Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
4 Şubat 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Kafan karışık ya da zaafın varsa tuzağa düşersin...
musakiroglu@mynet.com

Önceki yıl bir arkadaşım aradı telefonla. Acele görüşmesi gerektiğini, ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu söyledi.

 

Dediği yerde buluştuk. Bana başının dertte olduğunu ve yardımıma ihtiyacının olduğunu söyledi.

 

Bu arkadaşımı telefonla birisi aramış. Emniyetin özel görevlisi olduğunu, kendisiyle ilgili terör örgütüne yardım ve yataklıktan dolayı istihbarat bulunduğunu… Bunun iftira olup olmadığını araştırmak için vereceği üç telefona acele olarak ayrı ayrı 500’er kontör yüklemesini söylemiş.

 

Arkadaşım paniklemiş, kontörleri yüklemiş.

 

Bir gün sonra bu sefer farklı bir numaradan bir başkası aramış. Dünkü arayanla aynı birimde çalıştığını, o arkadaşının bu işin izi üstünde olduğunu, ancak emniyetin özel araştırmalar için ödenek çıkartmadığını, bu yüzden vereceği numaraya acilen 2 bin TL yatırmasını istemiş.

 

Bu gözünü sevdiğim tutmuş parayı da yatırmış.

 

Sonra aklına dank etmiş… Beni dolandırdılar mı yoksa diye düşünmüş.

 

Sonuçta anlamış ki dolandırılmış.

 

Beni de, bu işi emniyete bildirsin mi, bildirmesin mi diye aramış.

 

“Hiç durmadan hemen bildirmelisin. Kalk istersen beraber gidelim, bildirelim” dedim.

 

Durdu, biraz düşündü… “Bir şey var” dedi.

 

Ne olduğunu sordum.

 

Bu arkadaşım Güneydoğu’dan gelen işçilerden beğenmiş, ayrıca ucuz bulmuş bir tane silah satın almış.

 

İşte bu yüzden korkmuş, ihbar edildiğini sanmış, kontörü ve parayı adamlara göndermiş.

 

Dedi ki; “Ben gidip emniyete olayı anlatırsam, adamlar yakalanır, bu adamların da benim silah aldığım kişiler olduğu ortaya çıkarsa, ne olur…? Tutar da ‘biz bu adama silah verdik’ derlerse ben yanarım ya o zaman.”

 

Yaptığı hataya inanamadığımı, her şeye rağmen aldığı silahı da, yaşadığı dolandırma olayını da gidip emniyete anlatması gerektiğini söyledim.

 

Ama laf anlatamadım. Gitmedi, anlatmadı.

 

Ne yaptı? Telefonunu değiştirdi… Banka hesap numaralarını değiştirdi… Silahı da İskele’den denize attığını söyledi.

 

Herhalde bu yaptığı ve yaşadığı ağır geldi ki çok geçmedi kalp krizinden vefat etti.

 

Böyle telefonla, internet adresleri üzerinden envai çeşit dolandırıcılık çeşitleri var. Ancak terör örgütü üzerinden yapılanla, ‘Para kazandınız, hediye kazandınız’ gibi yollarla yapılanı daha çok iş görüyor anlaşılan.

 

Ancak bu kadar olaydan, bu kadar duyumdan sonra hala bu tuzağa nasıl düşülür anlayamıyorum. Kaldı ki Emniyet Teşkilatı da sürekli ikaz ediyor, uyarıyor.

 

O zaman ya bir yerlerde pisliğe bulaşmışlık var, abdestinden emin değilsin, kafan karışık… Tuzağa düşmeye çok yakınsın, o yüzden dolandırılıyorsun.

 

Ya da alın teri dışında paraya, alakasız hediyelere karşı zaafın var… Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan oluyorsun.

 

Bizim gazetede okudum Kumru’da bir din görevlisini de böyle telefonla dolandırmışlar… “E, Hocaefendi senin neyin vardı? Senin de mi kafan karışıktı, ya da zaafın vardı? diye sorasım geliyor” Hocaefendiye…

 

 



Bu Haber 2515 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI