Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
23 Kasım 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
38 yıl önce Trabzon, bugün Ünye...
musakiroglu@mynet.com

1973 yılında Trabzon’a yükseköğretim için gittiğimde öğrenci yurduna yerleşene kadar bir süre otelde kaldım.

 

          Bir iki gün otelde odada yalnızlık sonrası okuldan arda kalan zamanlarda kendimi dışarı attım. Daha çok merkezde Taksim Parkı’ndaki çay bahçesinde oturup çevreyi izlemeye başladım.

 

Önce çay bahçesinde çalışan bir garsonla tanıştım. Trabzon’da otelciden sonra ilk tanıştığım, sohbet etmeye başladığım insan bu garson oldu. Bu garson arkadaşım, bazı akşamları işi bıraktığında beni gezdirmeye Trabzon’u tanıtmaya başladı. Bu ara birkaç arkadaşıyla daha tanıştırdı beni, grup olup gezmeye başladık.

 

Birbirimize bir hayli alışmıştık, samimiyetimiz ilerledi. Garson beni evlerine davet etti. Evleri Faroz denen bölgedeydi. Bu Faroz bölgesi Trabzonspor fanatiklerinin yaşadığı genç nüfusu bol bir bölgedir. Ayrıca bu bölgede genç yaşlı herkeste müthiş bir Trabzon milliyetçiliği vardır.

 

Garsonların evi kalabalıktı. Babası, annesi, üçü kız, dördü oğlan yedi kardeşi ile birlikte yaşıyordu.

 

Baba ve evin dört oğlu birlikte oturduğumuz akşam yemeğinde uzun bir sohbet başladı. Sohbet dediysem de hemen hemen tek taraflı bir sohbetti. Evin babası konuşuyor, biz dinliyorduk.

 

Baba, bana; “Bak evlat üstüne alınma ama bu üniversite gençliği çok ahlaksız. Üniversite Trabzon’a açıldı ne ahlak kaldı, ne edep. Genç kızlar, oğlanlar yan yana kol kola çarşı-cadde dolaşıyor, bizim gençlere kötü örnek oluyorlar. Ben bazen Trabzonlu gençler görüyorum, onlar da kız oğlan bir arada dolaşmaya başlamışlar. Daha önce böyle bir duruma hiç rastlanmazdı bizim memlekette. Ama üniversite açıldı, bozulmaya başladık. Bu yüzden arkadaşlarla konuşuyoruz. Üniversitelileri sopa-kötek bir güzel dövmek için grup kurmaya çalışıyoruz.”

 

Ben hep sustum, babayı dinledim. Bazen katıldığım için, bazen de çok katılmadığım halde sözlerini doğru bulduğumu kafamı sallayarak kendisine göstermeye çalıştım. Ama; “Grup kurup üniversitelileri döveceğiz” demişti ya, bu sözü beni korkutmuştu. Ben de üniversiteliydim, bu yüzden sanki dayak yiyeceklerden birisi de benim gibi gelmişti bana.

 

         Bir süre sonra evden ayrıldım, otele döndüm. Otel katibi birkaç kişiyle oturmuş çay içip sohbet ediyorlardı. Davet ettiler, oturdum, otel katibi sohbet ettiği arkadaşlarıyla tanıştırdı. Hemen hepside civarda esnaf ya da esnaf yanında çalışanlardı.

 

         Bana nereli olduğumu, hangi bölümde okuduğumu falan sordular. Böylelikle ben de sohbete katılmış oldum. Onlara üniversite ve üniversite öğrencileri hakkında ne düşündüklerini sordum.

 

        Hemen hepsi, üniversitenin Trabzon için nimet olduğunu, ekonomisine çok şey kattığını söyledi.

 

        Kafam karıştı. Biraz önce misafirlikte babanın söylediği ile bunların söylediği yüzde yüz birbirinin zıddı sözlerdi.

 

        *****************          *****************

 

        Bugün artık ülkemizin her tarafında üniversite var. Ünye’de de 16 yıldan bu yana fakülte öğretim yapıyor. Bugün fakülte ve meslek yüksekokulu öğrencileri ile birlikte Ünye’de 2 bin 500 yükseköğrenim gençliği bulunuyor.

 

        Geçtiğimiz hafta Ünye’de bir dostumun düğününde bir grup arkadaşla sohbet ederken konu üniversite öğrencilerine geldi. İlginçtir; işi-gücü esnaflık olan arkadaşlar; “İyi ki Ünye’de üniversite öğrencisi var. Alışverişe bayağı katkıları oluyor. Keşki sayıları daha fazla olsa” derken… Emekli, ya da ücretli çalışan birkaç arkadaş ise; üniversite gençliğinin edep-ahlak yönünden zararlı olduğunu, Ünyeli gençlere kötü örnek olduğunu söylediler.

 

       Tam o sırada 38 yıl öncesine 1973 yılında Trabzon’daki ilk öğrencilik yıllarıma daldım-gittim. O gün Trabzon’da duyduklarımı bugün Ünye’de duymak enteresan geldi bana.

 

       Yalnız şunu söyleyeyim; Trabzon’daki o babanın dediği gibi kötek-sopa Trabzonlu kimse öğrencilere saldırı düzenlemedi.

 

       Ünye’de öyle olacak muhakkak… Öğrenciler kendi hayatlarını, Ünyeliler kendi hayatlarını yaşayacaklar.

 

 

 

 

 



Bu Haber 2115 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI