Konuya ilgi duyanlar
“Mezarda Karışan Paşalar”
adlı araştırmayı internetten okuyabilirler.
http://www.unyeses.net/tiryaki2.htm
Burada kısaca eski bilgilerimizi tazeliyelim:
Cumhuriyet Meydanı yarıya kadar mezarlıktı. 1940 lı yılların sonlarına doğru belediye başkanı Hüsrev Yürür, meydanı düzenlerken mezarların çoğunu kaldırdı. Kemikler torbalara konularak dini törenle Tepe ve Türbe mezarlıklarına defnedildi.
Hüsrev Bey, vefatından önce kaleme aldığım anılarında olayı şöyle anlattı:
“Bütün mezarları yeni yerlerine taşımış, işleri bitirmiştik ki son anda iki mezarın daha kaldırılması gerekti, bunları da hemen yakın olduğu için Saray Cami arkasına taşıdık, zaten orası da küçük bir mezarlıktı. İşçiler o sırada bana gelerek:
-“Efendim bir mezar bulduk üzerinde Tiryaki Hasan Paşa yazıyor ” dediler.
-Mezarlardan birinin taşında gerçekten “Tiryaki Hasan Paşa” yazıyordu,.
“Bunun Kanije Kahramanı ile bir ilgisi olmadığını anladık, isim benzerliğidir, dedim” bize o zaman öyle bir çağrışım yapmadı, demiştir.
Mezar taşındaki yazı şöyleydi:
Hüve'l-baki - bahriyye mir-livalarından merhum ve mağfur Tiryakizade Hasan Paşa ruhuna - raziy'Allahü-teala - el-fatiha sene 1272 Rebiul-evvel.Türkçesi:“Allah sonsuzdur. Deniz tuğamirallerinden merhum Tiryakizade Hasan Paşa ruhuna Allah rızası için Fatiha. Sene 1855 Kasım”
Mezar daha sonra buradan da kaldırılarak Çakırtepe mezarlığına götürülmüş ve orada da kaybolmuş. Mezartaşı yerine konulmamış, yıllar içersinde oradan oraya taşınırken o da kaybolmuş..
Aradan tam elli yıl sonra, Hocam Hasan Tahsin Kadıoğlu, geçmişte Tiryaki Hasan Paşa yazılı bir taş bulunduğunu duymuş. Paşanın “ben yalı uşağıyım” sözünü de bir yerde okumuş, İstanbul gazetelerinin birinde bir ölüm ilanında “Ünyeli Bahriye Mirlivası Tiryaki Hasan Paşanın ahvadından” ibaresini de görünce hepsini bir araya getirip bir makale yazmış ve bu Kanije Kahramanı Tiryaki Hasan Paşa dır diyerek paşayı meydandaki bu sahipsiz mezara yatırmış.
Oysa Hasan Tahsin Hocamın duyduğu başka bir Tiryaki Hasan Paşanın taşı idi, anlayamadı. Kanije Kahramanı Hasan Paşa, öldüğünde mareşaldi ve 1611 yılında ölmüştü. Bulunan mezar taşında ise yukarıda okuduğunuz gibi mirliva, yani tuğgeneral ve ölüm tarihi 1855 yazıyordu Nasıl olurdu da koskoca mareşal dört rütbe aşağı indirilerek 150 sene sonra Ünye’de mezara konurdu? Hocam bu farkı yakalayamadı.
Hocamın bahsettiği taş, Ünyeli Bahriye Mirlivası Tiryaki Hasan Paşanın taşıydı.
Hocamın bu makalesini okuyan zamanın akıllı bir belediye başkanı ve ileri zekalı danışmanı, (şimdi biri Ankara’da biri Ünye’de) hemen o sahipsiz mezarın başına bir kitabe yazarak başımıza bu belayı sardılar. Kitabeyi de yanlış yazdılar.
YANLIŞ KİTABE ŞÖYLE:
KANİJE KALESİ FATİHİ TİRYAKİ HASAN PAŞA.. 1611 YILINDA 1. SULTAN AHMET ZAMANINDA ÜNYE’DE VEFAT ETMİŞTİR. RUHUNA FATİHA
Tiryaki Hasan Paşa Kanije Fatihi değildir, müdafiidir (savunan)
Doğum tarihi 1521 dir. Ünye’de değil Budin’de, Budin Beylerbeyi iken vefat etmiştir, mezarı oradadır.
Bu mezarın yapılmasından yirmi, taşın görülmesinden atmış yıl sonra, Ahmet Kabayel, Ahmet Derya Varilci ve Harun Kırık’ın da yardımları ile atmış yıl önce mezarının başına dikilmeyip belediye deposuna kaldırılan mezar taşını da bulduk.
Mezar taşı şimdi Ortayılmazlar mahallesi Osmanağa Camii yanındadır. Herkes görebilir.
Elimizden gelen bu kadar.
Paşaları da getirecek halimiz yok.
Bırakın muhteremleri huzur içinde yatsınlar.
yasar.karaduman@gamil.com
Gelecek hafta yine paşalara devam..
1.Hasan Tahsin Kadıoğlunun Tiryaki Hasan paşa makalesi
2.Ünyeli Tiryaki Hasan Paşa Kimdir?
3.Barabaros Hayrettin Paşa da Ünye’de mi.