Önceki akşam 20 Temmuz Caddesi’nden geçiyorken tam Bahar Market’in önünde birden kesif bir duman içine düştüm.
Çok kötü kokuyor, o anda orada dumanın içinde bulunanlar zehir soluyordu.
Etrafı görmemizi de engelleyen dumanın içinden koşarak Şok Market’in önüne geldim. Neyse ki duman orada kesildi.
Sağa sola bakarak dumanın geldiği yeri bulmaya çalışıyordum. Orada bulunan manav-balıkçı, “Musa abi bak o karşıdaki binanın üstündeki bacadan çıkıyor” dedi.
Gösterdiği noktadaki bacayı ve çıkan dumanı gördüm. Birbirine bitişik binaların çatı bölgesinden aşağı ta cadde yüzeyine kadar duman top olmuş, içine aldığı her yeri, caddeyi, evleri-dükkanları, isi ve zehriyle sarıp sarmalamıştı.
Baştan sona sağlıksız ve içinde en tehlikeli en onulmaz hastalıkları barındıran bu duman nasıl olur da öyle ulu orta salınırdı?
Buna sadece, bina sahibinin ya da binadaki daire sahiplerinin sorumsuzluğundan kaynaklanıyor deyip geçmemiz mümkün müdür?
Değildir elbet…
Bana duman çıkan bacayı gösteren esnaf Bahar Market’in bulunduğu çatıdaki bacayı da gösterdi. O bacada ise filtre takılıydı. Bacadan çıkan filtre edilmiş duman varla yok arası bir çizgi halinde çıkıyor, birkaç metre ileride gökyüzünde kayboluyordu.
Bu da sorumlu bir davranıştır. Sorumluluk örneğidir.
Demek ki bir şekilde çaresi, çıkan dumanı, zehri en aza düşürmenin bir imkanı var…
O halde yapılması gereken kaloriferli binaların bacalarına filtre taktırmaktır.
Bir de fırın bacaları… Pazaryeri Kıroğlu Caddesi’ndeki ailemden birçok insanın oturduğu binanın balkonları, pencereleri bugün temizle, yarın kömür zerrecikleriyle doluyor.
Nedeni; yakındaki bir fırının bacasından çıkan duman… Baca filtresiz olduğundan bütün kiri, dumanı, isi, pası, kömür zerreciğini civardaki evlere salıyor.
Bu evlerde bir sıkıntı daha var. Kış-yaz balkonlarda çamaşır kurutmak imkansız. Çünkü çamaşırlar kapkara oluyor.
O akşam yolda kalorifer dumanına yakalandığımda civardaki esnaf ve bina sakinlerine dedim ki; “Niye bunu belediyeye bildirmiyorsunuz? Belediyenin haberi olsa buna izin vermez.”
Verdikleri cevap: “Şikayet edelim de komşumuzla kötü mü olalım…”
Daha önce benzer cevabı, fırın dumanından rahatsız olan civardaki bina sakinlerinden de duymuştum.
Bu cevap; komşudan korkmak, belaya-sıkıntıya kalmamak için verilen bir cevap mıdır? Yoksa komşunun sorumsuzluğuna ortak olmak mıdır? Nedir, ne anlama geliyor bilmiyorum.
Bildiğim şey, belediye ekiplerinin bu konuda duyarlı olmasıdır. Çünkü bir yerde sorun varsa ve belediyeyi ilgilendiriyorsa, şikayet olsun ya da olmasın belediye ekipleri gereğini yapmakla mükelleftir.
Ben bahsettiğim bina bacalarını, bu bacalardan yayılan dumanı ve yarattığı sorunları belediyeye bu yazımla ihbar ediyorum ve gereğini bekliyorum.
Bekliyorum ve sonucu yine bu köşemde okurlarla paylaşmak, şikayet etmenin önemini herkese anlatmak istiyorum.