Heeeeeeeyyyt be!
*
Duyduk duymadık demeyin! Memlekette neler olmuyor ki,?!
*
Demokrasinin yöntemi, biçimi ve içeriği sürekli olarak aşama(!) yapıyor.
*
Demokrasi, yukarıda ıslık çalınca, aşağıdaki canavar düdüğü öttürüyor.
*
Moda.. Trend… Temayül… Eğilim: Demokrasi in(!) Emek out!
*
Yukarıda, demokrasi tiyatro oynuyor, film çekiyor.
Aşağıda, halk ve emekçi (ve de emektar) kan ağlıyor.
*
Bâzılarında demokrat “titr”i var ama fikri yok. Bâzılarında; demokrasinin lâfı, gafı, mırıltısı var ama ışıltısı, parıltısı ve dahi kırıntısı yok.
*
Kendine Müslüman diye bir tâbir var ya… Hani, paylaşımcı, dayanışmacı, bölüşmeci, eşitlikçi, kardeşlikçi olmayan… Özde değil, sözde Müslümanlar için söylenir.
Aynı şekilde, bâzıları, kendine demokrat…
*
Hani bir mesel var: Kurban ya da adak gibi inançsal bir düşünce ve duyguyla, hayvanı kesmişler. Hazır bulundan dervişe sormuşlar. “Derviş Efendi, bunun taksimi nasıl olacak?”
Derviş cevap vermiş: “Başı Dervişin, Döşü Dervişin. 5 hissede 4’ü dervişin; kalan 1 hissede payı var dervişin. “Buna göre taksim edin”, buyurmuş.
İşte; kendine Müslüman ile kendine demokrat, bu tarz bir yapı ve özellik!
*
Mes’eleye dönelim…
Demokrasi(!), oldukça Vandal biçimde işletilir(!) oldu.
*
Demokrasi, şimdi söyle çalışıyor:
“-Efendim, ben karara katılmıyorum; imzalamayacağım!”
Cevap şu:
“-İmzalayacaksın ulan! İmzala laaannn!!!”
*
Bu sırada… İmzala lan, buyuran ceberut ve dahi gaddar demokratın(!) tokadı da havada, hedefine varmaya azmetmiş olarak, hazır ve nazır!
*
Yaaa… Nasssı demokraaaassii ama?!
*
İstemez misiniz? Alın, alın, bi tane de siz alın!
*
Uyyyi, demokrasi bunlar, denizden yeni çıktı, canlı canlı!
*
Haa, bu güzel(!) demokrasiyi(!); “efendim, arkadaşlarla konuştuk” diye arz ve dahi lanse ediyorlar…
Atmasyonel, yürütmasyonel, kandırmasyonel ve sansasyonel demokrasi(!)!