Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
13 Mart 2012 Pazar
MUSA Ö. KIROĞLU
"Burası Zemheri, burası da Orak ayı
musakiroglu@mynet.com

Pazar günü Ünye güneşli bir hava ile uyandı. Pencereden eve vuran güneş erkenden evlerin içini ısıttı.

 

O gün, hem biraz hava değişikliği olur hem de evde ve bahçede yapılacak işlerimizi yaparız diye annemizi de yanımıza aldık Orta Saraçlı’ya gittik.

 

Saat 10 civarıydı. Güneşin sıcaklığı ortalığı sarmış, doğanın yüzü gülümsemeye başlamıştı.

 

Bu aylardaki böyle havalar; kışın soğuk havaları ile girmek üzere olan ilkbaharın ılık havalarının birbiriyle çatıştığı, mücadele ettiği havalardır adeta.

 

Hava, güneş açıp soğukları bastırdığında yaz gibidir.

 

Ama güneşin olmadığı, bulutların arkasına esir düştüğü zamanlarda ise kış mevsimini yaşarız.

 

Bir de eskilerin ‘deniz’ dediği, Ünye’de denizden karaya esen soğuk rüzgarlar esmeye başlar bu aralar.

 

Bayağı sürer bu rüzgar, Mayıs ayını bulur…

 

Poyraz denilen ve kuzey doğudan esen bu rüzgarlar vurdu mu biber gibi yakar insanı Allah korusun…

 

Ünye’de denizi yalayarak gelen ve bu nedenle iyice soğuyan Poyraz rüzgarı sırasında hava güneşli olsa da sırtını bir korunağa, bir duvara yaslamazsan donarsın.

 

Pazar günü saat 13’e kadar hava sıcaktı.

 

Ancak, bu saatten sonra durum değişti.

 

Poyraz esmeye başladı.

 

Hem de öyle başladı ki, kış soğuğunu bile aratır cinsinden esiyordu.

 

Dayanamadık, kendimizi korumak için evin güney-batı cephesine geçtik.

 

O cephe poyrazı arkada bırakıyordu.

 

Ayrıca güneş ışınlarını eksiksiz aldığı için yaz gibiydi o bölgemiz.

 

Orada oturmuş güneşin sıcaklığı ile kemiğimizi-kertiğimizi ısıtmanın keyfini yaşıyorken aklıma rahmetli babaannem geldi.

 

Babaannem iyice yaşlanıp kanı çekilmeye başlayınca doğal olarak çok üşümeye başlamıştı.

 

Bu aylarda kalın-geniş minderini çıkarır, evin güney-batı cephesine atar, üstüne kıvrılır, güneşlerdi.

 

Evin giriş kapısı poyraz rüzgarı cephesinde olduğundan eve girip çıkarken poyraz vurduğunda ise tiril tiril titrerdi.

 

Biz kendisine babaanne değil de ‘eyce’ derdik.

 

“Eyce, iki saniye önce güneşte iyice ısındın. Şu iki adım mesafede ise ne kadar üşüyorsun ki böyle tiril tiril titriyorsun” dediğimizde…

 

“Oğlum bu kapı önü benim Zemheri ayım. Minderin üstü ise Orak ayım” derdi.

 

Eycem, Zemheri ayı diyerek kışın en şiddetli olduğu, karakış ta denilen 22 Aralık ile                     1 Şubat arasını kapsayan dönemi anlatıyordu.

 

Orak ayı diyerek de; ekin biçme dönemini, yani Haziran ve Temmuz aylarının sıcağını ifade ediyordu.

 

Biz de Pazar günü babaannemin deyimiyle evin kapısı önünde adeta Zemheriyi, güney-batı cephesinde de Orak ayını yaşadık.

 

Siz siz olun, poyraza karşı arkanızı duvara önünüzü güneşe verin.Aman ha dikkat edin, hastalanmayın.

 

 



Bu Haber 2263 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Yazıya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI