Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Eylül 2011 Pazar
İSMAİL SARI
Bolluğa bak, bolluğa...

Dünya hayatı, bütün insanlar için inançlara göre şekillenir. Herkes kendi inançları doğrultusunda hareket eder ve dünya hayatındaki yaşam tarzı bu davranış şekillerine göre tanzim olunur. Bir Hıristiyan bir Yahudi bir Müslüman, ilahi dinlerin ölçülerini, yaşam biçimlerine yansıttığı gibi bir ataist (din tanımayan)’de kendi inandığı gibi, davranışlarını yönlendirir.

Müslümanlar, bir ay boyunca aç-susuz bayağı sıkıntılı bir “ibadetler manzumesi” yaşadı ve bu gün Ramazan BAYRAMI. Mübarek olsun, kutlu olsun ve hayırlara vesile olsun. Ramazanı iliklerine kadar yaşayabilenler, bayramı da ruhlarına sindirerek huzuru bulur, rahat eder, neşesine neşe katar. Çünkü o, günahlarından kurtulmuştur; Yaratıcısı’nın yanında yüzü ak, gönlü pak olmuştur. Öyle inanır ve bu inancının etkisi bütün davranışlarında belli olur.

Bu bayramın adı, “Fitre Bayramı”dır. Ramazanda oruç tutanların, yeteri kadar alamadıkları şeker ihtiyaçlarını çabuk tamamlamaları için bayram günlerinde tatlı gıdalar yemeleri adettendir. Bunun için Ramazan Bayramına “Şeker Bayramı” diyenler varsa da doğrusu öyle değildir. Doğrusu, “Sadaka Bayramı” yani para verme bayramıdır; güçsüzlere yardım etme bayramıdır. Ramazan Ayı, Müslümanların zekat verme fitre verme, değişik şekillerde yardımlaşma ayıdır. Bunun için “ibadetler manzumesi” ifadesini kullandım. Bu güzelliği Allah (c.c.), bakınız nasıl anlatıyor, güzel bir benzetme ile:

“Allah yolunda malını harcayanlar şuna benzer: Bir buğday tanesini toprağa atınız; bir ekin bitti. O ekin çatallaşarak yedi başak verdi. Her başaktan yüz dane olduğunu düşünün; (yediyüz dane eder) Allah, dilediğine daha da fazlasını verir. Allah geniştir, her şeyi bilir” (Bakara suresi, ayet:261)

Bir vereceksin, yediyüz katını alacaksın. Bunu, alemlerin Rabbı söylüyor. Şakası yok bu işin. İnanacaksın, inandığın gibi de uygulayacaksın; Rabbına güvenerek O’ndan bekleyeceksin. Samimi inanç olmadan bu olmaz.

Hz. Fatıma validemiz hastalandı. Canı, nar yemek istedi. Eşi olan Hz. Ali’den nar almasını istedi. Hz. Ali, bir tek nar alabildi ve eve dönerken yolda bir fakir elinde gördü ve istedi; dayanamadı ve fakire verdi. Eve eli boş döndü. Olup-biteni eşi Hz. Fatıma’ya anlattı. Fatıma, “Biz sabrederiz, iyisini yapmışsın; Allah (c.c.) bize daha fazlasını verir” dedi. Bir süre sonra kapılarına birisi vurmuştu. Hz. Ali kapıyı açtı. Bir delikanlı, elinde tepsi ile nar getirmişti. Hz. Ali, narları saydı; dokuz tane idi. “Ben bunları kabul etmem, on tane olması lazımdı; sen bunları geriye götür, ona tamamla da gel” dedi. Delikanlı mahcup oldu. Çünkü bir tanesini cebine sokmuştu. Kendi kendine söylendi; “Ali bunun on tane olduğunu nerden biliyor?” cebinden çıkardı ve tepsiye koyarak Hz. Ali’ye uzattı.

Hz. Ali bunu nereden biliyordu? Ali, tepside on nar olduğunu bilmiyordu ama, O’nun bildiği ve inandığı bir ölçü vardı; verilmiş bir söz vardı. Ölçüyü koyan Allah, sözü veren yüce Rabbı idi. Bu ölçü değişmezdi ve verilen söz asla değişmeden aynısı ile yerine getirilirdi. O söz de şuydu: “Kim (Allah’ın huzuruna) bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, ona da sadece yaptığı kötülüğün bire bir cezası verilir”. (En’am suresi, ayet:160). Hz. Ali bunu biliyor ve inanıyordu. Eşi olan Hz.Fatıma da öyle dememiş miydi; “Allah bize daha fazlasını verir…” Hemen yetişmişti, verilen söz, daha dünyada iken yerini bulmuştu. Buna “İman” denir, buna “Güven” denir. Allah’a güvenen kulunu Allah, kendi korumasına alır ki, o insan aklının alamayacağı kolaylıklara, beklemediği güzelliklere muhatap olur. Bunun için, yazımın başlığını “Bolluğa Bak, Bolluğa” diye koydum. Bu, Allah Bolluğu; kul bolluğu değil.

Sevgili okuyucularımız, Bayramınız bayram olsun. Güzel dinimizin bayram anlayışı, yukarıda anlatmağa çalıştığım ölçüler dahilinde; neşe günüdür, sevinç günüdür, huzur günüdür, mutluluk günüdür. Para bayramında yardım yapmaktan geri kalmayalım. Bizi de unutmayın. Yani Türk Hava Kurumunu…

Hep neşeli olasınız, sağlıcakla kalasınız..



Bu Haber 1666 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI