğrenmek amacıyla yaptığımız basit kamu soruşturmasında, benim şahsen çok garibime giden basit cevaplar aldığım olmuştur. Örnekler;”O başkanım bir Allah’ın kulu ile çay içtiğini gören var mı; kimseye sordun mu? ”Bir başka ifade; “Belediye başkanı kimin düğününe katılmış da hayır dilemiş; kaç kişinin cenazesine gitmiş de başsağlığı dilemiş, hiç sorup soruşturdun mu?” ve benzerleri…

Belirli konularda başarılı olmak yetmiyor. Ortak duygulara tercüman olmak, toplumun ortak değer yargılarını bilerek paylaşımda bulunmak ve belki en önemlisi de diyalog sağlayabilmek.

Festivaller işte bu noktada önem kazanıyor.

Şöyle ki:

1)   Toplum içinde bazı insanlar vardır ki tek derdi kazanmak, daha çok kazanmak. Festival kalabalığından istifade ile fazlaca sürüm yapmıştır, hoşuna gider. Bu tüpler para kazanırken o festivali düzenleyenler de onların gönlünü kazanır.

2)     Bir kısım insanlarda gezip- görmeyi gülüp oynamayı çok sever. Özellikle günümüz gençleri ve hanımlar bu konuda meraklıdır. Bir sanatçı geldiğinde, kocaman Cumhuriyet Meydanını tıklım tıklım dolduranlar büyük çoğunlukla bu gruplardır. Belki bir yıl boyu, o festivalde gördüklerini, duyduklarını ve yaşadıklarını anlatarak yaşayacaklardır. Ballandıra ballandıra ve duygularını da katarak öle anlatırlar ki etraftakiler can kulağı ile dinler ve dinledikçe de hoşlanırlar. Bu grupta ki insanlar içinde festival günleri iple çekilen en önemli zaman dilimidir.

3) Şehirlerin kenar semtlerinde veya kırsal kesimde yaşayan insanlarımızın bir bölümü de sadece sene içinde bir defa, aile bireylerinin tamamının katıldığı bir ortak gezinti için festival günlerini özel olarak bekler. Bu aileler dar gelirli aileler olduğu için belki bir senelik giyim- kuşam ihtiyaçları ucuz olarak düşünülen festival pazarlarından alınacaktır. Sene boyu belki hiç tadılamamış bir külah dondurma veya simit, patlatılamamış bir balon bu festival gezintisinin belirleyici zevkleri olacaktır. Bu insanlar da festivale günlerini merakla beklerler. Düzenleyicilerine minnet duyarlar.

4) Bir de doğup büyüdüğü şehre, beldenin uzaklarında yaşayan insanlar vardır ki, memleketinde farklılıklar görmek isterler. Bu insanlar için festivaller hem birçok farklılığı bir arada görülmesini sağlar, hem de eşin- dostun topluca bir arada buluşma yeri olur.

 Bütün bunları ve benzerlerini bir arada düşündüğümüz zaman festivaller TOPLUMSAL DEŞARJ ( boşalma, rahatlama ) olma fırsatları, imkânları, ortamları olarak düşünülebilir.

Bu değerlendirmelerimden sonra Ünye Festivali ile ilgili düşüncelerimi kısaca özetlemek istiyorum.

1) Kültürel ve sportif programlar, herhangi bir kesintiye uğratılmadan uygulanmıştır. Bu konulardaki beklenti ve birikimler hedefine ulaşmış, bunlara bağlı toplumsal deşarj sağlanmıştır.

2) Festivalin, toplumun büyük kitlesi tarafından algılanış şekli ile asıl özü olan eğlence bölümü; şehitlere saygı ve iç işleri bakanımız Sayın İdris Naim Şahin Bey’i desteklemek amacı ile iptal edilmiştir. Doğru olan yapılmıştır. Ancak, kitlesel deşarj sağlanamamıştır. Festivalin eğlence kısmı geçen sene de, terör olayları nedeniyle iptal edildiği için toplumsal enerji fazlaca birikmiştir. Bunun bir yolla boşaltılması gerekir, diye düşünüyorum, festival komitesinin konu ile ilgili bir değerlendirmesi olacaktır. Özellikle de Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Arpacıoğlu’nun bir hesabı olacağını sanıyorum.    

Benim kişisel fikir olarak düşüncelerim: birinci olarak, 2011 yılında sünnet şöleni yapılamadı. Ramazan sonrası bir sünnet şöleni yapılabilir ve meşhurlardan bir sanatçı veya dünyaca meşhur bir Kur’an okuma ekibi vardı; getirilebilir. İkinci olarak, Türk Hava Kurucusu Genel Başkanlığı ile iş birliği yapılarak hava alanımıza paraşütçülerin inişi ile küçük bir keşif uçağı veya helikopterle bir sanatçı getirilmesi şeklinde bir günlük şenlik düzenlenebilir. Üçüncü olarak, düğününü yaptığı halde halen resmi nikâhını yaptırmamış eşler vardır. Tespitler yapılarak birkaç nikâhsız eş bulunabilir ve onlara ortak nikâh töreni düzenlenerek Atatürk Parkı’nın havuz sahnesinde sanatçılarla bir program yapılabilir.

 Saygı sevgi ve selamlarımla…



Bu Haber 1943 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI