2 Şubat 2012 Pazar
MUHAMMET KIŞLA
Üstelemek Başarının Temel Unsurudur

“Batan güneş için ağlayın, yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin” demiş Dale Carnegde. Bu söz Ünyespor’u anlatmaya yeter de artar bile. Ligin ilk yarısında en azından galip gelemesek te yenilmez, yıkılmaz, taş gibi bir takımımız vardı. Ama, o güneş battı şimdi. Yenisi ne zaman doğar onu bekleyip göreceğiz.

Fethiyespor karşısında yenilgi kaçınılmaz olmuştu zaten. Ama, koca sezonda Ünyespor ilk defa bir maçta 3 gol birden gördü kalesinde. Bu durum bize nereyi işaret ediyor belli. Bozulan geri dörtlüyü tabii ki. Niye bozuldu, nasıl bozuldu? Ya da kim bozdu? Bunlar cevabını arayan sorular ama bu konularda zaman zaman açıklamalar yapılmadı değil.

Şu aşamada Ünyespor için pembe bir tablodan bahsetmemiz mümkün mü? Bugün geldiğimiz noktada puan tablosuna baktığımız zaman ligden düşecek takımlar arasında Ünyespor var mı, yok mu? Gerçekler ürkütücü gelebilir. Ligin ikinci yarısının başındayken bizim tablomuz bu. Bu tabloyu değiştirmek için önümüzde ligin başındaki kadar uzun bir süreç maalesef yok. Her geçen hafta aleyhimize işliyor.

Ünyespor takımının iskeleti bozuldu dediğimiz zaman kendimizi mi kandırdık diyorum. Şimdi bozulmadı desek ne kadar inandırıcı olabiliriz. Bunu söylemek dile, yazmaksa kaleme ihanettir. Maalesef kale başta olmak üzere sarsılmaz, yıkılmaz dediğimiz savunmamız maalesef dağıldı.  Savunma bloğunun bozulmasında inisiyatif giden futbolcuların mıydı? Ben buna çok katılmıyorum. Futbolcu gideceğim diyorsa, kalması için bir şeyler yapılabilirdi. Bu konuda Namık Hoca ne yaptı, bu da önemli. Savunmamızda en son istikbal vaad eden Uğur Bulut’ta gitti. Elde tutulamaz mıydı? Çok mu zordu? Futbolcu disiplinsiz davrandı ise cezalandırırsın mutlaka. Bir futbolcuyu gözden çıkarırken Ünyespor kulübünün menfaati ne kadar hesaba katıldı? Daha doğrusu bindiğimiz dalı kestik mi kesmedik mi?  Bu soruların cevapları bizim batan güneşe ne kadar ağlayacağımızın barometresi olacaktır.

Mutlaka Ünyespor’da cevapsız kalan birçok soru var. Bu sorular ister cevap bulsun ister bulmasın ama görünen köy kılavuz istemez misali gidişatımız hiç te iyi görünmüyor. Başta Basın Sözcümüz Osman Sarıkahraman’nın hakkını teslim etmek gerekiyor. Başkansız geçen süreçte bir başkan gibi koşturdu, durdu. Neredeyse tek başına Ünyespor için çırpındı durdu. Ve kendisi arzu ettiği neticeyi de alarak, Ali Bayraktar isminin Ünyespor Kulübü Başkanlığı’na gelmesine vesile oldu. Ünyespor futbol kulübü bugün 2.ligde birçok kulübün arzu ettiği ancak sahip olamadığı bir mali tablo içerisinde iken elde tutamadığımız futbolcular konusunda söylenenleri yeterli bulmak ne kadar doğru olacak!

Namık Hocamız bile TV programında Rıdvan, Uğur Özvardar, Aykut Sevim ve Hüseyin Demir bu takımda kalmalıydı derken içimizden kalmaları için ne kadar çaba gösterildi diyesimiz geliyor.  Evet sağ bekte ve sol bekte sıkıntımız var. Sağda Rıdvan, sol bekte Uğur Özvardar lazım mı? Hem de ilaç gibi… Haydi Rıdvan kendisine iyi bir kulüp buldu gitti. Uğur Özvardar bu takımın geçen yıl oynayan oyuncularındandı. Sezon başında gelmedi ki kulübün koşullarını beğenmemiş olsun. Çok büyük takımlarda oynamamış ki bize tepeden bakmış olsun. Hem 2.ligde oynayan Uğur neden 3.lig kulübüne gitsin? Şimdi de Uğur Bulut… Sebep? Sebep hep aynı. Kulübü küçümsedi, arkadaşlarıyla tartıştı, disiplinsiz davrandı. Takımda kalması gereken ancak giden futbolcular için de aynı şeyler söylenmedi mi? Gerçekten bu futbolcuların gitmelerinin sebepleri bunlarsa o zaman bu kulüpte başta hocamız ve diğer sorumlular siz bu süreci kötü yönetmiş olmuyor musunuz? Kulüpte disiplini futbolcular kendileri mi sağlar yoksa onların üzerinde ortamı disiplinize edecek hiyerarşik yapı mı?

Evet, belki siz de haklısınız… Futbolcular öyle ya da böyle gittiler. Siz onları durduramadınız. Yapmanız gerekeni yaptınız ve elinizin uzanabildiği futbolcuları takıma kazandırarak yeni bir kadro ile yola devam edeceksiniz. Bütün uyum sorunlarını, maç eksiklerini de bilerek yola devam ediyorsunuz. Ünyespor’un tekrar takım olması için gerekli olan 4-5 haftayı da hesap etmişsinizdir. Ünyespor’un kaybedecek 4-5 haftası daha var mı? Ben söyleyeyim yok. Maalesef yok. Olurdu… Nasıl mı? İlk yarı topladığımız puan 25 ve üstü puan olsaydı tamamdı. En azından ligde kalma konusunda sıkıntımız olmazdı. Ama şu an böyle bir lüksümüzün olmadığını sokaktaki herkes biliyor. Bu gidişat hayra alamet değil. Ümit ederim ki Beypazarı Şekerspor maçı bizim için can simidi olsun. Yoksa şu ana kadar başarılı gördüklerimizin başarıları sorgulanır olur. Eldeki kadro bizi ligde bırakacak bir kadrodur, buna inanırım. Ama öncelikli olarak bu kulüpte futbolcular kadar teknik ekip olandan bitenden sorumludur. Ünyespor takımının icraasının başında Namık Hoca vardır ve sonuçta gidenler öyle ya da böyle gitmiştir, kalanlarla, getirilenler bu takım adına istenen sonuçları elde edemezse sonuçta fatura hocaya kesilir.

Sezon başında Ahmet Ceyhan için nasıl yanlış yaptı, Ünyespor kulübüne, Ünyespor kültürüne uymayan futbolcuları getirdi hata yaptı denilmişse yarın Namık Hoca için de takımda işe yarayan ne kadar iyi oyuncu varsa onlarla uzlaşamadı ve onları göndererek ligin ikinci yarısında kadroyu, iskeleti bozdu denilecektir. Bu durumda Namık Hoca yine her şeyin tek sorumlusu olarak gösterilecek, burada sorumluluk paylaşımı yine asla olmayacaktır.

“Üstelemek başarının temel unsurudur. Kapıyı yeterince uzun süre ve yüksek sesle çalarsanız, birilerini uyandıracağınızdan emin olabilirsiniz” diyor, Henry Wadsworth Longfellow. Üstelemek bizim, başarı Ünyespor’un olması temennisiyle…

 

 



Bu Haber 176 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI