Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
30 Kasım 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Devletin bu çocuklara borcu var...
musakiroglu@mynet.com

Üniversiteyi matematik öğretmeni olarak bitiren bir akrabamla görüştüm dün.

Yaşı 28…Okulu bitireli 6 yıl olmuş. 6 yıldır öğretmenlik hayaliyle yaşıyor.

 

Diyor ki; “Sık sık rüya görüyorum. Rüyamda ise sınıfta öğrencilere ders veriyorum. Bir de rüyamda kendi kendime diyorum ki; çok şükür atandım, çalışmaya başladım.”

 

Bu rüyalar onun için umut oluyormuş. Öğretmenlikle tek bağının bu rüyalardan ibaret olduğunu söylüyor.

 

Milli Eğitim Bakanı bu ara bir açıklama yaptı. Atama bekleyen 200 bin öğretmenin ihtiyaç fazlası olduğunu, atanmalarının mümkün olmadığını söyledi.

 

Ayrıca Bakan şunu ifade etti; “Bu öğretmenler planlama hatası sonucu böyle çok sayıda mezun oldu, ihtiyaç fazlası doğdu.”

 

Bir de dedi ki; “Başka işe girip çalışsınlar.”

 

Ben de öğretmen kökenliyim. Milli Eğitim Bakanlığının çaresiz kaldığı durumlarda, çözüm üretme yeteneğini kullanmaktan vazgeçip nasıl böyle laflar söylediğini ilk kez duymadım.

 

Hiç unutmam 1988 yılında Milli Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel’di. Benim de mensubu olduğum Anavatan Partisi’nin bakanıydı.

 

Ankara’da bulunduğum bir sırada Ünyeli bir arkadaşıma rastladım. Yanında kızı vardı. Kızının öğretmenlik için başvurduğunu, ancak bir türlü atamasının yapılmadığını söyledi.

 

Aldım Milli Eğitim Batanlığı’na gittim. Ben arkadaşım ve kızı Bakan Güzel’in makamına girdik. Durumu anlattık.

 

Bakan aynen şöyle dedi: “Hesapsız-kitapsız ihtiyaç fazlası öğretmen yetiştirmişler. Bu tayini yapmamız imkansız.”

 

Aradan 23 yıl geçmiş bugünkü Milli Eğitim Bakanı da aynı şeyi söylüyor; “İhtiyaç fazlası…”

 

Allah aşkına bu çocuklar devletin bütün müdahalelerine rağmen kendileri istedi, hatta zorladı da öyle mi girdi devletin öğretmen yetiştiren okullarına?

 

Aksine devlet gösterdi, giriş puanlarını yayınladı. Puanı tutan çocuklar da gitti kaydını yaptırdı. Okudu, mezun oldular.

 

Burada bir hata varsa, bir planlama kusuru yapılmış da ihtiyaç fazlası öğretmen yetişmişse sebebi kim? Devletin, devletin ilgili kurumlarının ta kendisi değil mi?

 

İyi de devlet kendi hata ve kusurunun faturasını nasıl olur da bu çocuklara çıkarır?

 

Daha başında bu çocukların hayatını ve geleceğini böylesine nasıl karartır, perişan eder?

 

Bu hangi hukuk devletinde, hangi demokraside var?

 

Milli Eğitim Bakanı bu şekilde konuşacağına, bu çocuklardan özün dilemesi gerekmez mi?

 

Bir de başka işe girsinler önerisinde bulunmuş Sayın Bakan. Çocuklar iş bulsalar zaten girip çalışacaklar. Ama iş hani? Yukarıda bahsettiğim akrabam, ücretli ders vermek için bile iş bulamadığını söylüyor.

 

Bakan hiç kaçmasın. Planlama hatasıydı, başka işe girsinler gibi sözlerle işin içinden sıyrılmaya kalkışmasın.

 

Devletin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu çocuklara borcu var. Öyle “Saldım çayıra, Mevlâ’m kayıra…” demeye hakları yok.

 

Madem öğretmen olarak atayamıyorlar; bunlara iş bulma, bu çocukları öğretmenlik hak ve imkanları ölçüsünde işe yerleştirme görevleri var.

 

Aksi takdirde devletin yaptığı, yaşattığı bu durum vatandaşlarına karşı yaptığı haksızlıktır, zulümdür.

 

Bu haksızlık ve zulme son verecek olan da devletin kendisidir. 

 

 



Bu Haber 1867 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI