Eğer orta yerde güçlü, insanların hassas olduğu bir, ya da birkaç sorun varsa siyasetçinin işi kolaylaşır. Çünkü hiç arayıp, araştırmadan elinde, kullanabileceği malzeme hazır vaziyettedir. Geriye bu malzemeyi en iyi şekilde kullanmak kalır. Böyle durumlarda ajitesi en kuvvetli olan, en etkili propagandayı yapan, sorunu çözmeyi en inandırıcı ifade eden oy üstünlüğünü ele geçirir.
Şimdi soruyorum, bu seçimin en geçerli malzemesi nedir? Gördüğümüz ve de izlediğimiz kadarıyla Organize Sanayi Bölgesi’dir.
Hatta…15 gün önceki Ünye Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin bile en etkili malzemesi Organize Sanayi Bölgesi olmuştu. Oda’nın yeni iş başına gelen yönetimi, seçim çalışmaları sırasında eski yönetimi bu işi takip etmemekle suçlamış, oyları toplamıştı.
Şimdi bakıyorum da belediye başkan adaylarının hemen hepsi bu işe sarılmış görünüyor. Yine hemen hepsi ne yapıyor, ne ediyor bir yerinden lafı Organize Sanayi Bölgesi’ne getiriyor, “Mutlaka yapacağım” diyor, nutuk atıyor.
Aslında çok doğru… Ünye Organize Sanayi Bölgesi öyle orta yerde, sallanmaya bırakılan bir sorun olmaktan çıktı artık. Çünkü bu ilçenin gizli - açık 9-10 bin işsizi var. Bunların % 95’i 20 ile 35 yaş arasında, hayata bir yerinden tutunması gereken genç nüfus. Bu gençler kendilerine yetecek, insanca çalışma şart ve ortamı olan bir yerde çalışmak istiyor. İşini-aşını elde edip, evlenip, hayata karışmak istiyor.
Bu işsiz gençlerin içinde bulunduğu çaresizlik, aynı zamanda ailelerinin de çaresizliği. Ünye’deki 8 -10 bin aile işsiz çocuklarının, ya da ancak iş bulduğu takdirde gündelik işlerde çalışan aile reislerinin sıkıntısını taşıyor omuzlarında.
Bu işsizlik bir bela oldu artık. Bu bela mutlak surette aşılmalıdır. Sabah işsizlikle uyanıp, akşam sorunlar yumağında yatağa giren 8-10 bin aile rahatlatılmalıdır. Bunun böyle sürüp gideceğini düşünmek, ya da kömür-kabuk, makarna-bulgur dağıtarak halledildiğini sanmak topluma yapılan en büyük kötülüktür.
İşte bu yüzden Organize Sanayi Bölgesi Ünye’nin artık olmazsa olmazı haline geldi. Bu işsizlik belasının belini ancak orda kırabiliriz.
Belediye Başkan adayları, ama bu işsizlik gerçeğini gördükleri için, ama bu işsiz ailelerin oyunu almak için bu işe sarılmış görünüyorlar. Görünmesine görünüyorlar da, Organize Sanayi bölgesi için 20 yıldır söylenenden farklı bir şey söylemiyorlar. “Bu iş çok önemli… Yatırımcıyı ancak böyle getirir, işsizliğimizi böyle yeneriz.” türünden laflar, zaten edilip-durulan laflardı.
Sen belediye başkanı adayı olarak bu iş için, bu zamana kadar söylenenden farklı, yeni olarak ne söylüyorsun? Asıl önemli olan, yer sorununu nasıl çözeceksin? Bir izah eder misin?
Sadece izah etmekte yetmez. Diyebiliyor musun ki, “Ben seçilirsem bir yıl içinde Organize Sanayi Bölgesi yerini halledeceğim, üçüncü yılın sonunda da kurup, yatırımcıya sunacağım?”
Eğer dediğin süre içinde bu işi gerçekleştiremezsen “Yapamadım” deyip, istifa edeceğinin de sözünü verebiliyor musun?
“Evet ben bu sözü veriyorum?” diyorsan, yaz bir taahhüt, at altına imzayı… Sonra da çağır basını, açıkla kamuoyuna. Açıkla ki, sözüne, samimiyetine inanalım., sana oy verelim.