Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
16 Ocak 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
19 Mayıs bayram mıdır, anma günü mü?
musakiroglu@mynet.com

1960'lı yılların 2. yarısında başladığım ortaokul birinci sınıfta sıkı bir beden eğitimi dersiyle karşılaştım.

Dersin hocası Ali Kayadelen adında sevdiği-tuttuğu öğrenciyi koruyup-kollayan,sevip-tutmadıklarını ise elinden eksik etmediği sopasıyla ha bire haşlayan dengesi pek sağlam olmayan birisiydi.

Kara don, beyaz atlet eksikliği…(Bugünkü gibi öyle eşofman falan yoktu bizim zamanımızda, kıçımızda karadon, üstümüzde askılı atletle yapardık beden derslerini) Saçın niye uzun hesabı… Kasadan atlayamadın, minderden sıçrayamadın, falan-filan bahaneleri yüzünden çok sayıda arkadaşım gibi ben de çok sopasını yedim Ali Hoca'nın.

Hele 19 Mayıs Bayramı'ndaki gösteriler için başlayan hazırlık dönemi… Aman Yarabbi tam bir Çin işkencesiydi yaşadıklarımız.

Kış sonu soğuklarının sürdüğü Nisan ayı içinde start alan, Mayıs ayı içinde dozu iyice artan 19 Mayıs Bayramı'na hazırlık çalışmaları sırasında telef olurduk adeta…

Saatler süren hareketler sonrası terler, terimizi akıtmak için de koşar Yalı'da soğuk denize girer, tiril tiril titrer… Üşütür, kön kön öksürürdük. Çok sayıda yatağa düşen, zatürre olan arkadaşlarımız olurdu.

3 yıl ortaokul, üç yıl lise 6 yıl boyunca en nefret ettiğim ders beden eğitimi ve 19 Mayıs hazırlığı olmuştur.

Neden hiç kimse sorgulamaz… 23 Nisan Çocuk Bayramı için hazırlanan ilkokul çocuklarına, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı için ortaokul, lise çocuklarına çektirilen eziyeti kimse neden hiç dile getirmezdi ki?

1977'li yıllarda Trabzon'da gazetecilik yaptığım yıllarda 23 Nisan ve 19 Mayıs bayramlarını dışardan izleme-gözlemleme imkanım olmuştu. Meğer dışarıdan bakıldığında çok daha net görülüyormuş öğrencilerin çektiği ızdırab... O zaman bunu daha iyi anladım.

Hele soğuk bir gündü Trabzon Sağlık Koleji kızlarının üstüne giydirilen parşömen kağıdından avuç içi kadar elbiselerle 19 Mayıs Bayramı'nda gösteriye sokulmaları ve binlerce izleyicinin önündü ezile-büzüle, zangır zangır titreyerek yaptıkları gösteriyi izlediğimde; "Bu nasıl bir gösteri, bu nasıl bir işkencedir böyle?" diye isyan edip sorumluların cezalandırması için imza kampanyası düzenlemiştim.

Topladığım imzaları Trabzon Valisi'ne teslim etmek istediğimde Vali; "Yoksa sen 19 Mayıs'a karşı mısın?" diyerek, nasıl terslemişti beni.

19 Mayıs'a karşı değilim, 23 Nisan'a, 30 Ağustos'a, Cumhuriyet'in ilanına, hiç birine katiyyen karşı değilim. Bunlar ve diğerleri, hepsi bu milletin tarihindeki kilometre taşlarıdır. Her birinin çok büyük önem ve anlamı vardır.

Ama bu değerlerin anlam ve önemini anlatıp kavratmaktan çok, şekilciliğe dökülmesine… Çocukların, gençlerin şekilci bayram hazırlıklarında bedenlerinin, ruhlarının ve zamanlarının harcanmasına şiddetle karşıyım.

Kaldı ki tarihimizdeki böyle her kilometre taşının bayram ilan edilmesine de karşıyım.

Bu milletin asıl bayramı 30 Ağustos Zafer Bayramı'dır. Bugün Asker Bayramı olarak kutlanan bu bayramı askeri, öğrencisi, genci, yaşlısı, kadını, erkeği herkes tarafından topyekün bayram olarak kutlanmalıdır.

Gelelim Milli Eğitim Bakanlığı'nın 19 Mayıs'ı statlarda kutlamak yerine okullarda anlam ve öneminin anlatıldığı programlarla kutlanması kararına…

Geç kalınmış olmasına rağmen çok yerinde bir karar olarak karşılıyorum. 

NOT: Yazımı yazdığım sırada değerli dostum Sn. Rasim Öndersev aradı. 'Rauf Denktaş'ın ölümü üzerine bayrakların yarıya inmesi gerekmez miydi?' dedi. Ben de inmesi gerektiğini söyledim ama bayraklar yarıya inmemişti. Merhum Rauf Denktaş, öyle sıradan bir Türk büyüğü değil ömrünü, bütün dünya tarafından görmezden gelinen, izole edilmek istenen Kıbrıs Türk'ü ve ülkesi için harcamış, tüketmiş bir büyüğümüzdü. Benim içimdeki değeri de büyük, yası da… Allah kendisinden razı olsun, rahmetiyle muamele eylesin.



Bu Haber 1809 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Sen nasıl duydun... Tarih : 16 Ocak 2012 / Pazar Üye Adı :Musa Ö. Kıroğlu
Sevgili okurum, Ben prensip olarak aslında bu tür yorumlara cevap vermem, lafı-sözü sığ olan kişilerle polemiğe girmem. Sana bir tek şey söylemek istiyorum; hadi beni duyacak kimse kalmadı da sen nasıl oldu da duydun o halde?
Başlık : rauf Denktaş Tarih : 16 Ocak 2012 / Pazar Üye Adı :saim
Musa bey bayramlar birleştiricidir toplumun mozaikleridir ulusal bayramlar Dini bayramlarda tolumu ve aileyi birleştirir yıllar önce fark etmeni hayret ettim her nedense iktidarın her değiştirmek istediğni siz önceden fark ediyorsunuz bu becerinden dolayıda tebrik ederim ınuttun kıprısdaki reform ve tasfiyeyi Denktaşı da iktidar silmişti tüm ulusalcılarla beraber aman dikkat et göze gelmeyesin sesini duyacak fazla kimse kalmadı büyük cami imamından başka.. selamlar
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI