Dr. Mehmet Soydan’ı pek tanımam. Çok az konuşukluğumuz, görüşüklüğümüz olmuştur. Kendisini ilk kez 1997 yılında Ünye Devlet Hastanesi’ne sağladığımız bir ambulansın teslimi sırasında görmüş, hakkında bir parça bilgi edinmiştim. Ambulansı hastaneye teslim ediyorken bir kurban keselim istedik. Öyle ya, görevi gereği çok süratli kullanılması gereken araçlar bu ambulanslar. Kazaya, belaya karşı kurban doğru olur, diye düşündük.
Ancak, bu kurban işine o sırada Hastane’de Başhekimlik yapan doktor pek sıcak bakmamış, törene katılmamak için de bize “Ameliyattayım” numarası yapmıştı. Kendisini temsilen de yerine bir başka arkadaşını göndermişti.
Gelen doktor, kurban törenine çok istekli ve önem vererek katıldığını gösteriyordu. Anlaşılan kaza, kurban işine inanan birisiydi. Ben o sırada arkadaşlara, bu doktorun kim olduğunu sordum, bana “Çocuk Doktoru Mehmet Soydan” dediler. Ve de ilave ettiler, “Çok iyi doktordur. Hastalarına karşı, paradan önce merhametiyle yaklaşır. Yani haktan ve halktan yana birisidir” dediler.
İşte, ta o zaman Dr. Mehmet Soydan hakkında böyle olumlu bir kanaat edinmiş, kendisiyle ilgili de hep bu kanaatim sürüp gelmiştir.
Daha sonra emekli olduğunu, Ünye’de kaldığını, çocuk hastalıkları üzerine bir klinik açılmasına katkı yaptığını öğrendim. Böyle karakter ve ruhtaki birisinin Ünye’de kalmasını, mesleğini devam ettirmesini Ünye için bir kazanım olduğunu düşündüm.
Geçtiğimiz bir-iki ay içinde Saadet Partisi’ni ziyaretim sırasında Mehmet Hoca’yı partide gördüm, bu partinin yönetim kurulu üyesi olduğunu öğrendim. Kendisiyle orada biraz sohbetimiz oldu. Kendi kendime de “SP böyle birisini yönetimine almakla ne kadar doğru bir iş yapmış” dedim.
Yaklaşık 20 gün önce de SP’nin belediye başkanı adayı olarak Dr. Mehmet Soydan’ı göstermek istediğini, ancak Mehmet Hoca’nın da bu teklife pek sıcak bakmadığını duydum.
Bu duyumumun akabinde de Saadet Partisi Mehmet Hoca’yı aday gösterdi. Yalan yok, bunun üzerine benim aklımdan, “SP aday çıkarma konusunda sıkıntı yaşadı, bu nedenle Mehmet Soydan’ı ikna etti, kabul ettirdi” diye geçti. Biraz da “Yazık oldu, siyasetin tabiatından sertlik ve hırçınlık rüzgarları eksik olmaz. Mehmet Hoca bu rüzgarlar arasında daralır, bunalır” dedim,
Hatta bu kanaatimi partinin çok eski ve değerli iki mensubuyla da böyle paylaştım. Hoca aday oldu, yaklaşık bir haftadır kendisini gazetelere düşen haberlerden ve televizyondaki bir programından izledim.
Meğer Mehmet Hoca öyle amatör falan değil, basbayağı, profesyonel çapta bir siyasetçiymiş. O, ne kadar seviyeli, içi dolu, siyasi özü kuvvetli mesajlar öyle…O, ne kadar kendinden emin, yapacağını çok iyi tarif eden, kafalarda hiçbir soru bırakmayan açıklamalar…
Ben şunu iyi biliyorum. Saadet Partisi Ünye’deki seçimde iddialı olmak ve kazanmak için uzun dönem aday arayışı içinde oldu. Bunun için de Ünye içini ve dışını bayağı bir araştırdı, taradı.
Şimdi onlara diyorum ki, “Ne gerek vardı ki ey SP’liler aday sizin yanı başınızda, içinizdeymiş ya.. Benim bu kadar tanıyamamış olmam normal sayılır, ama onu siz zaten tanıyordunuz”
Neyse taş yerine oturdu, SP hem kendisi, hem de Ünye için aradığı adayı buldu. Dr. Mehmet Soydan bu seçimin yeni siyasi yüzlerinden birisi olarak Ünye’deki siyasi hayatın içine girmiş, değerli bir kazanım olmuştur.
Kendisine, bu zamana kadarki hayatında olduğu gibi, bu yeni hayatında da başarılar diliyorum. Biliyorum ki; gerek Cenab-ı Allah, gerekse insanoğlu haktan ve halktan yana olanları sever, yardımcısı olur.