Ünye’de Organize Sanayi Bölgesi çalışmalarının bitme aşamasına doğru gelmesi beni heyecanlandırdı. Böyle bir projenin pek çok olumlu ve bir miktar da olumsuz yönleri bulunmaktadır. Olumsuzlukların bir kısmının alınacak ön tedbirlerle giderilmesi mümkündür. Bir kısım olumsuz etkilerinden kaçınmak ise mümkün olmayacaktır. Yaşamak zorunda kalınacak olumsuzluklar ne kadar aza indirilirse Ünye o kadar kazançlı çıkacaktır.
Organize sanayi bölgesi kurulursa, öncelikle Ünye’den dışarıya göç büyük miktarda engellenecek, kaliteli lokantaların ve otellerin sayısı mecburen artacak, seyahatler, geliş gidişler, istihdam çoğalacak, işsizlik azalacaktır. Mevcut liman daha da canlanacak, yeni büyük lojistik depoları yapılacak, tır ve kamyon parkları açılacak, nakliye şirketleri kurulacak, bağlı olarak araç tamir sanayisi de gelişecek. Fabrikalara çalışanların gidiş gelişini sağlamak için servis sistemi ortaya çıkacaktır. Şu anda aklımıza hepsi gelmeyecek ve bu satırlara sığmayacak kadar kazanım olacaktır.
Sanayi bölgesinde üretilen mallarla ilgili yerli yabancı bir sürü insan gelip gidecektir. Gelen misafirlere sanayicilerin hediye sunması ve ikramlarda bulunması sebebiyle Ünye’de oluşabilecek bazı ticari gelişmeler küçümsenemeyecek kadar artacaktır. Gelen misafirlerin şehirde bazı yerleri gezmek istemesinden doğacak ihtiyaç müze, turistik yer, ziyaret yerleri gibi aktiviteler de çoğalacaktır. İşgücü oluşturmak için oluşacak göç, mevcut nüfusu artıracaktır. Bu ise konut ihtiyacını gündeme getirecektir. İmar planları yapılaşmanın gerisinde kalırsa çarpık kentleşme ortaya çıkacaktır. Vakit varken her konuda planlama yapılarak gerekli tedbirler alınmalıdır. Aksi takdirde dere yataklarına tır parkları, mahalle içlerinde lojistik depoları, aniden oluşan ve hızla büyüyen çirkin mahalleler, yetersiz yollarda büyük kamyonların oluşturacağı trafik sıkışıklıkları gibi gerçekler kaçınılmazdır.
Kocaeli’nde yaklaşık 16 tane organize sanayi bölgesi var. Yani önce bir sanayi bölgesi ile başlamış ama yetmemiş ikinci, üçüncü derken sonra ihtisas sanayileri kurulmuş. Mesela plastikçiler organize sanayi bölgesinde sadece plastik sanayi fabrikaları var. Mermerciler sanayi, kimyacılar sanayi, kömürcüler sanayi, makinacılar sanayi, tekstilciler sanayi gibi. Bir diğer örnek olarak Konya’da mevcut 3-4 tane organize sanayi bölgesi haricinde kunduracılar sanayi de var ve Konya ayakkabı üretiminde Türkiye’de önde gelen şehirlerden.
Böyle bir organize bölgesinin fazlaca su, doğalgaz, elektrik ihtiyacı olacaktır. İyi ki Ünye’nin su regülatörü yapılıyor. Çünkü bazı sanayiler üretimde yüklü miktarda su kullanıyor, belediye su yetiştiremezse kendileri su kuyusu açıyorlar, belediye önemli bir gelirden mahrum oluyor. Cevizdere regülatöründen bu bölgeye borularla su getirilmesi, sanayinin su kesilmelerine tahammülü olamayacağından üst kotlara büyük hacimli mesela 10 bin m3 lük su deposu yapılması gerekir.
Dış ülkelerden Türkiye’ye doğal gaz girişinde sıkıntısı olunca, en önce sanayinin gazı kesiliyor ancak yine de bölgeye gelmiş olan doğalgaz yatırımcının bir tercih sebebidir.
Bu gün karşı gelinen Akçay’daki doğal gaz çevrim santrali Ünye Organize sanayinin ve diğer sanayinin sigortasıdır. Fabrikalarda çarkların dönmesi ve üretimin yapılabilmesi elektriğe bağlıdır. Yarın organize sanayi bölgesine gelen yatırımcılar su problemi daha önceden çözüldüğü için belediyeye, elektrik problemi çözüldüğü için doğalgaz çevrim santrali yapanlara ve doğalgazı bölgeye getirenlere dua edecektir. Zaten yatırımcı da elektriği, suyu, yolu, enerjisi, limanı, eksik olan yere yatırım yapmıyor.
Samsun istikametinden Fatsa’ya kadar uzatılacak bir demiryolu, organize sanayilerin hammadde ve üretilen mamul madde trafiğinde karayolunun yükünü alacaktır. Bütün yük karayoluna binerse mevcut yollar ve kavşaklar ihtiyacı karşılamaktan uzak kalacaktır.
Olumsuzluklara gelince;
Sanayide çevre kirliliği oluşabiliyor. Çevre kirliliğine izin verilmemeli, sanayinin atık suları arıtma tesisleriyle arıtılmalı, havaya verdiği gazlar ve tozlar filtre edilmelidir. Hiçbir tesisin atık sularını tabiata kontrolsüz bırakmalarına izin verilmemeli, mutlaka arıtma tesislerini yaptırmalıdır. Bazı sanayiciler kimyasal kirli sularını açtıkları derin kuyulara boşaltabiliyorlar. Kimyasal kirli suyu bulunan sanayi tesisleri buna uygun özellikli arıtmaları yapmalıdır. Renkli atık su üreten sanayi kuruluşları renk giderici özel ve masraflı arıtma tesislerini yapmalıdır. Kocaeli’nde pakmaya fabrikasının atık suları arıtıldığı halde temizlenmiş bir halde ama siyah renkli çıkıyor, dereyi ve denizi siyaha boyuyordu. Renk giderme ünitesi pahalı olduğu için yıllarca direndi ama belediyenin kararlılığı ve cezai müeyyideler neticesinde yapmak zorunda kaldı. Fabrikaların kirli atıklarını atık fabrikalarına ücreti karşılığı verip zararsız hale getirmeleri gerekiyor. Ancak Türkiye’de bazı sanayiciler masraftan kaçınarak, geceleri boş arazilere kimyasal atıklarını çuvallarla, bidonlarla vs döküyorlar. Bu gibi durumlara hazırlıklı olmak gerekiyor. Sanayi gelecek, işsizlik azalacak, gelişeceğiz derken çevremizi, geleceğimizi, güzel Ünye’mizi mahvetmelerine izin vermeyelim.
Tersine göçe ve bunun olumsuz sosyal sonuçlarına da hazırlıklı olmak gerekir. Çünkü Türkiye’nin her yerinden insanlar gelebilecek ve kültürler arası uyum problemi olabilecektir.
Organize sanayi bölgeleri özel kanunla kurulduğu için özerkdir, güçlüdür. Bir yönetim kurulu ve bir organizasyon tarafından yönetilir. Yönetim bağımsızdır, diğer kurumlar karışamaz. Yönetim bölge içindeki yolları, kaldırımları, toplu arıtma tesisi gibi gerekli olan bazı tesisleri kendisi yapar, bunun için aidatlar toplar. Bölge girişine nizamiye kurarak özel mülk gibi davranabilir, arazisinden herkesi geçirmeyebilir.
İnşallah Ünye Organize Sanayi uzun sürebilecek olan bürokratik işlemleri hızlandırılır, biran evvel yapılır, memleketimiz, bölgemiz, Ünye’miz, hayırlı bir hizmete kavuşur.