Başbakan’ın gözyaşları demedim, özellikle Tayyib’in gözyaşları dedim.
Çünkü o annesinin cenazesinde Başbakan değil annesinin Tayyib’iydi.
Bir annenin çocuğu olarak musalla önündeki dua sırasında gözlerinden yaş geldi.
Ağlayacaktı tabi, insan hiç annesinin cenazesinde ağlamaz mı?
Biraz daha ileri gideyim şöyle diyeyim; “Annesinin cenazesinde ağlamayan, üzülmeyen, içi sızlamayan birisine evlat denir mi?”
Ancak enteresandır bazıları bu ağlama işine takmış görünüyor.
Onlara göre; Başbakan öyle ulu orta ağlamaz, ağlayamazmış. Bir de o gözyaşları sahteymiş, gerçek değilmiş.
Cenaze günü Ünye’de ziyaret ettiğim bir arkadaşımın işyerinde konuşuluyordu. Konuşanlardan birisi dedi ki; “Adam bizi el aleme rezil etti. Hangi başbakan cenazede ağlamış, hiç görülmüş mü?”
Başbakanı ağlarken televizyonda ben de izlemiştim. Hatta benim de o anda gözlerim sulanmıştı.
Böyle konuşan kişiye dedim ki; “Asıl bu laflarda rezillik var. Arkadaş ben annesinin cenazesinde ağlamayan başbakanla idare edilmek istemiyorum. Sizin öyle bir isteğiniz, başbakanlık koşulunuz varsa bulun, seçin sizi o idare etsin.”
Bu nasıl bir duygu, bu nasıl bir ruh halidir?
Koca koca yazarlar bile yazıp eleştiriyor ‘Başbakan birisi annesinin cenazesinde ağlayamaz’ diyorlar.
Bu duyguyu, böylesi bir ruh halini anlamakta zorlanıyorum. Bu muhalefet etmek falan değil…
İnanıyorum bu ruh halini ruh hastalıkları uzmanları bile anlamakta, çözümlemekte zorlanırlar.
Bakın Sn. Kemal Kılıçdaroğlu da Başbakan’ın muhalifi.
Yeri geldiğinde açıyor ağzını, yumuyor gözünü demediğini bırakmıyor Başbakan için.
Ama taziye ziyaretine gittiğinde televizyonda izledim. Öylesine bir yüz ve beden dili vardı ki… Başbakan’ın üzüntüsüne tam anlamıyla katılmış, en içten duygularıyla acısını paylaşmış görünüyordu.
Bizim millet genlerinde sevinç ve üzüntü duygularını paylaşma geleneğini taşıyan ender milletlerdendir.
Bizi millet yapan en önemli hasletlerimizden birisi de budur.
Bu hasletimize ters düşen, yan çizen bir avuç ruh hastası sanmasın ki bu milletin ekserisi onlar gibi olacak.
Biz biliyoruz ki üzüntüler paylaşılarak azalır, sevinçler paylaşılarak artar.