Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
2 Aralık 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bu kökler fındık neslini yok eder...
musakiroglu@mynet.com

5-6 sene önceydi, Çatalpınar Köyü’nden emekli abimiz Sn. Osman Çelik’i Çatalpınar’a bıraktığım bir gün; “Gel seni yeni imar yaptırdığım bahçeme götüreyim. Değişik bir uygulama yaptım bir gör” dedi. Devam ettik, Çatalpınar’ın Bazmanlı Mahallesi’ndeki bahçesine gittik. Daha görür görmez bahçe bana çok farklı geldi.

 

Osman Abi şaşkınlığımı hissetti, açıklama yaptı: “Bu bahçenin ömrü bir asra dayanmıştı. Fındık kökleri iyice yaşlandı, içten içe çürüdü, mantarlaştı. Dalları artık besleyemez durumdaydı. Dolayısıyla verim hızla üşüyordu. Bahçede gençleştirme yapmam gerektiğine karar verdim, eski dalları kestirdim, bütün yaşlı kökleri söktürdüm. Yeni sürgünleri bıraktım, onlar yetişip fındık verecek” dedi.

 

Ben her ne kadar fındıkçı bir aile çocuğu olsam da bağ-bahçeden öyle çok anlayan birisi olmadığımdan Osman Abi’nin anlattıklarının doğruluğu ya da yanlışlığı konusunda bir görüş belirtemedim.

 

Çatalpınar dönüşü yol üstü yaptım, Orta Saraçlı’ya annemi ve o sırada sağ olan babamı ziyarete çıktım.

 

Babama Osman Abi’nin bahçesinde yaptığı işi anlattım. Dinledi, dinledi, dedi ki; “Osman Bey, akıllı adamdır. İşini bilir. Şu anda fındık bahçelerinin % 70’i yaşlandı. Yaşlı kökler artık ne yeterli ürün veriyor ne de kaliteli ürün… Sökülüp, yaşlı bütün bahçelerin gençleştirilmesi gerekiyor.”

 

Babama; “O halde millet niye duruyor, bahçelerini sökmüyor?” diye sordum.

 

Verdiği cevap ilginçti ve çok mantıklıydı. Herkesin Osman Abi gibi emekli maaşlı ve birkaç bahçesinin olmadığını, geçinmek için tek parça bahçesine mahkum yaşadığını, bu yüzden söküp yeni dalların verime geçmesi için 5-6 sene beklemesinin imkansız olduğunu söyledi.

 

Babamın vurgu yaptığı nokta çok önemliydi ve bu durumda bahçe söküp gençleştirme yapmak çok zor görünüyordu.

 

Geçen hafta bizim bahçede fındık bahçalatırken gördüm. Ocak içinde eski kökler birleşmiş blok olmuş… Çoğu da içten içe çürümüş mantarlaşmıştı. Sökmeye kalksak ocakta dal kalmıyordu. O kökleri aynen öyle bırakıp işimizi bitirdik. Ama yaptığımız iş tabiri caizse hikayeydi. Bu köklerle bu iş nereye kadar gidebilirdi ki…

 

Dün bizim gazetede Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turan Karadeniz’in, “Fındık bahçeleri modernize edilmeli” başlıklı haberini okuyunca işin vahametini çok iyi anladım.

 

Sn. Karadeniz haberde, fındık bahçelerindeki yaşlanmaya, buna bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklı yaşlı köklere dikkat çekip, bahçelerimizden almamız gereken verimin ancak beşte birini aldığımızı dile getiriyordu.

 

Şöyle diyordu; “Eğer gerekli modernizasyon gerçekleştirilmiş olsa bir dönüm alandan 300 kg fındık alınabilir. Ama Ordu ilinde şu anda bir dönüm alandan ortalama 60 kg fındık alınıyor.”

 

30-40 yıl önce bir dönüm alandan 200 kg fındık alındığı konuşuluyordu büyüklerimiz tarafından. Demek geçen sürede bu rakam 60 kg’a kadar düşmüş.

 

Bu da demek oluyor ki; bahçelerimizdeki verim hızla eriyor… Tükenişe doğru sürükleniyor.

 

Tek çaresi; bir an önce gençleştirme yapılması…

 

İyi de rahmetli babamın dikkat çektiği sebepler yüzünden üreticilerin bahçelerde gençleştirme yapması… Bir kaçının imkanı elverse de ekseri üreticinin gençleştirme yoluna gitmesi imkansız gözüküyor.

 

Devlet, gençleştirme yapılan bahçelerde dönüm başı destekte bulunacak ki, üretici de sökümü göze alsın.

 

Bu iş devletin, devletin ilgili kurumlarının devreye girmesiyle olabilecek bir iş… Aksi takdirde bu köklerle fındıkta üretim düşer… Düşer… Nesli de çok geçmez yok olur.

 

Eğer dünyanın fındık üretiminin % 75’ini tek başına üreten ülkeysek… Bu nedenle fındık ülkemiz için milli ve stratejik bir ürünse… Tarım ürünlerimiz içinde tek başına diğer ürünlerin toplamından çok daha fazla döviz getiriyorsa fındığın kökü kuruyup yok olmadan işin çaresine bakılmalı…    

 

 

 

 

 



Bu Haber 2203 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI