Son günlerde dilimize yeni giren bir sözcük var. Varoş..
Aslında Varoş sözcüğü çok uzun yıllar önce vardı. Fakat o zaman daha sözcüğün anlattığı varoşlar oluşmamıştı. Atmışlı yılların başında göç ile şehirlerin etrafında mahalleler oluşmaya başladı. Bu mahallelere kenar mahalleler denirdi. Sonra bunlara Varoş denilmeye başlandı.
Ünye’nin dışında da bu tür yerleşim yerleri oluşmaya başlamıştı. Varoşlar, zamanla gecekondu ve kenar mahallerden ayrıldı. Ayrı bir dili, ayrı bir edebiyatı ayrı bir müziği ayrı bir yaşam tarzı oluştu.
Varoş dendiği zaman benim aklıma atmışlı yıllarda okuduğum, Fransız ve Rus klasikleri gelir. İlk Varoş sözcüğüne o romanlarda rastlamıştım. Romanları Türkçe’ye çevirenler “dış mahalle” veya “kenar mahalle” yerine “varoş” kelimesini kullanmışlardı..
Neden?
Çünkü “Varoş” bu tür mahallerin sosyal yapısını iyi anlatan Türkçe de “şehre küskün” sözcüğünün karşılığı Macarca bir sözcüktür. Bu sözcükte şehre ve şehirliye olan hafif dargınlık, kırgınlık vardır. Varoş sözcüğüne zamanla başka anlamlar da yüklediler ve bu yerleri tüm sosyal sorunları ile anlatan bir kelime haline geldi.
Arabesk şarkılardaki hayatlar
Varoş, ekonomik açıdan zayıf, eğitim seviyesi düşük, ucuz binaları ile köyden göçmüş insanların kurdukları yerleşim yerleridir. Bazen suyu yoktur, bazen yolu yoktur, kanalizasyonu yoktur. Bazen mahallenin içinden bir dere geçer, her şey bu dereye atılır, derede oynayan ve yüzen mahallenin çocukları hasta olurlar, bütün salgınlar buradan çıkar.
Bazıları kelimenin Türkçe “Varış” sözcüğünden Macarcada “Varoş” haline geldiğini yazarlar.. Varış, şehre geldiğinizde ilk varış noktası demektir. Almancasının anlamı da aynıdır. “Vorstad ve vorort” . Yani şehrin başladığı yer demektir.
Az gelişmiş ülkelerde varoşlar da düzensizlik, kargaşa ve sorunlar bitmek bilmez. Çocuklar yollarda mendil satarlar, boyacılık yaparlar, hep dertlidirler, her şey sorundur burada. Burada insanlar, doğarlar, büyürler ve yaşamadan ölürler.
Yaşımı sorma, hiç yaşamadım ki..
Buralarda her şey gibi altyapı da yetersizdir, işsiz çoktur, ekonomik sorunlar berberinde uyuşturucu kullanımı, şiddet, çeteleşme gibi toplumsal sorunları getirmiştir. Buralar ruhsal açıdan bitik ama hala hayatla savaşını kaybetmemiş insanların yaşadığı yerdir.. Yılmışlıklarını, yorgunluklarını, mutsuzluk ve umutsuzluklarını şarkılarda, türkülerde, “Yaşımı sorma. hiç yaşamadım ki…” diye duvar yazıları ile dile getirirler. Müslüm Gürses dinlerler, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur dinlerler, ağır arabesk müzikle gelen arabesk bir yaşam tarzı hüküm sürer buralarda, şehir onları bağrına basmamıştır, şehre küstürler, dışlandıklarını sanırlar. Eğitimsizlik vasıfsızlıkla birleşince suça yönelmekten başka pek bir seçenekleri kalmaz
O mahallelerden adam gibi adan çıkar ama…
Sorun eğitimsizliktir. Eğitimi olan işi de bulur. O mahallerden arada bir adam gibi bir adam çıkar ama o adamın içinden o mahalle asla çıkmaz.
Verdikleri hayat mücadelesi bir tiyatro, hayatları da bir roman gibidir. Hepsinin bir hikayesi vardır. Büyükler el arabaları ile patates, soğan, portakal, mandalina, elma satarlar, sokaklarda kahvelerde kolunda bir çanta tişört, çakmak, tesbih, mendil, çorap, kemer satarlar, küçükler, elinde boya sandığı su, bilet, simit poğaça, kağıt mendil.
Kiminin anası, kininin babası veya çocuğu hastadır, kimi kirasını ödeyemediğini, kimi isten atılıp issiz kaldığını anlatır
Bir teselli ver
Türkiye’de bir siyasi parti bunları fark etmiş, bu insanların duygularına hitap ederek bu bölgelerden büyük oranda oy almıştır. Nasıl ki arabesk şarkılarda bir teselli aramışsa bu sefer politikada o partinin söyleminin peşine takılmıştır. Bu arada köylülükten de kopmuşlardır. Ortaya ne köylü ne de kentli olmayan bir tablo çıkmıştır. Arada kalışın ortaya çıkardığı melodramik sorunlarla boğuşan umarsız kitleler dini cemaatleri sığınak olarak görmüş, o partinin dini motiflerle süslü vaatlerine kanmışlardır.
Bu sosyolojik gelişmenin sonucunda o parti Ünye’de de varoşlarda büyük bir oy patlaması gerçekleşmiştir.
Ama çok şey bekledikleri bu parti onlara şimdilik bir paket Ramazan kumanyası ile iki torba kömür vermekten fazla bir şey yapamamıştır.
Sorunlar büyüyerek devam etmektedir. Varoşlar şehri dört bir yandan yavaş yavaş kuşatmakta şehir varoşlaşmaktadır
Gelecek Hafta: Çok ilginç bir araştırma:
Ünye’den giden Rumların sakladığı defineler nerede?