Türklerin bir çok başka uluslardan farkı fethedilen topraklarda, o topraklarda yaşayan insanlarla beraber yaşamaları, onlarla kaynaşmaları, onlar gibi olmaları, onlarla beraber olmalarıdır.
Habeşistan’dan Viyana’ya kadar giden öyküsünde kahvenin adı Türk’ün adıyla anılır.
Türkler 400 yıldan beri bu coğrafya da dostlarıyla kahve içerler.
Bir fincan kahvenin bu coğrafyada 400 yıllık hatırı vardır.
400 yıl önce sömürgecileşme ve sömürge kaynaklarını kullanarak sanayileşme-zenginleşme-kalkınma ve modernleşme fırsatlarını kaçırmış olan Türkler için 20. yüzyıl kendi öz kaynaklarını kullanarak sanayileşme-zenginleşme-kalkınma-modernleşme için olağanüstü bir mücadele yüzyılı oldu.
Türkler akıllı olmak zorundaydılar.
Türkler çok çalışmak zorundaydılar.
Türkler zamanla yarışmak zorundaydılar.
20. yüzyılın sonlarında ise ülkenin sanayileşmesini tamamlamışlardı, gözle görülür bir zenginleşme ve kalkınma fark ediliyordu, günün birçok çağdaş ekonomik, teknolojik, sosyolojik sistemlerini kurmuşlardı ve hızla modernleşiyorlardı.
Çılgın Türkler olağan üstü bir azim ve cesaretle Avrupa’nın 4 yüzyılda yaptığı gelişmeyi 1 yüzyılda gerçekleştirmeyi başarmışlardı.
Bugün yine yukarıda anlattığımız tarih ve coğrafyada muazzam bir hareketlilik var.
Yeni yüzyılın getirdikleri; Yetişmiş insan kaynakları, yeni ticaret yolları, yeni dünya düzenleri
Coğrafyanın imkanları: Dünya karalar topluluğunun tüm dünyada ulaşılabilinecek en uygun bir merkez noktasında bulunmak
Asya’ya, Avrupa’ya, Afrika’ya yakınlık
Avrupa’nın eğitimli insan, kültür ve teknoloji zenginlikleri
Asya’nın yoğun nüfus zenginlikleri
Afrika’nın uçsuz bucaksız doğal zenginlikleri
Dünyanın yeni enerji kaynakları; Rus-Türkistan-İran petrol ve doğal gaz kaynaklarına yakınlık.
Bu jeolojik, ekonomik, sosyolojik, psikolojik faktörleri kullanarak yaratılacak global sentezler Türkleri ve yaşadıkları coğrafyayı bugün içinde bulundukları yalnızlıklardan ve yoksulluklardan kurtarabilir.
Türkler yeniden evrensel düşünmek zorundadır
Türkler bu insanlarla yeniden bir ve beraber olmak zorundadır.
Türkler bu bölgelerin ve toplumların sorunları ve çözümleriyle ilgilenmek zorundadır.
Türkler yeniden ellerine geçmeye başlayan bu fırsatlarla non emperyal birliktelikler yaratmak için çaba göstermek zorundadır.
Türkler dostlarına ve düşmanlarına yardım edebilmek için zengin ve güçlü olmak zorundadır.
Türkiye artık yeni ve büyük bir Türkiye olmak zorundadır.
Saygılarımla.