Önceki gün bizim gazetenin manşet haberinde Ordulu Hemşerimiz Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın bir açıklaması yayınlandı. Bakan Günay Ünye’ye geldiği sırada yaptığı bir açıklamasında diyor ki; “Ünye’ye torpil yapıyoruz”
Ben bu haberin başlığını okuyunca, “Yok ya, neymiş bu yapılan torpil?” diye, merakla haberi baştan sona okudum. Baktım sadece bir cümlelik torpil açıklaması var. Ancak yapılan torpil neymiş, bir kelimelik de olsa örnek yok.
Bunun üzerine ayrıca araştırdım, sordum öğrendim ki; Bakan Bey, bırak torpili bir önceki Bakan döneminde Ünye Kalesi’nde başlatılan restorasyon ve bakım çalışmalarını da durdurmuş.
Bir de bu işle ilgili olarak aklıma, Belediye Başkanı Ahmet Arpacğıoğlu’nun geçen gün yaptığı bir açıklaması geldi. Ahmet Bey, o açıklamasında Kadılar Yokuşu’nda restorasyon ve düzenleme yapılması için ihale yapıldığını söylüyordu. Bunun üzerine “Sakın burada bir torpil yapılmış olmasın, Ünye’ye asıl torpil burada yapılmasın, bir bakayım” dedim”
Bu işi de araştırdım, bir de ne göreyim, ne restorasyonu, ne düzenlemesi… Ortada hiç öyle bir ihale falan yok. Yapılan iş, sadece bu bölgede yapılması düşünülen bir çalışma ile ilgiliymiş. Bu da, burada yapılması düşünülen işin projesinin ihalesiymiş. Yani şu meşhur, “Tavşanın suyunun suyu” hikayesi yani. Ahmet Başkan da o açıklamasında, ne de güzel yutturmuştu herkese Kadılar Yokuşu’nu restore ettiriyoruz diye. Şimdi ortaya çıktı işin aslı neymiş.
Gerçi Ahmet Bey’i artık tanıyor, biliyoruz. Böyle olmadık şeyleri yapmış gibi gösterip, ikide bir “İlkleri yaptık” der durur. Buna alıştık da, ben Ertuğrul Günay’ı ilk milletvekili seçildiği 1977’den beri tanır, takip ederim. Siyasette hep dürüst, adam gibi adam tavrı göstermiş ender bir kişilik olarak görmüşümdür kendisini.
Ne oldu sahi bu Ertuğrul Günay’a, nasıl değişti böyle? Yoksa AK Partili olmak mı bozdu Sn. Günay’ı? Çünkü AK Parti’de bu tür atmalar, palavralar bol miktarda bulunur.
Örnek mi diyorsunuz? O kadar çok ki? Bir kaçını sayayım bakın: Hani nerde demiryolu, hani nerde doğalgaz, hani nerde limanın büyütülüp-genişletilmesi, hani nerde dünya çapındaki petrol rafinerisi, hani nerde Ünye-Niksar Duble Yolu, hani nerde bu zamana kadar on kere biteceği söylenen çevre yolu, hani nerde asfalt şantiyesi, hani nerde iş merkezi, hani nerde Ünye’ye selam duracağı söylenen 25 bakan… Nerde… Nerde…
Rahmetli babam, AK Parti’nin birinci seçiminde büyük bir heyecan ve istekle bu partiye oy vermişti. Bana da “Sen ne yaptın, verdin mi?” diye sormuş, Ben de “Yok baba vermedim, ben bunlara pek güvenmiyorum” demiştim. Rahmetli bana belli etmemeye çalıştı, ama kızmıştı sanki o zaman.
Aradan dört sene geçmişti. Yeni seçimler yaklaşıyordu. Bir akşam oturduk, konuşuyorduk. Sordum kendisine “Baba ne yapacaksın, AK Parti’ye mi oy vereceksin yine?” dedim.
“Yok oğlum, daha bunlara oy vermem” dedi. Ve devam etti, “Hay elim kırılsaydı da birincisinde de vermeseydim. Çünkü bunlar çok yalancı çıktı. Ünye’ye verdikleri hiçbir sözü gerçekleştirmediler”
Bu gerçeği gören babacığım artık bu dünyada yok. Onlardan, verdikleri bir sürü sözün alacaklısı olarak, bu dünyaya veda etti. Ama maalesef atanlar, yalan-yanlış konuşanlar, atmaya ve yalan-yanlışlarına devam ediyorlar.