Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
24 Aralık 2011 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Paris'te tanıştığım Ermeni papaz ne dedi?
musakiroglu@mynet.com

2007 yılında Paris’te bulunduğum bir sırada özellikle zaman ayırıp boşluk yarattım ve Ermeni Anıtı’nı görmeye gittim.

 

Görmek isteyişimin nedeni ise; anıtta millet olarak Türkler mi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti mi, yoksa soykırım yapıldığı iddia edilen 1915 yılının Osmanlı İmparatorluğu mu suçlanıyordu, bunu merak etmemden kaynaklanıyordu.

 

**************         ************

 

Ben ta başından beri bu Ermeni meselesi ile ilgili olarak iki soruya cevap aradım.

 

Birincisi; Ermenilerin soykırım iddialarının arkasında toprak ve tazminat isteği mi var?

 

İkincisi ise; Bunlar kimi suçluyor, Türk Milleti’ni mi, Türkiye Cumhuriyeti’ni mi yoksa Osmanlı İmparatorluğu’nu mu?

 

Birinci soruya çeşitli kaynaklardan ve çevrelerden cevap aradım. Ancak bir türlü net bir cevap alamadım.

 

Olaya siyasi bakanlar; “Bunların asıl maksadı soykırım falan değil, bunun üzerinden toprak ve tazminat talep etmek” diyorlar.

 

Görüştüğüm ve olaya hukuk cephesinden bakan avukatların bir kısmı toprak ve tazminat isteyebilirler derlerken, bir kısmı hukuken böyle bir talebin mümkün olmadığını söylüyorlar.

 

Diğer taraftan birebir görüştüğüm, yazılarını okuduğum, televizyonlarda dinlediğim akademisyenler ise; ağırlıklı olarak toprak ve tazminat talebinin mümkün olmadığı yönünde görüş belirtiyorlar.

 

Gelelim ikinci merak ettiğim maddeye; İddiacı Ermeniler kimi suçluyorlar?

 

***************           ***************

 

Gelelim soykırım iddiasında ikimi suçluyorların cevabına; Türkiye’de hemen herkes Türkiye’yi ve Türk Milleti’ni suçladıklarını biliyor.

 

Ama Paris’teki anıtta Osmanlı İmparatorluğu’nu suçluyorlar. Bir parça yabancı dilimle öyle okuyup, öyle anladım.

 

****************          ****************

 

Paris’teki anıtın bulunduğu kavşaktan uzaklaşırken yolun hemen karşısında Ermeni Kilisesi gördüm. Merakımı cezp etti. “Herhalde bu anıtı koruyordur” diye geçirdim içimden… Kilise tarafına kaldırıma geçtim. Kilisenin kapısına baktım kapalıydı. Binanın yan tarafından arka tarafındaki alana geçen aralıktan yürüdüm. Bir de ne göreyim, arka bahçedeki kameriyenin camında Çaykur’un çay paketi var.

 

Birden bir Türk, bir hemşeri görmüş gibi sevindim, heyecanlandım.

 

Biraz daha yürüdüm, kameriyenin önüne geldim. Bir ses; “Hoş geldiniz” dedi.

 

Şaşırdım, sesin geldiği yöne döndüm. Kendisinin kilisenin papazı olduğunu söyleyen birisi benim Türk olduğumu anlamış, “hoş geldiniz” demiş.

 

Bu nasıl olmuş? Papaza sordum; yüzümdeki bütün sevgi, tebessüm ve sıcaklıkla Çaykur paketine baktığımı gördüğünde Türk olduğumu anladığını söyledi.

 

Sonra davet etti, Türk çayı demledi. Sohbet ettik. Bayağı konuştuk. Türkiye’de çalışmış emekli olmuş. Gelmiş bu kilisede dönüşümlü olarak gönüllü papazlık yapıyormuş.

 

Yukarıda belirttiğim iki soruyu O’na da sordum.

 

Verdiği cevap ilginçti. Dedi ki;

 

“Ne Ermeni-Türk Meselesi var, ne Ermenilerin ciddi ciddi inandıkları ya da iddia edikleri soykırım… Sadece menfaat var. Bu menfaat Ermenilerin değil, başta Fransa olmak üzere Ermeniler üzerinden sürdürülen bir menfaat. Biz Ermeniler olarak güçsüzüz, olara muhtacız, onlar da bunu gayet iyi kullanıyorlar. Türkiye, zayıf ülke Avrupa’ya, Amerika’ya muhtaç, bunu da gayet iyi kullanıyorlar. Yoksa Ermeni, Türk, soykırım kimin umurunda… Ah iki millet olarak bir bunu bilsek…

 

Bu işten sıyrılmanın yolu Türkiye’nin güçlenmesinden, bunlara olan muhtaçlığının sona ermesinden geçiyor.”

 

Ermeni papaz bu söylediklerinde ne kadar samimi midir? Bunu bir kendisi bir de Allah bilir…

 

Ama şu var ki; söyledikleri çok doğru.

 

Ülkemizin bütün bu emperyalist oyunlardan kesin ve kati sıyrılabilmesi için güçlenmek, güçlü millet, güçlü devlet olması gerekiyor.

 

Yoksa daha çook büyükelçi çeker, kızgınlığımız geçer geri göndeririz.

 

 



Bu Haber 2721 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI