Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
22 Kasım 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
"Hamsi hem nimet hem de doktor..."
musakiroglu@mynet.com

Bizim Saraçlı’da bir aile var… Nüfusu kalabalık… 6 çocuk, anne-baba 8 kişilik bir aile…

Kiralık evde bodrum katta oturuyorlar. Ayda 80 TL kira veriyorlarmış.

 Ailede yetişkin tek bir çocuk çalışıyordu, amelelik yapıyordu bağda, bahçede, inşaatlarda…

 Bu çocukta birkaç ay önce askere gidince ailenin hiçbir gelir kaynağı kalmadı.

 Baba hasta, çok sigara kullandığı için ciğerlerinden rahatsız, çalışamıyor.

 Anne bulursa bağ-bahçede konu-komşuya günlüğe gidiyor.

 Çocukların tümü ilkokuldan, liseye kadar okuldalar.

 Aile Sosyal Yardımlaşma Vakfı’ndan yardım alıyor. Bazı hayırseverlerin de el altından yardım verdiğini biliyorum. Özellikle çocukların okumalarına katkı yapılıyor.

Geçtiğimiz Cumartesi günü aile reisi babaya rastladım yolda. Eve gidiyordu. Arabaya aldım.

 Bir elinde 3-4 kilo gelirdi hamsi poşeti vardı. Diğerinde ise; 8 ekmeğin bulunduğunu söylediği ekmek torbası…

 Hal-hatırını sordum.

 Öksürüyordu, art arda öksürüğü için de konuşma zorluğu çekiyordu. Durumuna şükrediyordu. Aynen şöyle dedi: “Allah bu günlerimizi aratmasın.”

 Şükretmeyi de şükredenleri de severim.

 Ama o anda içimden; “Allah Allah adama bak, bugünü nasıl ki, bugünleri aramamak için böylesine dua ediyor?”

Şuna sorayım bakayım, bugünü nasıl ki böyle dua ediyor diye geçti içimden.

 Dedim ki; “Bugününe böylesine duacı olduğuna göre demek ki iyisin, Allah ziyade etsin.”

“Mevla’ma şükürler olsun, iyiyim” dedi. Devam etti:

  “Cenabı Allah, rızkını kulundan esirgemez. Yeter ki kulu çıksın rızkını arasın. Bu sabah kalktım 5 kuruşum yoktu cebimde. Dışarıda da yağmur vardı. Hanım çayı hazırlamış, bilir misin bilmem yanına da büyük bir tava çalmaş yapmış. Çay-çalmaşla çoluk-çocuk karnımızı iyice doyurduk.

Sonra ben dışarı çıktım. Büyükcami’de öğle namazımı kıldım. Caminin karşısındaki parkın kenarında hamsi satılıyordu, kilosu da 1 TL idi. Ama param olmadığı için alemedğm. Hamsicide çalışanlardan birisi tanıdık, karşıdan beni görmüş, getirdi bu hamsiyi o verdi.

  Sonra Niksar Caddesi’nde tanıdık bir fırıncı var. Ona uğradım. Bende eskiden sağlıklı günlerimde fırında çalışırdım, oradan tanışıyoruz. Bu fırıncı akşamdan kalan ekmeği olursa saklar, bana ayırır. Bu ekmekleri oradan aldım.         Eve gidiyordum. Sen rastladın, arabana aldın. Hastayım, az biraz yük ağır geliyor. İyi ki de rastladın Allah razı olsun.

  Şimdi eve gidip hamsiyi büyük tencere buğulama yaparız. Çoluk-çocuk bol bol yer, karnımızı doyururuz.

 Hamsi hem karnımızı doyuruyor, nimetimiz… Hem de sağlığımızı koruyor, doktorumuz.

Bu sene erkenden ve bol çıktı, nerdeyse her gün yiyoruz. Şükürler olsun Mevla’ya…”

 Evinin yol ağzına geldiğinde indi. Evinin kapısına kadar bırakmak isterdim, ama araba girmiyordu ara yola.

     İki eli rızık dolu evinin yolunu tuttu. Biraz durdum, peşinden baktım. O an Somali geldi gözlerimin önüne, açlıktan ölen insanları hatırladım.

 Sonra ellerimi kaldırdım. “Öyle bir yerde yaşıyoruz ki, sabah kalktığında cebinde 5 kuruşu olmayan bir baba, 7 kişinin yaşadığı evinin rızkını                      parasız-pulsuz temin edebiliyor. Allah’ım, sonsuz şükürler olsun” dedim.

 

 



Bu Haber 2144 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI