Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
12 Mart 2012 Pazar
MİSAFİR KALEM
İnci N. Gücen /Kadın Olmak

Çocukluğumda herkese ‘Büyüyünce ne olacaksın?’’ diye sorulurdu. Arkadaşlarım öğretmen ya da doktor olacaktı. Bense sessizce ‘Editör olacağım’ derdim.

Arkadaşlarım, ne olduğunu bilmediklerinden olsa gerek, kahkahalar atar ve böbürlenirlerdi. Öğretmenimizse bana öyle güzel ve umutlu gülümsemişti ki, hala zihnimde dudak kıvrımlarını canlandırabiliyorum.

Ortaokulda ödevlerimden arta kalan zamanlarda evdeki gazete ve dergileri keser, yakın arkadaşlarıma saatlerce renkli kalemlerle haftalık dergiler hazırlardım. Büyüdüm. Yazmayı seven çocuk ruhlu kocaman bir kız oldum.

Penceremi açtığımda bu şehrin üzerine doğan güneşi sevdim. Hırçınlaşıp, tanıklık ettiklerine döktüğü gözyaşlarıyla ıslanan sokaklarını sevdim. Bir gece sessizce her yanı beyaza boyanmış masumluğunu sevdim. Ve bu şehirde yaşayıp da içinizde hala yazı yazamamış olanlarınıza hayret ettim…

Her şeyini sevdim de ben bu şehrin, bir tek centilmen olamayışını sevemedim. Aralık ayının son günlerinde okulumdan eve dönüyordum. Atatürk Lisesi’nde tramvaydan inip bir otobüse binerek aktarma yapacaktım. Yunus Emre Caddesi üzerinde korkunç bir çarpma sesi duydum. Bir genç kız ve annesi kanlar içinde otobüsün önünde yatıyordu.

Herkes yardım etmeye çalışırken yanımdaki amca şu cümleyi kurdu ‘Şu eteğin boyuna bak, böyle sokağa çıkılır mı?’ dedi.Yanındaki arkadaşı da ‘Cık cık’lamalarıyla ona katıldı. Eh be amca, tam namus bekçiliği yapılacak zaman, bravo! Zihniyetine de bravo, yardım etmeyip umursamaz bir tavırla oradan uzaklaşmana da… !

Evde dört küçük çocuğuna bakıp, sabahtan akşama kadar ev işleriyle uğraşan birde kocasından dayak yiyen eski bir tanıdığımız var. O adamla evlenmeseydi okulunu bitirip hemşire olacakmış. Esas mesele ise bunların kabullenilip, gülerek anlatılması.

Eskişehir Sosyalist Feminist Kolektif üyesi 50 kadın, hem evde hem işte çalışıp değerleri bilinemediği için pankart açarak geçen sene Ocak ayında yürüyüş yaptı. Aradan bir sene geçti… Aradan yıllar geçecek ve korkarım bu durum hiçbir zaman değişmeyecek.

Bir genç kız Şelale Parkta yine tecavüze uğrayacak. Babam yaşında adamlar güpegündüz apartmanın önünde arkadaşımı sıkıştırıp numarasını vererek aylarca elinde biber gazıyla dolaşmasına sebep olacak. Hava karardıktan sonra dışarıya çıkamayacağız ve merkez hariç hiçbir yerde rahatça dolaşamayacağız. Kadınlarımızın çalışma oranı hep %22’lerde kalacak. Kısa etek giymemiz canımızdan daha değerli olacak. Eskişehir’e yeni gelen öğrenci arkadaşlarım ‘Buradaki kızları kesip kesip Porsuk’a atıyorlarmış’ diye korku dolu gözlerle yüzüme bakmaya devam edecekler.

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan 2009 Küresel Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'nde, 134 ülke arasında 129. sırada yer aldı. Kadınlarımız ahlak, ev işleri, din ve çocuklarımız konusunda bir sembol halinde yaşamaya devam ettikçe sonuncu sırada yer almamız kaçınılmaz olacaktır. Genel olarak Türkiye’de kadın olmak zor, ancak Anadolu’da daha da zor… Ya sesimizi duyurup harekete geçip daha çok eğitim daha çok faaliyetle kendimize güveneceğiz, çocuk da yapacağız kariyerde yapacağız. Ya da ilkokuldaki kız arkadaşlarım hayalini kurdukları gibi öğretmen veya doktor olamayacaklar. Korkarak, saklanarak, her şeyin suçunu üstümüze alıp şiddeti bile içimize sindirerek, taciz ve tecavüzlerle kimliksiz bir şekilde yaşayıp öleceğiz. ‘’Kadınlar yüzyıllarca, erkek figürünü normal boyutunun iki katı göstererek, büyülü bir yansıtma gücüne sahip aynalar gibi hizmet ettiler.” Virginia Woolf

 

 

 

 



Bu Haber 2308 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI