Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
13 Şubat 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
Bizim millet 'ucuz kahraman'ı arıyor
musakiroglu@mynet.com

Bugünkü yazımı çok güzel anlatacağı için “Nasreddin Hoca ve Timur’un hediye fili” adlı fıkrasını paylaşmak istiyorum sizlerle.

 

Fıkra şöyle:

 

İmparator Timur, Nasreddin Hoca'nın köyüne uğrar. Köylü imparatoru layıkıyla ağırlar.

Timur da giderken bu konuk severliğe karşılık; "Köyünüze hediyem olsun" der köye bir fil bırakır gider.

 

Fil ya bu, bağ bahçe koymaz her yanı talan eder, yer-süpürür...

 

Köylünün canına tak eder. Nasreddin Hoca’ya gelir akıl danışırlar; “Hocam perişan olduk bizi kurtar. Fil her tarafı yedi bitirdi. Ama biz bu file bir şey yapsak padişah kellemizi alır. Ne yapacağız? derler.

 

Hoca da; “Benimle gelin Timur’a durumu arz edelim” der.

 

Hoca, köylüyü arkasına alır huzura çıkmak üzere saraya gider.

Timur, Hoca’yı görür görmez, ilk olarak; “Hoca filim nasıl? diye sorar.

Hoca; “İmparator hazretleri bu filiniz bize çok zarar veriyor” diyeceği sırada şöyle gerisine döner, köylülerine bakar. Ama arkasında kimse kalmamıştır. Herkes korkmuş, kaçmış. Hocayı yalnız bırakmıştır.

 

Hoca’daki duraklamadan şüphelenen Timur, bu sefer daha sert şekilde; “Hoca filden ne haber?” der.

Köylünün kendisini yalnız bırakmasına içerleyen Hoca, “Merak buyurmayın imparator hazretleri. Filiniz gayet iyi, biz de çok memnunuz. Ancak yalnızlık çekiyor. Yanına bir tane daha istiyoruz” der.

 

Bu fıkrayı, bizim milletin haklı da olsa güçten, güçlü olandan çekinmesine, korkmasına dikkat çekmek için yazdım.

 

Bırak verilmeyen bir hakkı istemeyi, haklı olduğu, yasaların tamamen kendinden yana olduğu durumlarda bile bizim milletin ekserisi devletin, devlet adam ve kurumlarının karşısında susar, hakkının yenilmesine göz yumar.

 

Bir de ne yapar biliyor musunuz? Kendisi tırsmış, köşesinde sıkışmış kalmış ya… Başkasını tahrik eder, gaz verir, ucuz kahramanlar yaratır, öne atar…

 

Bir taraftan korkaklık, pısırıklık… Bir taraftan da böylesine şark kurnazlığı…

 

Milletteki bu ikiyüzlülüğü hiç sevmedim. Nefret ettim hep…

 

Gazeteciyiz, yazıp duruyoruz ya… İki de bir “Sn. Kıroğlu, çok iyi yazıyorsun, helal sana” gazı verir. Ardından da devam ederler; “Bak şöyle bir konu var, sen yazarsan çözülür, bir yazıver ha…”

 

Böyle diyenlere; “Sen ne dediğini bir kağıda yaz. Altını imzala. Bana ver. Ben senin ağzından yazayım” derim.

 

Böyle diyorum demesine de, bu zamana kadar “Tamam, yazayım” diyen on kişi çıkmamıştır. Korkar, zarar gelir diye yazmazlar.

 

İşte bu duruma çok kızar, sinirlenirim. Ben de zaman zaman Nasreddin Hoca misali yapar, ilgili kişi ya da kuruma; “Bırak kardeşim, yapma, bunlar hak ediyor” derim. 

 

Bu millet maalesef böyle, isterler ki kendileri hiç sıkıntıya düşmesin. Birileri çıksın onların yerine kahramanlık yapsın.

 

Ancak, kahramanlık hak edenlere yapılırsa değer kazanır.

 

Bizim milletin bu korkaklığında öne atlayıp kahramanlık yapmak ucuza harcanmaktır.

 

‘Ucuz kahramanlık’ ise kahramanlıktan sayılmaz, saflık olur.

 

   



Bu Haber 2650 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : susturulmak Tarih : 13 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :süleyman yıldız
Sayın,Kıroglu Timur hikayeniz tamda bize uyuyor.Toplum darbelerle korkutulmuş,üniversite gençligi susturulmuş susmayanlar içeri atılmış.Dün öyleydide bugun farklı mı? Korku ile sindirilmiş kişilerden başka ne beklenirki!Böyle susturulmuş toplumlarda bireyler haklarını kullanmaktan korkar,her şeyi başkalarından bekler.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI