Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
12 Ocak 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Lisanslı depoculuk üzerine...
musakiroglu@mynet.com

Dünkü “Kusurun büyüğü kimde? başlıklı yazımın bir bölümünde, fındıkta yaşanan depolama sıkıntısı ve acil para gereksiniminden dolayı üreticinin ürününü erkenden satma zorunluluğunun ortadan kaldırılmasının ancak lisanslı depoculukla mümkün olduğuna dikkat çekmiştim.

Bunun üzerine bazı okurlarım lisanslı depoculuğun da ülkedeki birçok kurum gibi işe yaramayan, sıkıntıyı ortadan kaldıramayacak bir sistem olduğunu belirtmişler. Hatta daha da ileri gidip; bunun fındık üreticisini soyup sömürmek için sinsi bir tezgah olduğunu ifade etmişler.

Söylediklerinde ne kadar doğrular ya da haklılar örnekleyerek bir bilgi vermemişler. Ancak ben bu yazımda bu işi biraz anlatmak istiyorum.

Nedir bu lisanslı depo işi?

Lisanslı depoculuk lafını ben ilk kez bu işin kanunun çıktığı 2005 yılında duymuştum. O yıllarda yazılanlardan da ne olduğu ile ilgili bilgi sahibi olmaya çalıştım. Anladım ki özellikle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyada birçok ülke lisanslı depoculuk sistemini kurmuş.

Aslına bakılırsa bu tür depoların kurulması, işlemesi üretici ve ekonomi için çok önemli. Lisanslı depolar ürün sahiplerinin ürünlerini güvenli şekilde, kalitesi bozulmadan saklamalarına… Depoların ürün karşılığı verecekleri belge ile bankalardan kredi almalarına, ürünü depodan çıkarmadan satmalarına imkân veriyor.

Ayrıca ürünün bol olduğu zamanlarda, tamamının aynı anda piyasaya sürülerek, fiyatları aşağıya inmemesi için belli süre stoklanmasına fırsat yaratıyor.

Tarım ürünleri için son derece gerekli

Ama sistemin işlemesi için önce depoların kurulması gerekiyor. "Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu" 17 Şubat 2005 tarihinden bu yana yürürlükte ama ortada henüz "lisanslı depo" yok.

Kanun hükümlerine göre en az 1 milyon TL sermayesi olan anonim şirketlere depo kurma ve işletme hakkı tanınıyor. Depo kuracaklar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan izin alıyor. Depolayabilecekleri ürünlerin rayiç değerinin yüzde 15'i kadar bakanlığa teminat vermek zorundalar.

Bunları yaptıktan sonra bu anonim şirketler depo inşa ettiriyor veya kiralıyorlar. Sonra da tarım ürünlerini belli bir ücret karşılığı depoda saklamaya başlıyorlar.

Üretici, ürününü depoya teslim ettiğinde depo işletmesi kendisine ürün kalitesini, miktarını gösteren bir "ürün senedi" veriyor. Üretici bu ürün senedi karşılığı depoda duran malını teminat göstererek kredi alabiliyor. Borcunu ödeyemezse de banka depodaki ürüne el koyarak, alacağını tahsil ediyor.

Üretici banka yerine bu senedini başkalarına ciro edebiliyor. Böylece depoda duran ürün, kâğıt üzerinde satılmış oluyor. Ürün senedi kimin üzerinde ise depodan ürünü o alabiliyor.

Sistemin kurulup çalışması hiçte kolay değil

Bu sistemin işleyebilmesi için, (1) Üretim merkezlerinde yeterli hacimde lisanslı depo olması gerekir. (2) Tarım üreticisinin depolanabilecek, bu depoları ayakta tutabilecek ölçüde üretim yapması gerekir. (3) Bankaların, ürün senedi karşılığı tarım ürünlerini kredilemesi gerekir.

Kanunun çıktığı 2005’ten bu yana hala kurulması için gerekli adımların bir türlü atılmadığı lisanslı depoculuk sisteminin kurulması bir yana, bir de bu üç maddedeki koşulların sağlanması çok önemli.  

Özetle, "lisanslı depoculuk" sistemi çok yararlı ve gerekli bir sistem. Ancak, bizim fındıkçılarımızın derdine kısa sürede çözüm getirecek bir sistem gibi görünmüyor. Çünkü dünkü yazımda da belirttim, bu iş için en başta ülkemizin bir numaralı sivil toplum kuruluşu olan ziraat odalarının yeri göğü inletmesi gerekiyor, ama nerde…

 

 

 

 



Bu Haber 2368 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI