Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
9 Aralık 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Beyinler, bozulan ezberlerle özgürleşir
musakiroglu@mynet.com

Esir etmenin en sağlamı, en garantilisi insanları bedenlerinden değil beyinlerinden esir etmektir.

 Bedenlerinden esir edilenler zorlamayla esir edilirler. Bunlar kaçıp kurtulmak için sürekli fırsat arar fırsat gözlerler.

 Ama beyinlerinden esir edilenler öyle değildir. Kendilerini esir alanlara inanmış, adeta tapmışlardır. Kraldan çok kralcı olmuşlardır.

 Demokrat olmayan ya da demokrasisi yeterince gelişmemiş/geliştirilmemiş ülke rejimleri yönetimdeki kalıcılıklarını, yönettikleri insanlara yukarıdan aşağı pompaladıkları hamasi düşünce ve ideolojilerle sağlamaya çalışırlar.

 Bu düşüncelerin kılıfı ise daha çok milliliktir, dindarlıktır. Çünkü her iki olgu da insanların en zayıf noktalarıdır.

 Bugün böyle bir yazıya niye gerek duydum? Önceki günkü yazımda AK Ordu Milletvekili İhsan Şener’in, Kurtuluş Savası diye bir savaşın aslında yapılmadığını, şehitlik diye gösterilen yerlerin ise daha çok sembolik şehitlikler olduğunu söylemesi üzerine başlaması muhtemel tartışmaya dikkat çekmiştim.

 Şener’inki bir iddia, külliyen doğrudur ya da yanlıştır. Ya da bir kısmı ile doğrudur ya da yanlıştır. Bütün bunlar tartışılabilir. En azından ben ya da birileri böyle düşünüyor; tartışılabilir, tartışılmalıdır diyoruz.

 Bunu, İhsan Şener’in düşüncelerine katıldığım için değil, resmi tarih bilgisinin içindeki bazı yanlışların ortaya çıkartılmasını gerekli gördüğüm için istiyorum.

 Bunu da özgür düşünmenin, demokrat/aydın olmanın en asgari ölçüsü olarak görüyorum.

 Önceki günkü yazım üzerine e-mail adresime bazı okurlardan mesajlar gelmiş. Baktım bu mesajlarda üç kategori göze çarpıyor.

 Birincisi; “Zinhar… Kurtuluş Savaşı tartışılamaz, tartıştırmayız” diyenlerin mesajları.

 İkincisi; “Kurtuluş Savaşı; İslam dininden kurtulmak isteyen dinsizlerin savaşıdır” diyenlerin mesajları.

 Üçüncü gruptakiler ise; benim gibi, bu ülkede doğru bilinen ancak yanlış olan bütün gerçeklerin ortaya çıkartılması için tartışmanın önemine dikkat çekenlerin mesajları.

 Birinci gruptakiler kendilerini “Kemalist-Atatürkçü görenler”… Bunların mesajlarının hemen hepsinde küfür de içeren hakaretler yapılmış şahsıma.

 İkinci gruptakiler ise kendilerini; bu birinci gruptakilerin zıddı olarak gören dindar olduğunu iddia edenler… Bunlar, “Ne tartışmasından bahsediyorsun. Milleti oyalama. Dinsizlerle ne tartışılacakmış” diye uyarı çekmişler bana.

 İşte işin püf noktası burası…

 Atatürk adının kullanıldığı ama Atatürk’ün tasvip etmesi asla mümkün olmayan esir beyinler bir tarafta…

      Müslümanlığın kullanıldığı ama İslam dini ile asla alakası olmayan esir beyinler diğer tarafta…

 Bunlar kendi düşüncelerine kendi doğrularına öylesine inanmış/inandırılmış ki fırsatını bulsalar karşısındakileri kör testere ile doğrayacak hale gelmişler.

 Bu insanların bulundukları durumdan, düşürüldükleri kör kuyulardan kurtulması ülkemizdeki gerçek aydınlanma için çok ama çok önemli.

 Bu yüzden tartışmak gerekiyor. Üstten aşağı pompalanmış, beyinleri dumura uğratmış ‘ezber’lerin bu yüzden bozulması gerekiyor.

 Çünkü ezberler ne kadar bozulursa beyinler o derece özgürleşir…

 

 



Bu Haber 2575 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI