Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
1 Mart 2012 Pazar
MİSAFİR KALEM
Mücahit Kul /Fincancı Katırlarını Ürküten Adam Prof.Dr.Necmettin Erbakan ve 28 Şubat...

Peygamberimiz (s.a.v) İslamı tebliğ etmeye başlamadan önce Mekke’nin en güvenilen, en sevilen insanıydı. Ne zamanki Mekke ileri gelenlerinin tıkır tıkır işleyen soygun zulüm düzenine çomak sokup, İslam’ın kurallarını ortaya koyup, putlarına dokununca en kötü, en tehlikeli insan olarak görülmeye başlanıp öldürülmesine karar verdiler.

Tarih tekerrürden ibaret ya Erbakan Hoca da belli bir zümrenin menfaatine ve anlayışına göre işleyen Türkiye’nin adil olmayan bozuk düzenine çomak sokup gerçekleri anlatmaya başlayınca 1.derecede tehlike kabul edildi. Suçu çok büyüktü çünkü!

Sen misin, devletin imkanları belli ailelerin elindeyken Anadolu insanına da yaymak isteyen…

Sen misin, Amerika’nın hurdalarıyla oyalanmak varken ağır sanayi, Milli harp sanayi, fabrika yapan fabrikalarla Türkiye’yi sanayi tarlasına çevirmek isteyen, Türk milletinin patates yetiştirmesi neyine yetmiyor ki;

Hainliğe bak hele, sen misin resmi yerlerde ancak müstahdem olabilen Anadolu insanının çocuklarının en yüksek makamlara ulaşmasına vesile olan;

Sen misin, faiz ekonominin mikrobudur diyerek senelerdir oturduğu yerden en yüksek kazançları sağlayıp paşalar gibi yaşayanların zevki sefalarını tehlikeye düşüren,

Sen misin, devlet dairelerine selamla girmek düşman siperlerine girmek gibi tehlikeli iken Türkiye Büyük Millet meclisi kürsüsünde konuşmaya diye başlama deliliğinde bulunan;

Sahi sen halkın saygı duyduğu, devletin görev verip emekli ettiği, saygın alimlere Başbakanlık konutunda yemek verme ihanetini de işledin değil mi, hatta şuursuz, ilkesiz hacı hoca takımı bile bu yaptığını halen yanlış deme ferasetsizliğinde;

Kardeşim sen o makamlarda; dansözler kraliçesi Özcan Tekgül ve genelevler patroniçesi Matild Manukyana 1.lik madalyası verildiğini hiç mi duymamıştın, halktan birilerinin orada işi ne?

Sen ne cesaretle Amerika ve İngiltere’ye rağmen Kıbrıs’a çıkarma yapıp adanın tamamını almaya kalkarsın, meclis kürsüsünden diye kükrersin.

Dünyayı yöneten ırkçı emperyalizmin, siyonizmin oyunlarını bozmaya kalkıp onları deşifre ederek 5000 yıllık hayallerini bozmaya kalkarsın. Ne güzel alışmıştık oyuna bir sağa bir sola gidiyorduk ve bizim dediğimiz oldu zannediyorduk, her seçim sonunda halbuki yazı da çıksa tura da çıksa meğer hep aynı odaklar kazanıyor, zararı gene biz çekiyormuşuz.

Bu oyunu bize öğrettin, durun bakalım bizde varız, bu devlet bir avuç insanın değil, hepimizin demeyi öğrettin. Suçun büyük.

Devletin bir kurumunun bankaya %10 faizle yatırdığı parayı diğer bir kurumunun %100 faizle alıp kullandığı ve soyulduğu bir soygun düzeni varken, neydi o havuz sistemi falan deyip soyguncuların avantasını keserek işçiye, memura, emekliye, bağkurluya, bir yıl içinde %150 (200-300) zam yapmak. Zaten belliydi senin normal biri olmadığın, milletin neyine yetmez yıllık %3-4 zam hele orada bir %5 verdin mi dua bile alırsın bak, şimdi nasıl memnun herkes, sen delinin, elması değil renkli boncukları tercih ettiğini duymadın mı hiç;

Biz Kur’an-a ne güzel hürmet ederdik, yatağımızın başucuna bezden bir kılıf yaparak sarıp sarmalar, en yükseğe asar, hiç dokunup rahatsız etmezdik; mübareği, okuyup üflerdik ölünün toprağına; sen ise indirin aşağıya hürmet karşıdan seyretmekle olmaz, o ölüler için değil diriler için inmiştir, dedin. Namaz dinin direğiyse Cihad dinin zirvesidir dedin.

Gerçekten baktık öğrendik ki, Müslüman’ın olduğu yerde zulüm olmaz, sömürü olmaz, kula kulluk olmaz.

Çalışanın hakkı alın teri kurumadan verilir, en büyük Cihad; zalim sultanının karşısında doğruyu söylemek yanlışa göz yummamakmış.

Yahudileri ve Hristiyanları dost, sırdaş, idareci yapmayın, onlar ancak birbirlerinin dostudurlar, siz onlara uymadıkça sizden hoşnut olmazlar; uyarısını öğrendik.

İnananların kardeş olduğunu öğrendik; Bosnayı, Çeçenistanı, Afganistanı, Filistini, Somaliyi, Doğu Türkistanı, Eritreyi, Sudanı, Kenyayı, kendi yurdumuz gibi düşünmemiz gerektiğini, orada zulüm gören insanların derdiyle dertlenip yardım etmeyi öğrendik; sadece o kadar mı?

Dünyanın neresinde bir zulüm ve sömürü varsa oradaki insanlar dinsiz dahi olsalar onlara kurtarmanın görevimiz olduğunu bunun hesabının bize sorulacağını öğrendik.

D-8 bunun için kurulmuştu, sen gittin olduğu yerde kaldı, dünyada zulüm devam ediyor.

Avrupa Birliğine kuyruk olma bakanlığı kurulmuşken senin Türkiye’yi dünyaya lider yapma sevdan neyine;

Ancak senin yaptıklarına şahit olan, dünya emperyalizmi (Siyonizm) de vardı. Hesapları bozulan Siyonist ve işbirlikçileri 28 Şubat denen talihsiz olayı gerçekleştirip adil olmayan, halktan yana olmayan sömürü düzeninin bir müddet daha sürmesini sağlamış oldular; gerisi hikaye, ancak bu burada bitmedi, inşallah finalini alacağız.

Birileri istemese de ALLAH nurunu tamamlayacaktır.

 

 

 



Bu Haber 1348 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI