17 Şubat 2012 Pazar
EREN TOKGÖZ
Muzip gülücükler

Doğduğunda gözaydınlar, sünnetinde damatlığını da gör,kızların prensesler gibi gelin olsun dilekleri peşinden hani bir söz vardır hep kullanırız “biz görmeyiz Allah ömrünü versin”deriz. Ölmeden  görenimizde var, bizim gibi öbür taraftan bakanda. Epeyce zaman geçti  gitti, güzel gözüken tarafları da var elbette.

Tekkiraz dan Ali nin  gelmesini bekledik. Şehnuza uğrayıp Basri yi de alıp geldi. Ben ,Ali ,Mustafa  ve Basri düştük havalara. Allah Allah ne olmuş buralara böyle,akıl alır gibi değil. Kiraztepe   üst  sırtlarında deve dişi gibi 10-12 katlı bloklar vardı nereye gitmiş bu bloklar. Aşağıdaki  çarpuk  çurpuk  binalar da yok  ortalıklarda. 1970 li yıllardaki  Devrez  vadisindeki,Kayseri Talas daki bağ nizamına benziyor. Ünye de  yapılaşma sınırı 1955 yılı sınırlara çekilmiş. Yapı taban alanları 1955 deki  gibi, ancak bir kat yükselmişler, yapılar yeni. Babalarımızdan sonra kısmen  bizim  yıktıklarımız yerine yapılanlarda yıkılarak,  en eski hallerindeki   mimarileri ile  yediden  yapılmışlar. Damları kırmızı kiremit. Ali itiraz ediyor  kiremit değil onlar. Yeni teknoloji,kiremit gibi ancak kiremitin altıda bir ağırlığında,mukavemet olarak  8 kat daha mukavimmiş.Torununun   üretim  müdürü  olduğu  fabrika  yapıyorlarmış  bu  malzemeyi.

Çakırtepe  etekleri,Çömlekçi den  kilise tepesine,Emerüt  deresi  üstlerine kadarki bölge Mandalina ve Yenidünya ağaçları ile kaplı.Çocukluğumdan hatırlarım Rize Mandalinasının tadını. Kamyon kasalarında   dökme usul satılırdı. Aynı cins mandalinalar  Ünye evlerinin bahçelerini de süslerdi. Vakti zamanında Rusya dan  Kafkasya bölgesinden  getirilmiş.

Emerüt deresinden eski Zeytinlik ve etekleri ile Anasu deresini içine alıp Çınarlık dahil Saraçlı ya kadar olan bölümde aşağılar kiraz, sırtlar tamamen zeytinlik. Yeni neslin hakkını yememek lazım çocukluğumda  beş altı arkadaş ellerimizi birleştirerek bedenini  saramadığımız  zeytin ağacının, 1980 li yıllarda kesilerek sobalara odun olduğunu  hatırladıkça halen ağlarım ,buna rağmen , ellili yaşlarımda üzerinden 250 adet limon topladığım Zeytinlik sokakta Evliya dedenin baş tarafındaki limon ağacının  anıt ağaç olarak muhafaza edilmesine  gururlandım. Helal olsun bu gençlere  Ünye balcan inciri de  koruma altında abide gibi duruyor. Altında bir anıt taşı var “Duayen incir tadımcısı Sami Atik  anısına yaşatılmaktadır” ifadesini okuyoruz. Kirazlar, mandalinalar, yenidünyalar, zeytin ve mamullerinin organik zincir içinde pazara ulaştıran gurubun CEO su Mustafa nın küçük oğlu Cem bey miş

Irmağın karşı tarafı Lahne deresine kadar Hırtarıç üzüm bağı olmus.Şarap  Enstitüsünün Çatalpınar yerleşkesindeki çalışmaları neticesinde  Onie  markalı şaraplar Fransız şarapları ile yarışıyor. Numaralı şişelerde satışa sunuluyor. Onie  artık saygın bir dünya markası. Vakti zamanında  Ünye ekonomisine lokomotif olmuş  Çimento fabrikası yerinde şimdilerde şarap üretim  ve meye entegre tesisleri var. Fabrikadan geriye kalan kalker ocakları teraslanarak deveci  armut ve kivi bahçelerine ilave edilmiş.Üretimin Başında bizim Çerkez Bekir in  prenseslerinden biri var.Habersiz uğradığımız için eski dost Murat  kardeşi bulamadık  Cevizdere de. Selam ve sevgilerimizi bıraktık tabi ki.

Acı su kaynağı altından sahile kadar  ve Cevizdere düzlüğü ceviz üretim sahası olarak seçilmiş.Ünye hava alanı bölgenin dış pazarlara açılan merkezi olmuş. İhraç ürünleri gün içinde pazarlara ulaştırılıyor.Ünye limanında Hovercrafts lar Odesa ya haftada iki, Tuna yolu ile Macaristan ,Avusturya üzerinden Almanya ,Polonya ,Danimarka  için üç sefer yaparak  Ünye sahilleri  ve Tekkiraz termal bölgesine Turist  taşıma yanında  tarım ürünleri ihracatını da gerçekleştiriyor.Taşıma ve turizm için  Basri  nin  Can ve  Özge si ile benim Zeynep danışmanlık yapıyor.

Asarkayası ve etrafı, Babaannemin köyüne, oradan Kümbete kadar olan bölge doğal orman dokusuna kavuşmuş. Karacalar,geyikler,tilkiler,tavşanlar,çakallar,dağ keçileri ve kurtlar ve diğerleri. Burada avlanmak izin ve sıkı kurallara bağlanmış. Avcılar kaldıkları her dört  avlanma  günü için ancak bir yaban hayvanı avlayabiliyorlar. Her yaban hayvanı için 100 pound ödüyorlar. Otomatik tüfek yasak .Eski usul MKE,Üzümlü,Huğlu gibi  tekli veya cifte kırma tüfekler  kullanılabiliyor.

Ali  nin sesine uyandım. Hoparlörden Kaymakamlık anonsu yapılıyor,sel baskını ihtimali varmış  “galk gidelim seni de bırakırım” diyor ve ekliyor “azıyın suyu akiydu ne gördün lan rüyanda”  Desemki bu yazdıklarımı gördüm ,diyeceği söz hazır,“Hülya bir tohumdur ektim ama bitmedi,züğürtlük başa bele  kovaladım gitmedi”          

Muzipçe gülüştük , istikamet evlerimiz. 

Hatırlatma: Yukarıda yazılı olanlar tamamen rüya, uydurma  ve hayal ürünüdür. Herhangi bir araştırmaya,yazıya,teze,Tv programına,kısa ve/veya uzun metraj filme zinhar kaynak  olarak  gösterilemez,asla alıntı yapılamaz. Uydurmadır,  ısrarla hatırlatırım. 

 

 

 



Bu Haber 1804 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Selamlar Tarih : 21 Mart 2012 / Pazar Üye Adı :Murat Kartal
Yüreği ile yazan değerli abime kalemine sağlık diyorum. Ayrıca, Eren abimin şahsı üzerinden, tüm Ünyelilere sevgi ve selamlarımı yolluyorum.
Başlık : Bu da benim rüyam. Tarih : 22 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Abdullah US
Sayın Tokgöz,yazını okurken kendimi Cimcime kaplıcalarında havuzun kenarında,sıcak su buharlarının arasında, sanki Hint filmlerindeki gibi bir ortamda hissettim.Sonra ne olduysa sabuna bastım, sıcak suyun içine düştüm.Tahliye borusunda uzun süre yol aldım. Gözlerimi açtığımda çölde beni bir kutup ayısının öptüğünü gördüm. Allah seni yaşatsın. Selam ve sevgilerimi sunarım.
Başlık : Görmek istediğin Tarih : 19 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Ahmet Kemal YILMAZ
Eren, ayazı bol hafif kar serpintili bir BANDIRMA gecesi internet'te dolaşırken senin yazını gördüm ve defalarca okudum çok eski günleri bana anımsattın varol. Rüya olsa bile görmek istenen ünye gerçeği bu olsa gerek bizler azda olsa bu rüyayı yaşadık o güzellikleri gördük.Lebibe hocanın bahçesindeki mandalinalar ne kadar tatlıydı. Ha.. rüyanda bir şeyi görememişsin belkide atladın köprü başı tarafında kendir-kenevirden halat veya ip yapanları daha neler neler Bilgin'de bu rüyayı kameralı baretle kaydetmiş ama arap çöllerinde fazla dolaşmış ( ! )ana napi lan bu çöllerde sevgiler Eren.
Başlık : Yazının fotoğrafı Tarih : 18 Şubat 2012 / Pazar Üye Adı :Bilgin Hasdemir
Sevgili Eren, Zonguldak şu anda karlar altında. Yazını okumaya başladığı, 'N'olii lan? Gar başıma mı vurdu?' diye düşünmeye başladım.Sonra aklıma Japonların son harika kamerası geldi aklıma... Kamerayı başına madencilerin baretlerindeki lambalar gibi takıyorsun, herhangi bir şeyi veya olayı beyninde canlandırıyor, gözlerini kırptığında fotoğrafını elde ediyorsun. Yazını aldım elime, taktım kamerayı başıma, her sözcüğünden sonra gözümü kırptım... İki saate yakın sürdü çekimler... Sonra izlemeye başladım. Sonuç mu? İzlerken dilim tutuldu... Sen gece rüya görmüşsün; ben de gündüz serap... Sonra kendimi çöldeki bir bedevi gibi hissettim.. Yazdıkların karşımda duran bir vaha... Rüyalarına sağlık sevgili Eren... Ben de bundan böyle zaman zaman senin rüyanın aynısını görmek için gireceğim yatağa... Kısaca, 'sevündümüşün ben garibi; belki de benim gibi kaç garibi...'